‘İstanbul’da istihbaratçılar savaşı var…’ Dengeler değişti, Türk istihbaratı da hesaplaşmaya girebilir!

Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, son dönemde Türkiye'de meydana gelen şüpheli 'ajan' ölümlerini değerlendirdi. Önümüzdeki günlerde benzer haberler gelebileceğine işaret eden Pekin, 'İstanbul ve çevresinde, İzmir’de, güneydoğuda da olabilir. Antep, Hatay, Kilis... Son dönemde Türkiye’nin yaptığı Barış Pınarı Harekatı’nı eklersek, Avrupalıların ve Amerikalıların aldığı tavrı düşününce, burada hesaplaşmalar olur. Türk istihbaratı da bu hesaplaşmaya girebilir' dedi.

‘İstanbul’da istihbaratçılar savaşı var…’ Dengeler değişti, Türk istihbaratı da hesaplaşmaya girebilir!

Türkiye’nin önemli şehirleri son günlerde cinayet ve şüpheli ölümlere sahne oldu. Önce İngiliz ajanı James Gustaf Edward Le Mesurier’in cesedi 11 Kasım sabahı Tophane’deki evinin kapısı önünde bulundu. Ardından, 14 Kasım’da İstanbul Şişli’de arkadaşıyla yürüyen İranlı Mesut Mevlevi, arkasından gelen saldırganın arka arkaya ateş etmesiyle yaralandı, daha sonra hayatını kaybetti. Bir başka dikkat çeken ölüm haberi de İzmir’den 26 Kasım’da geldi. İzmir’de yıllarca NATO’da doktor olarak görev yapıp emekli olan ve İzmir’de yaşamaya devam eden 59 yaşındaki ABD vatandaşı James Edward Steidel, evinde ölü bulundu. Steidel’in cesedi, köpeğinin iki gün boyunca havlaması üzerine komşularının harekete geçmesiyle bulundu.

Şüpheli ölümleri Aydınlık’tan Irmak Mete’ye değerlendiren eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, “Cinayetler bağlantılı olabilir mi, art arda gelmesinin anlamı nedir?” sorusuna şu yanıtları verdi:

‘İNGİLİZ-AMERİKAN İSTİHBARAT ÇATIŞMASI’

“Bütün bunlar tesadüf olabileceği gibi bir hesaplaşma da olabilir.

“İngiliz ajanın ölümünün mutlaka hesaplaşma olduğu kanısındayım. İngiliz istihbaratı ile Amerikan istihbaratı ya da İngiliz istihbaratıyla MOSSAD’ın mücadelesi olduğunu düşünüyorum.

“İran istihbaratındaki kişi, hâlâ İran’a çalışıyorsa MOSSAD tarafından ortadan kaldırılmış olabilir.

“İzmir’deki NATO subayının ilişkilerine bakmak lazım. Sanırım bekar, yalnız, Türkiye’de kalıyor. Onun ölümü de Amerikan istihbaratı ile İngiliz istihbaratı arasındaki çatışmadan kaynaklanmış olabilir. NATO’daki belgelerin bir yere gitmesiyle ilgili olabilir. Para olayı incelenmeli.”

‘CASUSLARIN EĞİTİM BÖLGESİ’

“İstanbul zaten casuslar şehri” diyen Pekin Kazlıçeşme gibi bazı bölgelerde teröristlerin hücre evlerinin de yoğun olduğunu söyledi. Pekin şöyle devam etti: “İstanbul casusların eğitim yaptığı bir yer. Kim kime dum duma. İstanbul’da bir istihbaratçılar savaşı var. Bunlar hem birbirlerinden hem diğer örgütlerden, ülkelerine ihanet ettiğini düşündüklerini temizlerler. Amerika ve İngiltere istihbaratları arasında sorun var. Bölgede bir istihbarat savaşı var.”

İstihbarat savaşlarının çıkış noktasının ise Suriye’deki gelişmeler olduğuna dikkat çektiyor Pekin: “İngiliz ajan Beyaz Baretlileri yönetiyor. Herhalde Amerika’nın çıkarlarına dokunan bir şey yapmış olmalı. İngiltere Suriye’de denklem dışı kalmak istemiyor. Bunların hepsi Suriye denklemiyle ilgili, radikal örgütlerle ilgili… Bu konuda karşılıklı mücadele ve değişim hareketi var. Suriye’de değişen dengeler hesaplaşma ortaya çıkardı. Ortalıkta kaosu andıran bir yapı var. İdlib’de El Nusra örgütünün bazı adamlarını Amerikalılar, bazılarını İngilizler, bazılarını bizim istihbaratımız kullanıyor. Karşılıklı ihbarlar, karşılıklı öldürmeler var. Bu da ister istemez bu işlerin yönetildiği İstanbul’a yansır. Çünkü İstanbul’da bu işler daha rahat yapılır, saklanmak daha kolay.”

‘BENZER HABERLER GELEBİLİR’

“Önümüzdeki günlerde benzer haberler gelebilir mi” diye sorduğumuz Pekin’in yanıtı ‘evet’ oluyor: “İstanbul ve çevresinde, İzmir’de, güneydoğuda da olabilir. Antep, Hatay, Kilis… Son dönemde Türkiye’nin yaptığı Barış Pınarı Harekatı’nı eklersek, Avrupalıların ve Amerikalıların aldığı tavrı düşününce, burada hesaplaşmalar olur. Türk istihbaratı da bu hesaplaşmaya girebilir.”