Erdoğan Baykal yazdı…
(Emekli Tuğgeneral, Eski Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanı)
13 Haziran 2025 tarihinde İsrail ve ABD Uluslararası Hukuku hiçe sayarak tabiri caizse “bir haydut gibi” İran’a saldırmış bölgeyi sonu bilinmeyen bir kaosa doğru sürüklemenin ilk perdesini açmıştır.
Savaş başladıktan 12 gün sonra ise, ABD Başkanı Trump tarafından gerekli hedeflere ulaşıldığı gerekçesiyle sonunun nasıl biteceği kestirilemeyen bu savaş, hiç beklenilmediği bir şekilde saldırgan taraflardan birisi olan ABD’nin arabuluculuğu ve ateşkes ilanı ile garip bir şekilde bitirildiği açıklanmıştır. Şaka gibi değil mi? Zira başlaması ayrı bir hukuksuzluk ve garabet olan bu savaş sözüm ona tamamlanmıştır.
Bu savaşa İsrail açısından bakıldığında;
İsrail teknolojik avantajını kullanarak ve baskın sağlayarak başlattığı hukuksuz saldırısı sonunda hava üstünlüğü ve inisiyatifi ele geçirmiş,
Askeri stratejiye göre İsrail bu avantajını kullanarak; İran’ın nükleer, askeri, stratejik, enerji ve altyapıyla ilgili tesislerini yok etme fırsatını yakalamışken, ele geçirdiği inisiyatifi ABD’nin azarlamasıyla kaybetmiş, bu durum bölgede karar ve yetkinin sadece ABD’nin tasarrufunda olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya çıkarmış,
Bu Savaşın sonunda İsrail, savaşa başlarken belirlediği hedeflerine ulaşamamıştır.
ABD açısından bakıldığında;
Çin ve Rusya’nın alacağı tavır test edilmiş,
İran’ın ve İsrail’in imkan ve kabiliyetleri ile savaşma potansiyeli ölçülmüş,
Stratejik uçak ve mühimmatları ile okyanus ötesi bir operasyon yapılarak hem kabiliyet denemesi hem de gövde gösterisinde bulunulmuş,
Trump’ın ne kadar şaşırtıcı ve öngörülemeyen sıra dışı bir şahıs olduğu ortaya çıkmıştır.
İran açısından bakıldığında;
İran’ın hava kuvvetleri ve hava savunmasının çok yetersiz durumda olduğu ortaya çıkmış ve beka tedbirlerini alamamış,
Beka tedbirlerini alamayan bir ordunun caydırıcı gücü olamayacağı bir kez daha görülmüş,
İran Ordusunun Balistik Füze kabiliyetinin dışında başka bir yeteneği olmadığı ve konvensiyonel (klasik) bir savaşa hazır olmadığı sonucu net bir şekilde ortaya çıkarılmıştır.
Sonuç olarak tarafların birbirini gerçekçi bir şekilde test ettiğini ve aldıkları derslerle bir sonraki raunt için çok geçmeden hazırlıklarına başlayacaklarını düşünüyorum. Ancak kanımca ikinci raunt ABD’nin küresel ve bölgesel plan ve önceliklerine göre şekillenecekmiş gibi gözüküyor.
Bu kapsamda Türkiye bölgede yaşanılan çatışmalar ve süreçten de gerekli dersleri alarak vakit kaybetmeden seferberlik hazırlıkları gözden geçirmelidir. Bu kapsamda açık olarak ilan edilmese bile kısmi seferberlik usul ve esaslarına göre başta uzun menzilli hava savunması olmak üzere kritik ve öncelikli konularda harbe hazırlık seviyesi artırılmalıdır.
Şii inancına göre Muharrem ayında Hz. Hüseyin şehadetinin mukaddes olduğu günlerde yakın yaşanan bu savaş Ali hamaneyini iyice kahraman yaptı. Ayrıca İran’a atom bombası yapmak meşruiyeti verildi. İran’ın ordusu ve askeri gücü bir boktan ibaret olduğunu kanıtladı, ve bu kağıttan olan kaplan ABD izni ile Ortadoğu’da yayılmıştır isbat oldu.
Ve Türkiye için ders şu oldu ki doğuda tutunacak ve güvenilecek hiçbir bok yok, ve Türkiye Doğu’daki çin ve Ruslara güvenerek NATO’dan çıkması sadece Türkiye’yi direk NATO hedef tahtasına koyar.
Birincisi Israil ele gecirdigi insiyatifin ABD tarafindan elinden aldigi gorusunun dogru olmadigini dusunuyorum, cunku asil sebep Israil’in elindeki have savunma stoklarinin tehlikeli derecede azalmis olmasi idi. ABD ile Israil danisikli dogus ile barisi saglamak zorunda kaldilar. Bunun yanisira sayin generalin unuttugu bir nokta daha var, o da demir kubbe denen hava savunma sisteminin pek bir ise yaramadigi goruldu. Iran dunyanin en ileri balistik ve hipersonik gucune sahip oldugunu dunyaya gosterdi. Iran bir devlet olarak yasamina devam etmek istiyorsa hemen kendi nukleer bombasini yaratmalidir. Bu Iran’a saldiriyi ilelebet onleyecektir (TCnin de ayni seyi yapmasi gerekiyor bana gore). Bu olursa ne Israil nede ABD saldirida bulunamaz.Kuzey Kore ornegi onumuzdedir. Bunlarda benim emekli bir muhendis olarak goruslerim. Saygilarimla
Son derece rafine bir analiz. Laf salatasına alıș(tırıl)mıștık, ilaç gibi geldi. Varolun.