İtalya’dan aradı ağlayarak anlattı: Apartmanlarda içler acısı sahneler

Koronavirüsün yeni merkezi haline gelen İtalya'da yaşananlara ilişkin her gün yeni ayrıntılar ortaya çıkıyor.

İtalya’dan aradı ağlayarak anlattı: Apartmanlarda içler acısı sahneler

İtalya’da koronavirüs vakası sayısı 24 bin 747’yi buldu. Ölü sayısı ise 1809. Ülke genelinde sıkı tedbir ve karantina uygulamalarının sahnelendiği ülkede yaşayan Türkler, gelişmeleri aktarmaya devam ediyor. Hürriyet’ten Ertuğrul Özkök, İtalya’dan kendisini arayan bir vatandaşının anlattıklarını köşesine taşıdı.

Özkök’ün yazısının satır başları şöyle:

“Mete İnsari İtalya’da yaşayan bir mimar arkadaşım. Bir İtalyan’la evli. Toscana’da bir butik otelleri var. Roma’da yaşıyor.

Pazar gecesi beni aradı ve neredeyse ağlayarak şunları anlattı:

“Burada yaşananı, olup biteni anlamak mümkün değil. İtalya tarihinin en dramatik dönemlerinden birini yaşıyoruz.

Geçen hafta bir gün içinde 1.5 milyon insan ücretsiz izine çıkarıldı. Yani bu iş burada bitmeyecek. Artçı sosyal depremleri yaşanacak.

‘BİZİ GÖRMEZSENİZ ACİL YARDIMI ARAYIN’

Toscana’daki otelimizi kapatıp personeli evlerine gönderdik. Çalışanlarımıza moral vermek için oraya gitmek istedim. Gidersin ama dönemezsin dediler.

Roma’da evlerin çoğunda balkon yok. Hayatları sokakta geçen insanlar evlerinin içine hapsedilmiş gibi. Apartmanlarda içler acısı sahneler yaşanıyor.

İnsanlar günün belli saatlerinde apartmanlarının merdiven önlerinde toplanıyor. Yalnız yaşayan çok sayıda insan var. Birbirlerine, ‘Yarın burada bizi görmezseniz, hemen acil yardımı arayın’ diyorlar.

Burada önlem almakta biraz gecikildi. Hastaneler hazırlıksızdı. İnsanların yalnız, tek başına öldükleri haberleri doğru. Çok dramatik sahneler yaşanıyor. Geçen günlerde bir toplantı için gittiğim büyük bir otel şu sıralar hastaneye çevriliyor. İnsanları kapalı salonlarda, devlet binalarında tedavi etmeye çalışıyorlar.

Bu iş çok ciddi. İtalya’da bu trajediyi yaşayan biri olarak söylüyorum. Bu tehlike sandığınızdan çok daha ciddi. Türkiye’den, özellikle memleketim İzmir ve civarından gelen görüntülere bakıyorum. Herkes sokakta. Sanki bu işi ciddiye almıyorlar gibi bir görüntü var. Ne olur bu ciddiye alın. Yoksa çok geç oluyor.

97 YAŞINDAKİ BABAMIZIN BAKICISI BİR MEKTUP VE ÇİÇEK BIRAKIP GİTTİ

Eşimin babası 97 yaşında. Onunla birlikte kalıyoruz. Bir bakıcısı vardı. Geçen hafta başucunda bir mektup bulduk. Üzerine bir çiçek koymuş. Bir de kayınpederimin çok sevdiği bir Sicilya reçeli var. Ondan alıp bırakmış. Mektubunda ‘Sizi çok seviyorum ama bu durumda ülkeme dönmek zorundayım’ diye yazmış. Haber vermeden ülkesine dönmüş. Yaşlıların yaşadığı birçok evde böyle dramlar yaşanıyor.

Benim sokağa çıkma iznim var. Ama sadece markete ve eczaneye gitme hakkım var. Geçen gün kayınpederime makarna ve ekmek almak için markette bir buçuk saat kuyruk bekledim.”