VERYANSIN TV
Lüks harcamalarıyla gündemden düşmeyen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) 27 Haziran için yayımladığı cuma hutbesinde dikkat çeken ifadeler kullanıldı. “Kamu Hakkı Dokunulmazdır” başlıklı hutbede, kamu malına el uzatmanın dünya ve ahirette ağır sonuçlar doğuracağı ifade edildi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın eşi Seher Erbaş’ın, “VIP” kontenjanından 6. kez hacca gittiğinin ortaya çıkmasının ardından paylaşılan hutbede “Kamu hizmetlerini sunarken insanlar arasında ayrım yapmak, tanıdığı kişilere öncelik vermek, çalışma saatlerinde şahsi işlerle meşgul olmak, hak hukuk tanımamaktır, günahtır” denilmesi dikkat çekti.
‘KAMU MALINA İHANET ETMEK ZULÜMDÜR’
Hutbede şu ifadelere yer verildi:
“Kamu hakkına ihanet etmek; sadece bir haksızlık değil, aynı zamanda bir zulümdür.
Kamu malı ise; topyekûn bir milletin ortak menfaat alanıdır. Hiç kimse bu mallar üzerinde şahsi ve keyfi bir tasarrufta bulunamaz. Kamu malı; sadece hayatta olanların değil, henüz doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin, bütün muhtaçların, garip gurebanın da hakkıdır.
Kur’an-ı Kerim’de ‘Gulûl’ olarak isimlendirilen hazine, kamu, belediye, vakıf ve dernek mallarına el uzatmak; insanı dünyada zillete, ahirette büyük bir azaba sürükleyen ağır bir vebal, büyük bir günahtır.
Nitekim Yüce Rabbimiz, ‘…Kim, kamu malına ihanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı, boynuna asılı olarak gelir…’ buyurmaktadır.
Hazineye, vakıflara, derneklere, kamu kurum ve kuruluşlarına ait menkul veya gayrimenkulleri zimmete geçirmek, işgal etmek ya da vasıflarını değiştirerek gayr-i meşru kazanç sağlamak ateşten bir korla karnı doldurmaktır.
‘TANIDIĞI KİŞİLERE ÖNCELİK VERMEK GÜNAHTIR’
Kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak, kamuya ait işleri yavaşlatmak ya da aksatmak, verilen görevleri layıkıyla yerine getirmemek hem vebal hem de günahtır. Kamu hizmetlerini sunarken insanlar arasında ayrım yapmak, tanıdığı kişilere öncelik vermek, çalışma saatlerinde şahsi işlerle meşgul olmak, hak hukuk tanımamaktır, günahtır.
Yaptığı iş karşılığında aldığı ücretten başka, hak etmediği bir ücret talep etmek harama el uzatmaktır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: ‘Bir kimseyi bir işte görevlendirip yaptığı işin karşılığı olarak ona bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey emanete hıyanettir.’
Bir kişinin yapabileceği bir iş için birden fazla kişiyi işe almak kamu kaynaklarını israf etmektir. Torpil yapmak ve yaptırmak, adam kayırmak ve kollamak, gençlerimizin hayallerini çalmaktır.
Hutbemi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyorum: ‘Kamu malından haksız kazanç sağlayanlar için kıyamet günü ancak cehennem azabı vardır.'”
91.8 milyar TL’lik devasa bütçe başlangıç ödeneği ile 6 bakanlığı geride bırakan Diyanet, geçen yıl kendisine ayrılan bütçenin üzerinde harcama yapmış ve toplam harcaması 97.2 milyar TL olmuştu.
Tam Nasrettin Hocalık bir hikaye. “Yaşasaydı” çok eğlenirdi.