1. Haberler
  2. Gündem
  3. Kapı iyice açıldı: Ankara-Şam işbirliği dönemi

Kapı iyice açıldı: Ankara-Şam işbirliği dönemi

featured

10 maddelik tarihi Soçi mutabakatının en önemli noktalarından biri de Ankara ile Şam arasında yeni bir işbirliği döneminin kapısını açması oldu.

Dünyanın gözlerini diktiği, Erdoğan ile Putin arasındaki tarihi Soçi görüşmesinden 10 maddelik bir mutabakat çıktı. Çok yönlü mutabakatın en önemli noktalarından biri de Ankara ile Şam arasında yeni bir kapı açılmış olması. Hürriyet’ten Sedat Ergin, bugünkü köşesinde mutabakatı bu yönden değerlendirdi. Ergin’in yazısının satır başları şöyle:

ANKARA İLE ŞAM ARASINDA NORMALLEŞMEYE DOĞRU

Putin, benzer şekilde Ankara ile Şam arasında normalleşme ihtiyacını da vurgulamıştır. Rusya liderinin “Bölgede barış ve istikrarı Türkiye Suriye birlikte sağlayacaktır. Karşılıklı saygı olmadan bu mümkün olmaz” şeklindeki sözleri bu beklentiyi ortaya koyuyor. Kaldı ki, varılan mutabakat metni Türkiye ile Esad rejimi arasındaki dolaylı/doğrudan işbirliğinin kapısını biraz daha aralamaktadır. Mutabakatın tarif edilen alanda YPG’nin sınırın 30 kilometre dışına çıkartılması hedefinde Türkiye ile Esad rejimini aynı amaç birliğinde buluşturmuş olması bile yeterince anlamlıdır. Denebilir ki, bütün yollar yavaş yavaş Ankara ile Şam arasında bir normalleşme istikametine doğru çıkıyor.

ADANA ANLAŞMASINDA ÜÇLÜ FORMAT

Bu noktada Türkiye ile Suriye arasında teröre karşı işbirliğini düzenleyen 1998 tarihli Adana Anlaşması’nın kilit bir öneme sahip olacağını belirtmeliyiz. Rusya’nın burada kolaylaştırıcı rol oynayacak olmasından şunu anlamalıyız: Türkiye Esad rejimiyle çalışmak konusunda belli kısıtlarla hareket ettiğinden, Rusya’nın arada bir köprü rolü oynamasıyla bu mutabakat üçlü bir çerçeve formatında genişleyecektir. Türkiye-Suriye diyalogu bir anlamda üçlü bir işbirliği mekanizması üzerinden yürüyecektir. Rus tarafının ‘Adana Anlaşması’nın revizyonu’yla kastettiği unsurlar arasında muhtemelen bu üçlü işbirliği de var.

ABD’NİN BOŞLUĞUNU KİM DOLDURUYOR?

Mutabakatın Ortadoğu jeopolitiğine dönük anlamı, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinden çekilmesiyle birlikte doğan boşluğun çok kısa bir zamanda Rusya, Türkiye ve Esad rejimi tarafından doldurulmakta oluşunu göstermesidir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya’nın Soçi kentinde yaptığı görüşmenin ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu mutabakat muhtırasını okudu
( Kemal Delikmen – Anadolu Ajansı )

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Türkiye su anda cok hassas bir dönemden geciyor ve kesinlikle kartlarini iyi oynamak zorunda. Siyonistler kudurmus vaziyette ve onlarin usagi türk düsmani avrupa ile siyonist oyuncaklari abd dis biliyorlar Türkiyeye. Bakmayin nato da filan olduguna Türkiyenin. Gün gelirde Türkiyenin basi derde girserse kesinlikle hic biri yardima gelmez. Bu böyle biline. Icindeyiz ve birebir Türkiyeye karsi olan nefretin ve düsmanligin sahidiyiz. En yakin arkadaslarimiz bile inanilmaz derecede endoktrine edilmis vaziyetteler. Türkiye bu asamada osmanlicilik oynmaya kalkisir, Rusyayi, IRani ve Surieyi karsisina alirsa, digerleri zaten sirada bekliyorlar Türkiyeyi bir kasik suda bogmak icin. Dolayisiyla zafer sarhosluguna kapilip kontrolü yitirmemelidir Türkiye. Aman dikkat.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!