Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) tertiplediği Odatv kumpası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmanın yankıları sürüyor.
Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli albay Hasan Atilla Uğur, FETÖ’nün “dil altı hapı verdiği için öldü” şeklindeki kara propagandası hakkında açıklama yaptı.
Uğur, Atlas360.news’ten Talha Özmen’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Benim kullandığım Isordil (adını yanlış hatırlamış olabilirim) dil altı hapı vardı. Zaten benim ilaçlarımı Kâşif abi de Ataman abi de benden daha iyi biliyorlardı. Butona basıldığında benden istedi, konu odur. Ve bu büyük bir FETÖ sorumluluğu gölgeleme çabasıdır. İkinci amaç zaten ortadadır. 2003 yılında FETÖ ile ilgili hazırladığımız raporu hem Genelkurmay Başkanlığına hem de Cumhurbaşkanlığına elden götüren, yıllarca bölücü terörle mücadele eden beni hedef almışlar. Çoğu yurtdışı, ama içeride de algı mağdurları var maalesef.”
Uğur, yeni başlatılan soruşturmaya ilişkin olarak önceki günlerde de Notbir.com.tr’ye şu açıklamayı yapmıştı:
“Bu soruşturma tekrar açılınca FETÖ’cüler harekete geçti. Benimle ilgili de iftiralar atıyorlar. Onlara yanıt vermeyi zül sayarım”

SORUŞTURMA
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından, Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
Kozinoğlu’nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011’de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, “Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.” ifadelerini kullanmıştı.
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:
“Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir.”
Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7’si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında devam eden çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7’si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edilmişti. Savcılıkça ifadeleri alınan, muhabirin de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli “yurt dışına çıkış yasağı” ve “imza atmak”, diğer 3 şüpheli ise “yurt dışına çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 4, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 13 olmuştu.
Bu arada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.
Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade vermek üzere çağrılmıştı.
