IŞİD’in İstanbul’daki sübyan okulu… İşte cihat eğitimine verilen ‘cezalar’

İstanbul Sultanbeyli’de 'Ribat eğitim kurumu' ve 'sübyan okulu' adı altında çocuklara ‘cihat’ dersleri verildiği ortaya çıkan okullarla ilgili dava karara bağlandı. Mahkeme heyeti, ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçunun oluşmadığı görüşünü savunarak, 26 sanığa ‘silahlı terör örgütü üyeliği’nden hapis cezası verdi.

IŞİD’in İstanbul’daki sübyan okulu… İşte cihat eğitimine verilen ‘cezalar’

İddianamede, sanıkların çocuklarını IŞİD silahlı terör örgütü ideolojisi doğrultusunda eğitim veren, illegal olarak faaliyet gösteren ve sanıklar tarafından finanse edilen Ribat Eğitim Kurumu'na gönderdikleri, örgüt ideolojisi kapsamında faaliyet gösteren illegal mescide gittikleri, sanıkların bir kısmının 2015 yılının genel seçimleri öncesinde Sultanbeyli bölgesi ve civarında oy kullanmayı ve TBMM'yi sözde dini gerekçelerle kötüleyen ve tahkir eden afişler ve pankartlar astıkları, illegal mescitte bulunan piknik ve yemek gibi etkinliklere katıldıkları iddia ediliyordu.

'T.C. MAHKEMELERİNİ VE ATATÜRK İLKELERİNİ RET' DERSLERİ VERİLİYORDU

Militan yetiştirilen "Ribat" adı altına kurulan sözde okullarda çocuklara "T.C'yi, mahkemeleri, askerliği, siyasi partileri, Atatürk ilkelerini ret" dersleri verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılğı'nın iddianamesine göre IŞİD militanları bu çocuklara öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, mahkemelerini, askerliği, Atatürk ilke ve inkılaplarını reddetme desleri verdi. 

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın 23'üncü celsesi görüldü. Duruşmaya tutuksuz 10 sanık ve avukatları katıldı. Bazı sanık avukatlarının duruşmaya katılmayarak mazeret dilekçesi sunmaları üzerine heyet, mazeret taleplerini reddetti. Ret kararında, sanıklar Selim Sumeli ve Abdullah Basatuğrul avukatları tarafından mazeret dilekçesi sunulduğu, Abdullah Basatuğrul avukatının 10 celseye mazeret gönderdiği, üç celseye ise mazeretsiz gelmediği belirtildi. 20. celsede savcının esas hakkındaki mütalaasını verdiği ve sanık avukatlarına mütalaaya karşı savunma yapmak için süre verildiği de kaydedilen ara kararda, bu celse sanık avukatlarının mazeret gerekçelerinde herhangi bir belge bulunmadığı ve dosyanın geldiği aşama ve sürüncemede kalmaması için mazeret taleplerini oy birliği ile reddine karar verildiği belirtildi. Duruşmada bulunan sanık ve avukatlarının son savunmalarını alan heyet, daha sonra kararını açıkladı.

7 SANIĞA TÜM SUÇLARDAN BERAAT

Mahkeme heyeti oybirliğiyle alınan kararda, 7 sanık hakkında kesin ve yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verdi.

MÜEBBETTEN BERAAT, ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN CEZA 

Sanıklar Ali Karataş, Emin Güneş, Fatma Küçük, Orhan Küçük ve Selim Sumeli hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan kamu davası açılmışsa da suçun "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı belirtildi. Sanıkların örgüt içindeki konumu ve faaliyetleri dikkate alınarak 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırılmalarına karar verildi. Sanıklardan Veysi Salman da "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Heyet, sanıklar Abdullah Basatuğrul, Ali Davşan, Duran Gürbüz, Emin Sumeli, Ercan Tekin, Erhan Gürlük, Gönül Alpat, İbrahim Abusuutoğlu, İdris Öztürk, Kurbani Karakış, Lokman Kesik, Orhan Düzenli, Orhan Tekin, Rukiye Karakış, Sadullah Basatuğrul, Saim Özsoy, Sinan Altun, Tugay Buğda, Yaşar İli ve Yunus Emre Doğan hakkında ise "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 6 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırdı.

ÇOĞU TUTUKLU OLAN SANIK TAHLİYE EDİLMİŞTİ

Savcılıkça 7 Ekim 2020'de sunulan mütalaada ise sanıklardan Orhan Küçük'ün Ribat Eğitim Kurumu'nun yöneticisi olduğu ve illegal mescitte hocalık yaptığı, IŞİD örgütü ideolojisi doğrultusunda mescide gelenlerin eğitimleriyle yakından ilgilendiği kaydedilmişti. "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Orhan Küçük, hakkında tüm delillerin toplanmış olduğu ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak 26 Ocak 2018 tarihinde tahliye edilmişti. Sanık Selim Sumeli'nin ise çatışma bölgelerinde IŞİD örgütü bünyesinde emir düzeyinde faaliyet gösteren teröristler ile doğrudan irtibatlı olduğu, sanığın terör örgütlerinden talimatları Truecrypt ve Teamviewer adlı programlar vasıtasıyla aldığı, sanığın örgüt adına eylem yapmak üzere keşif faaliyetlerinde bulunduğu, Ankara'da TBMM, AKP İl Başkanlığı civarında, İstanbul'da Caferilerin kullandığı Zeynebiye Camii çevresinde eylem amaçlı keşif çalışması yaptığı ve eylemi gerçekleştirecek eylemci arayışında olduğu belirtilmişti. Sanıklar savunmalarında, Ribat Eğitim Kurumu'nu sübyan mektebi olduğu ve çocuklarını buraya Kur'an eğitimi görmeleri için gönderdiklerini belirterek suçlamaları reddetmişlerdi. Çoğu tutuklu bulunan sanıklar, yargılanmaları kapsamında tahliye edilmişlerdi.

İddianamede söz konusu eğitimin verildiği yerler ve çocukların fotoğrafları da yer almıştı.

ANDIMIZ'I AHDİMİZ'E ÇEVİRMİŞLERDİ

IŞİD'li şüphelilerinden ele geçirilen "Andımız"dan esinlenerek "Ahdimiz" yazılı "Müslümanım, doğruyum, çalışkanım." diye başlayan metin, "Şiarım büyüklerime hürmet, küçüklerime şefkattir" şeklinde sürüyor, "Ne mutlu Müslümanım diyene..." diye bitiyordu.