Kanal İstanbul’u tartışırken bir de Kanal Çanakkale çıktı!

Kanal İstanbul için hazırlanan ÇED raporundan Çanakkale Boğazı'nı bypass edecek ikinci bir kanal önerildiği ortaya çıktı.

Kanal İstanbul’u tartışırken bir de Kanal Çanakkale çıktı!

İstanbul’u rant alanına çevireceği ve Montrö’yü deleceği için itiraz edilen Kanal İstanbul projesi için hazırlanan ÇED raporunda ilginç bir ayrıntı daha olduğu öğrenildi. Raporda, Kanal İstanbul’un yanında bir de Kanal Çanakkale projesi önerildiği ortaya çıktı. Cumhuriyet’ten Mehmet Ali Güller’in yazısında şöyle denildi:

ÇED Raporu’nu inceledikçe daha vahim konularla karşılaşıyoruz.

ÇED Raporu, Kanal İstanbul dışında bir de “Kanal Çanakkale” açılmasını “öneriyor”!

Evet, yanlış okumadınız; ÇED Raporu’nun 1426. sayfasında (6. bölümünün 155. sayfasında) “Zincirbozan-Gelibolu mevkiinden Saros Körfezi’ne bir kanal açılması” öneriliyor!

Yani Egeden Marmara Denizi’ne girecek bir geminin Çanakkale Boğazı’nı kullanması yerine, boğazı devre dışı bırakarak Ege Denizi-Saros Körfezi-Marmara Denizi yolunu izlemesi isteniyor!

Yani Egeden Karadeniz’e geçecek bir askeri gemiye İstanbul Boğazı dışında Çanakkale Boğazı’nı da kullanmama olanağı sağlanmış oluyor!

ŞİMDİ NE DİYECEKSİNİZ?

Montrö Sözleşmesi’nin Kanal İstanbul’la delinmeyeceğini, çünkü Çanakkale Boğazı’nın da Montrö’ye tabi olduğunu söyleyenler ne der şimdi bu duruma?

Bir askeri gemi Ege Denizinden Çanakkale Boğazı yerine Kanal Çanakkale’yi kullanarak Marmara Denizi’ne girerse, oradan da İstanbul Boğazı yerine Kanal İstanbul’u kullanarak Karadeniz’e girerse, Montrö Boğazlar Sözleşmesi iyice tehlikeye girmiş olmaz mı?

Olur, hem de iki kat olur!

Kanal Çanakkale, ÇED Raporu’nda yer alan bir öneriden ibarettirdenilemez, zira gerçekte toplam bir planlamaya işaret etmektedir.

Daha önce de belirttiğimiz üzere, Erdoğan’ın 2016’da NATO’yu Karadeniz’e çağırmasından bu yana ittifak her toplantısında adım adım Karadeniz’e ilgisini artırmış, en sonunda da Karadeniz’i NATO için “mücadele alanı” olarak belirlemiştir!

ABDnin Doğu Avrupa ve Kafkasya üzerinden Rusya’ya karşı “işe yarayanbir basınç oluşturabilmesi için Karadeniz’i kullanabilmesi kritik önemdedir. ABD bu amaçla Karadeniz’e Montrö’ye takılmadan  sınırsız girmek, deniz üssü kurarak Rus filosuna karşı bir filo konuşlandırmak istemektedir.

ÇIK AÇIK TEHDİT

Dolayısıyla Kanal İstanbul, ulusal güvenliğimize ve Karadeniz’i bir barış denizi olarak koruyabilmemize karşı açık bir tehdittir!

Türkiye’yi Ege’de, Doğu Akdeniz’de “fiilenkuşatmış olan ABD’ye bir de kuzeyimizde “kuşatmaolanağı vermek, büyük gaflet olacaktır!

Ulusal ekonomiyi çökerterek, kamu kurumlarını satarak elde avuçta bir şey bırakmayanlar, şimdi iktidarlarını sürdürebilmek için toprak satmaya başlamıştır! ÇED Raporu’nda da görüleceği üzere Kanal İstanbul AKP için öncelikle bir “gayrimenkul projesi”dir!

Fakat iktidarını sürdürebilmek adına para bulma öncelikli hazırlanmış bu proje, ABD ve NATO’ya Karadeniz yolu açmaktadır!

O nedenle bu proje kesinlikle kabul edilemez ve hayata geçirilemez!”