MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, PKK elebaşı Abdullah Öcalan için, “Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” ifadelerini kullanmıştı.
PKK, PYD, PJAK terör örgütlerinin çatı örgütlenmesi KCK, 23 Ekim Çarşamba günü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeye ve “yeni çözüm süreci”ne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
KCK’nın açıklamasında “Koşullar oluşursa Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü için rol oynayacağını belirterek tarihsel sorumluluğunu yerine getireceğini net bir şekilde ortaya koymuştur” ifadelerine yer verilerek, “Kürt halkı bütün yapılarıyla ve bileşenleriyle Önder Apo’nun geliştireceği süreci esas alacaktır.” denildi.
Bölücü terör örgütünün açıklaması şu şekilde:
“23 Ekim Çarşamba günü Önder Apo’yla bir görüşme gerçekleşmiştir. Önder Apo’nun kamuoyuna yansıtılmasını istediği bazı mesajlar da kamuoyuna yansıtılmıştır. Beş yıl aradan sonra Önder Apo’yla görüşme yapılması çok önemlidir. Bu görüşmeyle Önder Apo’dan haber almak bizleri, halkımızı ve dostları oldukça sevindirmiştir. Ancak Önder Apo’nun da belirtiği gibi tecrit kalkmamış, devam ediyor.
Önder Apo, koşullar oluşursa Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü için rol oynayacağını belirterek tarihsel sorumluluğunu yerine getireceğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu tutum, herkes tarafından çok iyi anlaşılmalıdır. Türkiye’nin barışı ve meselelerin siyasi çözümü için tutum ortaya koyanlar, çağrı yapanlar, buna destek verenler Önder Apo’nun bu tutumuna gerekli yaklaşımı göstermeleri gerekir, Bunun için öncelikle Önder Apo’nun sağlık, güvenlik ve çalışma koşullarının oluşturulması gerekir.
Bu koşullar sağlanmadan, Önder Apo’yla hızlı diyalog ve iletişim koşulları oluşturulmadan Önder Apo’dan rol oynamasını beklemek gerçekçi olmadığı gibi, iyi niyetle de değerlendirilemez. Biz gerçekleşen görüşmeyi olumlu buluyoruz. Ancak Önder Apo üzerindeki tecrit sonlanmış değildir. Tecrit devam ediyor. Tecridin devam ettiğini Önder Apo da belirtmiştir. Önder Apo üzerindeki tecrit tümden kaldırılmadan ve Önder Apo’nun sağlık, güvenlik ve çalışma koşulları oluşturulmadan gelişmeden bahsetmek ve gelişme beklemek mümkün değildir.
Kürt sorununun demokratik çözümünün muhatabı Önder Apo’dur. Türkiye’de barışın sağlanması da Önder Apo’nun muhatap alınmasıyla mümkündür. Hareket olarak Türkiye’nin demokratikleşmesinin Kürt sorununun demokratik çözümünden geçtiğini, Kürt sorununun çözümünün de Türkiye’nin demokratikleşmesi temelinde olabileceğine inanıyor ve bu tutumumuzu birçok defa ortaya koymuş bulunuyoruz. Yine aynı şekilde Kürt sorunun demokratik çözümünün muhatabının Önder Apo olduğunu her seferinde gerek biz gerekse de halkımız ortaya koymuştur. Bir kez daha bu yaklaşımımızı vurguluyoruz.
‘HAREKETİMİZ ÖCALAN’IN GELİŞTİRECEĞİ SÜRECE GÖRE HAREKET EDECEKTİR’
Kürt halkı bütün yapılarıyla ve bileşenleriyle Önder Apo’nun geliştireceği süreci esas alacaktır. Önder Apo hareketimizin ve halkımızın iradesi ve Kürt sorununun demokratik çözümünün muhatabı ve müzakerecisidir. Bu konuda herhangi bir farklı yaklaşım ve duruş söz konusu değildir. Hareketimiz bütün bileşenleriyle Önder Apo’nun geliştireceği sürece göre hareket edecektir.
‘HPG GEREKLİ AÇIKLAMAYI YAPACAKTIR’
Ankara’da gerçekleşen eylemin hareketimiz tarafından yapıldığı belirtiliyor. Eğer bu eylem bizim güçlerimiz tarafından yapılmışsa HPG gerekli açıklamayı yapacaktır. Ancak yansıtılmaya çalışıldığı gibi bu eylemin geliştirilen süreçle kesinlikle bir ilgisi yoktur. Bu eylemin gerekçe yapılarak başta Rojava olmak üzere Şengal ve Medya Savunma Alanlarının hedeflenmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.
Hiçbir hedef ayrımı yapılmadan Rojava’da köyler ve şehirler vurulmuş, doğrudan halk hedef alınmış, halkın yaşam alanları, erzak ve su depoları, elektrik ve enerji istasyonları, baraj, fırın, hastaneler hedeflenip vurulmuştur. Gerçekleşen tam bir katliam ve soykırımdır. Sayısını bilmediğimiz birçok sivil insan bu saldırılarda yaşamını yitirmiştir, onlarcası yaralanmıştır. Bu alçakça saldırıları kınıyoruz. Bir taraftan barış ve sorunların siyasi çözümünden bahsedilirken diğer taraftan bu kadar fütursuz saldırılar yapılması, halkın katledilmesi, halkın yaşam alanlarının ve kaynaklarının hedeflenip vurulması büyük bir paradokstur.
