Katarlı öğrenciler ve askeri sağlık sistemi

Psikiyatri Uzmanı Semih Dikkatli yazdı...

Katarlı öğrenciler ve askeri sağlık sistemi

Bazı medya organlarında çıkan “Katarlı öğrenciler Türkiye’de istediği tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi ve eczacılık fakültelerine sınavsız girebilecek” haberleri üzerine 24 Haziran 2021 tarihli resmi gazetede yayınlanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İşbirliği Protokolü”nü inceledim.

İncelediğim bu protokol hakkında görüşlerimi söylemeden önce trajikomik bir durumdan söz etmek isterim. 15 Temmuz’da FETÖ’cü alçakların giriştiği kalkışma sonrası askeri okulların ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi ile tüm asker hastanelerinin kapatılması hepimizi oldukça üzmüştü. Bunun üzerine GATA ve asker hastanelerinin kapatılmasının yanlış olduğuna vurgu yapan tüm açıklamalarımıza rağmen dönemin sağlık bakanı Recep Akdağ bizleri de FETÖ’cü olmakla suçlamış ve askeri sağlık sistemine ihtiyaç olmadığını, sivil hastanelerin ve doktorların da bu görevi rahatlıkla yapabileceğine vurgu yapmıştı. Üstelik başka ülkelerde de askeri sağlık sisteminin olmadığı yanlış bilgisini vermişti. Oysa bizler ısrarla, askeri sağlık sistemi ve GATA’dan FETÖ’cü vatan hainlerinin temizlenerek bu kurumların çalışmaya ve eğitimine devam etmesinin bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştık. Ne acıdır ki; neredeyse tüm NATO ülkelerinde Çin’de, Rusya’da olduğunu bildiğimiz askeri sağlık sisteminin Katar’da da bulunduğunu bu protokolle öğrenmiş olduk. Peki, şimdi bizde askeri sağlık sistemi var mı? Yapılan hatadan dönmemek adına yanlışında ısrar eden hükümet, şimdiki adı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi olan tıp fakültesinde askeri doktor yetiştirmek üzere öğrenci alımları yapılmasına onay vermiştir.

Uzun yılların birikimiyle oluşturulmuş askeri sağlık sisteminin tamamıyla yıkılmasının ardından yapılan bu protokol gerçekten kulağa komik gelmektedir.

Şimdi biz yine ilgili protokole dönelim:

Protokolün tanımlar kısmı 6’ncı maddesi; “ 'Eğitim Kurumları’ Türkiye Cumhuriyeti’ndeki sağlık eğitim kurumları ve hastanelerini, Katar Devleti’ndeki askeri sağlık ve eğitim kurumları ve hastanelerini ifade eder.” şeklindedir. Dolayısıyla ülkemizin Katar’a yollaması muhtemel –yollarsak- öğrenciler için tanımda sadece “askeri sağlık eğitim kurumları yer alırken, ” Katar’ın bize yollayacağı öğrenciler için bizim askeri sağlık kurumumuz olmaması nedeniyle tüm sağlık eğitim kurumlarımız tanımlanmaktadır. Bu madde bile Katar’dan gelecek öğrencilerin bizim herhangi bir tıp fakültemizde eğitim görebileceğine işaret etmektedir. Elbette bizim de sadece Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi’ni kast ettiğimiz söylenebilir ama protokol bu konuda açık bırakılmıştır.  

Protokolün içinde, misafir öğrenci ve personelin askeri ulaşım araçlarından ücretsiz faydalanabileceğinden, orduevleri, misafirhaneler, kantinler ve yemekhanelerden yararlanabileceğine kadar birçok madde de yer almaktadır ve belki başka bir yazıda da bunlar da ele alınabilir.

Aslında bu protokol daha en başından kadük durumdadır. Çünkü en başından askeri sağlık sisteminin, personelinin, GATA’nın, asker hastanelerinin gereksiz olduğunu iddia eden bir hükümetin şimdi askeri sağlık personeli yetiştirmek için Katar’la bir anlaşma yapması sadece trajikomiktir. Eskiden birçok ülkenin kendisine personel yetiştirmesi için kapımızda beklediği, Türk Cumhuriyetlerine kahraman sağlık çalışanları yetiştiren GATA artık yok…

En son olarak GATA’nın bazı izleri Azerbaycan için yetiştirdiğimiz bazı kahraman doktorlarla Karabağ’da görüldü.

Katar’la askeri sağlık sistemimizi düzenlemeye çalışmak yerine GATA’yı ve asker hastaneleri yeniden hizmete açmak gerekmez mi? Ne dersiniz?