İstanbul Üniversitesi'nden Kartal depremine ilişkin ön inceleme raporu

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa  Mühendislik Fakültesi Jeoloji ve Jeofizik Mühendisliği Bölümleri ise, Kartal'da meydana gelen depreme ilişkin ön inceleme raporu hazırladı. İstanbul Üniversitesi'nden emekli Jeofizik Uzmanı Dr. Oğuz Gündoğdu da yaptığı değerlendirmede ‘Bu ne öncü, ne artçı diyebileceğim bir deprem’ dedi.

İstanbul Üniversitesi'nden Kartal depremine ilişkin ön inceleme raporu

Raporda, "19 Haziran 2021 tarihinde İstanbul il sınırları içinde meydana gelen bu deprem Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun deformasyon alanı içerisinde kalır ve zaman zaman karada büyüklüğü 3 - 4'e ulaşan depremler gerçekleşmektedir. Depremin odak derinliğinin farklı sismolojik ağlar tarafından 5 ile 15 km arasında verilmiş olması depremin derinliğinde büyük miktarda belirsizlik olduğunu gösterir ve detaylı incelenmesi gereken bir konudur" denildi. 

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Ülkemizde hem nüfus, hem sanayi, hem de kültürel mirasların yoğun olarak bulunduğu Marmara Denizi çevre illerinde meydana gelen küçük ya da büyük tüm depremler, gerek yer bilimleri açısından gerekse de sosyal yaşam açısından önem verilen ve dikkat çeken depremlerdir. 19 Haziran 2021 tarihinde saat 15:07'de merkez üssü İstanbul ilinin Kartal ilçesi olarak kaydedilen ML=4.2 (KRDAE) büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir" ifadelerine yer verildi. 

'DEPREMİN FAYLANMA MEKANİZMASI HAKKINDA BİLGİ VERECEK ODAK MEKANİZMASI ÇÖZÜMÜ DE HENÜZ MEVCUT DEĞİLDİR'

Açıklamada, "Bu bölgenin yaklaşık 20 km kadar güneyinde, Marmara Denizi içerisinde, dünyanın en önemli kıta içi transform faylarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun varlığı iyi bilinmektedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzeyinde, İstanbul ili kara alanında haritalanmış, yüzeye ulaşan aktif bir fay yoktur. 19 Haziran 2021 tarihinde İstanbul İl sınırları içinde meydana gelen bu deprem Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun deformasyon alanı içerisinde kalır ve zaman zaman karada büyüklüğü 3 – 4’e ulaşan depremler gerçekleşmektedir. Depremin odak derinliğinin farklı sismolojik ağlar tarafından 5 ile 15 km arasında verilmiş olması depremin derinliğinde büyük miktarda belirsizlik olduğunu gösterir ve detaylı incelenmesi gereken bir konudur. Depremin faylanma mekanizması hakkında bilgi verecek odak mekanizması çözümü de henüz mevcut değildir. Bu nedenle depremin hemen ardından bilimsel verilerin eksik olması detaylı yorum yapma olanağı vermemektedir" denildi. 

'3-4 SENEDİR MARMARA TABİATINI DEĞİŞTİRDİ'

İstanbul Üniversitesi'nden emekli Jeofizik Uzmanı Dr. Gündoğdu, bu depremin akıllara beklenen olası İstanbul depremini tetikleyebileceği yolunda soruları getirdiğini ifade ederken şöyle konuştu:

"Marmara'da 7 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz. O nedenle bu deprem bizi endişelendirirdi. Ama bu özelliğe sahip değil. Bunun Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ile bir alakası yok. Orada KAF'ın herhangi bir kolu yok. Bu, 1999 depreminin kasılması ile oluşan bir deprem. Marmara'da  KAF ile ilgisi olmayan bilinen faylar var. Kartal'daki yerin sıkışması sonucu enerji boşalmasından kaynaklanan bir olay.  Arkası da gelmedi zaten. Biz Beylikdüzü'ndeyiz. Hissetmedik, Bakırköy'de, Sarıyer'de hissedilmiş. Avcılar'da zemin kötü, hissedilmiş olabilir. Marmara'daki fayların hepsi 1999 depreminde tetiklendi. Bitti bu olay. Büyük bir kırılmayı bekler haldeler. 3-4 senedir Marmara tabiatını değiştirdi. Bir sürü yerinde depremler oluyor.  Silivri'de olan 5.8 büyüklüğündeki deprem var. Bunlara bir çeşit haberci deprem diyebiliriz.. Kırılmayı beklediğimiz merkezin Silivri, Kumburgaz olacağını düşünüyoruz. Bu düşünceyi değiştiren bir gelişme yok. Depremi daha önceden haber vermeyi veya başka amaçlı olan GPS ölçüm çalışmaları var,  onlarda bir değişiklik yok. İstanbul'un Marmara kaynaklı iki depremi var. Sonuncusu 1876'da. Bu iki depremlerden bir tanesinin doğrultusu Batı'ya Saroz Körfezi'ne,  diğeri Anadolu'ya doğru. Bunlar bayağı yıkıcı depremler, 1876'dan beri epey bir zaman geçti."