VERYANSIN TV
Avukat İsmail Hakkı Atal, Türkiye Barolar Birliği (TBB) delegeliği için adaylığını duyurdu.
Atal, Adana’dan bağımsız delege adayı olduğunu belirttiği açıklamasında, TBB yönetimini eleştirdi.
Adaylığını sosyal medya hesabı üzerinden duyuran Atal, şu ifadeleri kullandı:
“Adana Barosu seçimlerinde (Bağımsız) Barolar Birliği delege adayıyım. Türkiye’de ‘yandaş’ yargı oluşturulurken sesini çıkarmayıp ‘Saray Barolar Birliği’ne dönüşen TBB yönetiminden ülkemin ve halkımın hesabını sormak, tekere çomak sokmak için adayım.”
AVUKATLARA MEKTUP
Atal, oyuna talip olduğu avukatlara da birer mektup gönderdi.Meslektaşlarına doğa ve halk sağlığına yönelik tehditlere karşı halkın gönüllü avukatlığını yaptığını belirterek başlayan Atal, söz konusu davaların TBB ve bölge barolarından ilgi görmediğini belirterek destek istedi.
Atal, mektubunda şu ifadelere yer verdi:
“Adana Barosu’nda yetişmiş bir avukat olarak, yıllardır doğa ve halk sağlığı katliamlarına karşı “hattı müdafaa değil, sathı müdafaa esastır” diyerek vatanın her köşesinde mücadele ediyorum. Avukatlık mesleğine başlarken ettiğim yemine sadık kalarak, halkın gönüllü avukatı sıfatıyla bu mücadeleyi sürdürüyorum.
LİMAK’a karşı Akbelen Ormanı davası, Rotschild’e ait Erzincan İliç Altın Madeni davası, Ruslara verilen milli güvenlik sorunu Akkuyu Nükleer davası ve ülkemizi çökerten siyanürlü altın madeni projelerine (Fatsa, Kütahya, Tokat, Erbaa, Kazdağları, Afyon, Nevşehir vs.) karşı açılan davalarda görev alıyorum. Halkın meşru ve haklı mücadelesinin içindeyim.
Siyonist Rotschild’e ait Anagold Altın Madeni gibi Amerikan, İngiliz, Kanadalı şirketler, toprağımızı ve suyumuzu siyanürle zehirleyip halk sağlığını tehdit ediyor. Bu süreçte kanser vakaları hızla artarken, gelecek nesillerimiz de ciddi sağlık sorunlarıyla doğuyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2002 ile 2016 arasında erkeklerde kanser vakaları 12 kat, kadınlarda ise 7.8 kat artmış durumda. Ne yazık ki, 2016’dan bu yana bu istatistikler kamuoyuna açıklanmıyor.
Bu mücadelede yalnızız. Barolar Birliği ve baroların yanımızda olması gerekirken, ses çıkarmıyorlar. Halk adına açılması gereken davalarda bile yalnız bırakıldık. Küresel sömürgeci şirketlere karşı vatan toprağını ve çocuklarımızın geleceğini savunurken, baroların desteği yok denecek kadar az. Barolar Birliği, halkın hukuk mücadelesine katkı sağlamak yerine, sadece bayındırlık faaliyetleriyle göz boyuyor.
Meslektaşlarımız ekonomik sıkıntılar nedeniyle geçim derdine düşerken, barolar, meslektaşlarının ve ülkenin sorunlarına duyarsız, elitist bir yönetim anlayışıyla hareket ediyor. Oysa biz, mesleğimizin ve ülkemizin geleceği için sorumluluk almak zorundayız.
2021’de Adana Barosu Genel Kurulu’nda, sosyal adaleti sağlamak amacıyla sunduğum önerge, baro yönetimi tarafından uygulanmadı. Baroların adaletin tesisinde aktif bir rol oynaması gerektiğine inanıyorum, ancak mevcut yönetim bu sorumluluğu yerine getirmekten uzak.
Bu doğrultuda, 6 Eylül 2024 tarihinde, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan’ı, Avukatlık Kanunu’nun 110/17. maddesinde belirtilen “hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma” görevini yerine getirmediği gerekçesiyle Ankara Barosu Disiplin Kurulu’na şikayet ettim.
Şimdi, görevini yerine getirmeyen TBB Başkanı ve yönetiminden hesap sormak için siz değerli meslektaşlarımdan yetki istiyorum. Hangi adayın listesine oy verirseniz verin, benim adımı da yazarak bu mücadelenin devamı için bana yetki vermenizi rica ediyorum.”
BAGIMSIZ olmasi ve devaminda kalmasi vede gerektiginde secmenine hesap verebilmesi ve de gerektiginde secmeni tarafindan azledilebilmesi en dogrusudur. ( Yerine yedekteki secilmis gecmelidir ! Bu durum gercek Milletvekilleri icinde gecerli olmalidir !
Vekiller oturduklari koltugun Sultani olmamalidirlar !
Gercek Sultan, Secmendi / HALKTIR !
Digerlerinin hepsi hizmetcidir !!!!!
Gelgelelim bunun tersi oldugundan her türlü mafyatik olusuma kapi aciliyor !
HALK, Secmen her defasinda son karar verticidir !
Bunun icinde dogru bilgi AKISI önemlidir !
Medyani bu rezil hali kontrol haricinde kalmasindan kaynaklaniyor!
Demokraside , HALKIN haricinde ve onun etkili oldugu kurallar haricinde özgürlük yoktur !
Hic bir özgürlük diger birlestirci özgürlügü yok etmek icin kullanilamaz !
Ortak ve evrensel degerler birlestiricidir !
arkandayız kemalizm ölmeyecek.