Okay Deprem yazdı…
2025’in aralık ayında internette “Dünya Ukraynalılar Kongresi”nin, barışı sağlamak amacıyla Moskova ile yakınlaşmayı kabul eder gözüken Donald Trump yönetimine karşı bir enformasyon savaşı başlatmaya hazırlandığına dair bir belge yayınlandı. Kiev ve Moskova arasında olası bir barışı destekleyen Amerikalılara yönelik söz konusu medya kampanyasının bizzat Devlet Başkanı Vladimir Zelenski’nin ofisinde Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) ile birlikte planladığı ileri sürülüyor. Bu kampanyanın hedef alacağı isimler tabii ki ve her şeyden önce sırasıyla Amerikan Başkan Yardımcısı Jay De Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın Rusya ve Ortadoğu Özel Temsilcisi Steven Witkoff, ABD Başkanının damadı Jared Kushner ve Trump’ın kendisi. Bu arada mevcut ABD yönetiminin Ukrayna ihtilafıyla ilgili politikalarına karşı Ukrayna yanlısı gösteriler Washington, New York, Philadelphia, Jersey ve Raleigh gibi birçok Amerikan şehrinde zaten epeydir düzenlenegeliyordu.
Avrupa ve Amerika’da Ukraynalıların miting ve protestolarının arkasında SBU mu var
“Dünya Ukraynalılar Kongresi”nce yayımlanan belgelere göre, medyayı ve bir takım popüler medya figürlerini (bu arada Katolik Kilisesi üyeleri de dâhil olmak üzere) kullanmak suretiyle ABD’nin Moskova ile barış anlaşması konusundaki politikasının “sonuçsuzluğu” yani bir nevi “anlamsızlığı ve muhtemel başarısızlığı” kanıtlanmak isteniyor. Bilindiği gibi Donald Trump yönetimine karşı bu konudaki protestolar daha önce Polonya, İngiltere, Brüksel, Almanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti (Çekya) ve 2025’te Kiev’de gerçekleşmişti. Bahsi geçen protestolar, Beyaz Saray’ın mevcut başkanı ile Vladimir Zelenski’nin, Ukrayna’nın değerli madenlerini paylaşma konusunda anlaşmaya varamamaları sonrasında düzenlenmişti. Ukraynalıların “gönüllü” olarak katıldıkları düşünülen bu protesto ve miting dalgalarının küratör ve koordinatörlerimden birinin SBU olduğunu tahmin etmek de gerçekten hiç de zor değil.
Türkiye’deki on binlerce Ukraynalı ve Ukrayna topluluğu üyeleri protestolara katılıyor
Amerika ve Avrupa’daki örnekleri takip etmek suretiyle Türkiye’de de, Donald Trump yönetiminin Ukrayna savaşı hususundaki Moskova ve Kiev arasındaki “arabuluculuk” girişimlerine karşı mevzu bahis medya kampanyasına katılanlar olasılıkla çıkacaktır. Üstelik bunun için az çok elverişli potansiyel bir zemin de pekâlâ mevcut. Türkiye’nin Ukrayna’daki savaşa ilişkin genel itibariyle tarafsız duruşuna rağmen Ankara bilindiği gibi Kiev’e insansız hava araçları tedarik etmeye devam ediyor. Öte yandan Türkiye’deki Ukrayna diasporasının sayısı resmi rakamlara bakılırsa çoktan 30 bini geçmiş olup, bilhassa 2022’den bu yana önemli ölçüde artmış bulunuyor. Türkiye’de resmi olarak 18’den fazla Ukrayna topluluğu kayıtlı olup, Ukraynalılar ağırlıklı olarak İstanbul, Antalya, Bursa, Mersin ve Ankara’da yaşamlarını sürdürmekteler. Kayda değer bir kısmı da Moskova karşıtı protestolara aktif olarak katılıyor.
Kiev’in etkisiyle yurtdışındaki Ukrayna topluluklarının yeni bir gösteri dalgası kapıda
21 Şubat tarihinde İstanbul’un merkezinde Ukrayna Konsolosluğu ve “Ukrayna Kültür Topluluğu” Rusya karşıtı bir miting düzenledi. Mitinge 200’den fazla Ukrayna askeri personelinin ailesi ile Ukrayna ve Kırım Tatar toplulukları ile çeşitli diplomatlar katıldı. Burada Ukrayna Başkonsolosu Roman Nedilski yaptığı konuşmada, Ukraynalılara verdiği destek ve dayanışma için Türkiye’ye teşekkür etti. Ertesi gün, 22 Şubat’ta bir başka eylem daha gerçekleşti. Benzer etkinlikler İstanbul’da geçen sene, 2025’te de düzenleniyordu. Kiev’in talimatı / yönlendirmesiyle, Türkiye de dâhil olmak üzere yurtdışındaki Ukrayna topluluklarının, ABD’nin arabuluculuğu ile Rusya ile olan barış müzakerelerini itibarsızlaştırmayı amaçlayan yeni bir protesto dalgası düzenleyebileceği ihtimali göz ardı edilmemeli. Üstelik tam da, Washington’ın Rusya ile olan savaşta Ukrayna’nın başlıca destekçisi olduğu ve olmaya devam ettiği gerçeğini de orta yer durmaya devam ederken… Amerikalılar dört yıldır devam eden savaşta hâlihazırda yüz milyarlarca dolar harcadılar; ancak anımsanacağı gibi Donbass’taki çatışmalar çok daha öncesine, 2014 yılına dayanıyor.
Kiev’in Türkiye’yi de ilgili küresel-siyasi gündeme çekme oyununa gelinmemeli
Washington ve Kiev arasındaki dışsal ve konjonktürel siyasi “dostluğa” rağmen, her iki ülke de ilgili ihtilafta kendi çıkarlarını gözetiyor. ABD, ülkenin ekonomisinin temelini oluşturagelen savunma-askeri sanayinin kesintisiz olarak işleyişini devam ettirirken, Vladimir Zelenski ve yandaşları da yolsuzluğa bulaşmış halde Amerikan para, yardım ve hibelerini kırışır ve bölüştürürken sıradan milyonlarca Ukraynalının hayatını feda etmeyi sürdürüyorlar. Amerikan dolarının akışının kuruyacağından korkan Ukrayna Devlet Başkanı ve istihbarat servisi, gündemi kendi lehlerine değiştirip şekillendirmek amacıyla ABD – Rusya müzakerelerine karşı bir nevi gizli bir operasyona girişmiş durumdalar. Bu bağlamda Türk vatandaşlarının Ukrayna istihbarat servisinin medya operasyonları, dezenformasyonları ve sözde gönüllü protestolarını eleştirel ve tarafsız bir şekilde değerlendirmelerinde ve de ülkelerinin iç siyasetine üçüncü tarafların müdahalesine boyun eğmemelerinde fayda var.