Halkımız ve dostlarımız şu gerçeği iyi bilerek hareket etmeleri gerekir. Bugüne kadar başarılan her şey mücadeleyle olmuştur. Yol açtığımız gelişmelerin tümü mücadelemizin bir sonucudur. Bundan sonra da elde edeceğimiz bütün başarılar ve gelişmeler mücadeleyle olacaktır. Bu tarihsel bilinçle hareket etmeli ve mücadelenin geliştirilmesini esas almalıyız. Bizim Kürt sorunun demokratik çözümünden yana olduğumuz, sorunun diyalog ve müzakereyle çözümünü savunduğumuz gerçeği bilinmektedir. Bunun tutumunu ve iradesini ortaya koymuş bir hareket ve halkız. Önder Apo da ağır tecrit altında gerçekleştirdiği görüşmede sorunun demokratik çözümüne yönelik tutumunu bir kez daha net bir şekilde ortaya koymuştur.
Ancak Önder Apo üzerindeki tecrit devam ediyor. Tecridin ortadan kalkması ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması için yürüttüğümüz mücadeleyi daha da büyütmemiz ve artık Önder Apo üzerindeki tecridi ve fiziki esareti sonlandırmamız gerekir. Halkımız ve dostlarımız bu temelde mücadeleyi yükseltmelidir.”
NE OLMUŞTU?
Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş, Öcalan’ın Meclis’te konuşma yapmasını isteyerek şu ifadeleri kullanmıştı:
“TBMM’de her meselenin ele alınıp milli akılla çözümü mümkün ve mecburidir. Eğer terörsüz bir siyaset, ülke, gelecekte herkes ittifak halindeyse o halde gövdemizi koymaya varız. Türkiye’ye getirilirken her türlü hizmete hazırım diyen terörist başı buyursun, terörün bittiğini, örgütün tasfiye edildiğini tek taraflı ilan etsin. Bu çağrımı henüz anlamayanlar çok sayıda.
Türkiye Yüzyılı’nda terörü sıfırlamak amacına matuf ikinci hüküm cümlem şöyledir: Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin, TBMM’de DEM Grup Toplantısı’nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lavedildiğini haykırsın. Bu dirayeti gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılmasının önü de ardına kadar açılsın. Adres İmralı’dan DEM’e uzansın.”
DEM’DEN İLK YANIT
Bahçeli’nin çağrısının ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Biz inisiyatif almaya hazırız” diyerek “Bir başlangıç olarak tecrit kaldırılsın” ifadelerini kullanmıştı.
ÖZEL ‘EL YÜKSELTTİ’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Devlet Bahçeli’nin terörist başı Öcalan’a yaptığı çağrıyla ilgili “Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki; Bu ülkede terörün bitmesine, annelerin gözyaşının silinmesine biz tam destek vereceğiz” demişti.
Özel, “‘Devlet Bey el yükseltti’ diyorlar, ben de el yükseltiyorum. Ben Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Kürtlere, tam olarak kendilerini ait hissetmeyen bütün Kürtlere, Türkiye Cumhuriyeti devletinin sahibi olmayı teklif ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.
ERDOĞAN NE DEDİ?
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Bahçeli’nin çağrısına ilişkin olarak, “Haritalar yeniden kanla çizilmek istenirken, İsrail’in yaktığı yangın sınırlarımıza yaklaşırken iç cephemizi güçlendirmeye çalışıyoruz. 85 milyona gelin bir olalım iri olalım gür olalım diyoruz” demişti.
“Muhalefeti esir alan çirkin dilin artık terk edilmesi, siyasette yeni bir sayfanın açılmasıdır. Muhteris siyasetçilerin bu iklimi baltalamasına müsaade etmemeliyiz” diyen Erdoğan, “Açılan bu tarihi pencerenin hesaplara kurban edilmemesini istiyoruz. Hep beraber terörün olmadığı Türkiye’yi inşa edelim isliyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
DEM Parti Milletvekili Ömer Öcalan ise, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, Abdullah Öcalan ile görüştüğünü duyurmuştu.
Ömer Öcalan, şu ifadeleri kullanmıştı:
“23 Ekim tarihinde İmralı Ada Hapishanesi’de Sayın Öcalan ile görüşme gerçekleştirdim. Bu ziyaret aile görüşmesi kapsamında gerçekleşti. Sayın Öcalan görüşmede genel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak kamuoyuna şu mesajın iletilmesini istedi:
‘Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim.’
Sağlığı iyiydi ve herkese çok selamı vardı.”





Türk Milleti, Ergenekon, Balyoz, Ay Işığı, Sarı Kız, Polonezköy gibi “fetö” operasyonlarıyla boğuşurken Kuzey Irak’ta Kürt otonomisi kuruldu. Çözüm süreci, Megri Megri, “Katil Esed” operasyonlarıyla Suriye PYD/YPG Kürt otonomisi oluşturuldu…. Şimdi ABD-İsrail, İran’a dalacak gibi… “barış süreci 2” masalıyla kıçı sağlama almak lazım. Lojistik üsleri de Kürtler herhalde, boşuna mı beslediler…. Türkiye mi, oltadaki balık. .