Kılıçdaroğlu: Gerçek ölümler gizleniyor

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüs salgınına ilişkin gerçek rakamların açıklanmadığını iddia ederek “Yalan söyleyen devletin itibarı olur mu? Gerçek ölümleri gizleyip göstermelik rakamları açıklarsanız dünya size inanmaz” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu: Gerçek ölümler gizleniyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkan satırlar şöyle:

VALİ SICAK SİYASETİN İÇİNE GİREMEZ

Devletin dini adalettir. Adaleti sağlayacak olan kurumlardır. Örneğin bir vali devlet adına konuşabilir. Devleti temsil eder bulunduğu yerde. Vali sıcak siyasetin içine girmez. Valilik makamı sıradan bir makam değildir. Diyarbakır valimiz bir açıklama yapıyor. “Mesele işsizlik değil, iş beğenmemezliktir. İş var” diyor. Pes. Diyarbakır Valisi’nin bu açıklaması devlet adamlığına yakışmaz.

‘ALMANYA VE İTALYA’YI KINIYORUZ’

Türk gemimiz usulsüz bir şekilde arandı. Ne oluyor arkadaş ne oluyor? Benzeri İsrail’de olmuştu. Açtıkları davadan vazgeçtiler. AK Partili kardeşlerim ne düşünüyor?

Almanya ve İtalya'yı şiddetle kınıyoruz.

‘ÖĞRETMENLER GEÇİNEMİYOR’

24 Kasım bugün, öğretmenler sevinmesi gerek mi? Öğretmenler gününde öğretmenlerin dertleriyle uğraşıyoruz, geldiğimiz nokta budur. Devlette liyakat çökünce eğitimi yönlendirmek için belli yerlere getirildi. Eğitim sistemimiz bir sorun yumağının içinde.

Öğretmenler geçinemiyor. Öğretmenin sanatı, kültürü, bilim dergilerini, kitapları okuması lazım, hangi parayla.

Sözde bir FATİH projesi yapmışlardı. Öğretmenlere ücretsiz bilgisayar verilecekti, vermediler, nereye gitti paralar?

'3600 EK GÖSTERGE HAKKI VERİLMELİ'

Bugün yüz binlerce öğretmen atama bekliyor. Sayıştay’ın raporu yeni çıktı. 138 bin 393 öğretmen eksiği var, dışarıda da atama bekleyen öğretmenler var.

‘3600 ek gösterge’ vereceğiz dedi en yetkili kişi. Verilmedi, emekliliği gelmiş öğretmenler 3600 ek göstergeyi bekliyor. Köy okullarının açılması gerek, taşımalı eğitime son verilmeli. Yazık günah değil mi bu çocuklara, öğretmen var okul var. Neden açılmıyor? Bir sınıfta 50-60 öğrenci var, bunlara son verilmesi lazım. 

Doktora yapıp çekirdek satan, pazarda çalışan, kâğıt toplayan atama bekleyen öğretmenler var. Üniversiteyi bitirdikten sonra kâğıt toplayıp geçinen öğretmenin dramını biliyorlar mı? Bilmiyorlar.

Bütün bunların tamamı bir siyasi tercih. Parayı eğitime mi harcayacaksın, Londra tefecilere vereceksin?

Biz neler yapacağız?

1-Öğretmenler meslek kanunu çıkaracağız.

Öğretmenler için de bağımsız bir kanun çıkaracağız. Öğretmeni toplumda en saygın konuma getireceğiz.

2- Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırın altında maaş almayacak. Bir öğretmeni yoksulluğa mahkûm ederseniz ondan verim alamazsınız.

3- Eğitim yatırımları için özel yasal düzenlemesi yapacağız. Okullarda ikili eğitim var. Para yok okullar yapılamıyor.

'İKTİDARIN PEŞİNDEN GİDEN ÖĞRETMENE ÖĞRETMEN DEMEM'

Köy okulları yeniden açılacak. Eğitimin bütün bileşenleriyle oluşturulacak bir politika ile eğitim üretime dönük olacak. Bütün organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri kuracağız. Her okulun kendi bütçesi olacak, okul aile birliği yönetimi güçlendirilecek.

Hâlâ iktidarın peşinden giden öğretmen varsa kimse kusura bakmasın ben ona öğretmen demem. Öğretmen iradesini pazarlamaz. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde öğretmenlere neden ikramiye vermezler? Bayram gününde sizin sevinmeye hakkınız yok mu? Bütçede para var, siyasi tercih…

Bunları iktidar yapamaz, iradesi yok. İradesi birilerinin ipoteği altında. Londra’daki tefecilerin, faiz lobilerinin ipoteği altında.

'ÖNLEM BÖYLE Mİ ALINIR'

Beş tane maskeyi dağıtmaktan aciz olan bir iktidar Türkiye’nin sorunlarını çözebilir mi? Adalet ve ekonomi reformu yapamazsınız, böyle bir irade yok.

Kovid’i terbiye ettiler herhalde. Belirli saatlerde kimseye dokunmuyor, belirli saatlerde piyasada geziyor. Bu nasıl bir anlayış? Herkes uyuyor, gece sokaklarda Covid geziyor. Kimse olmadığı için de bulaşmıyor. Bütün dünya bize gülüyor. Önlem böyle mi alınır Allah aşkına?

BİLİM KURULU’NA TEPKİ

Kimse kusura bakmasın ama Bilim Kurulu’na da değinmek istiyorum. Siz bir sürü okumuş, yazmış, akademik kariyeri olan profesörlersiniz. Aranızdan bir sözcü seçip, Kovid konusunda şu önlemler alınmalıdır demediniz. Siyasi iktidar size izin vermedi. Vermediyse, ne işiniz var sizin orada? Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyada alay konusu yapmaya sizin hakkınız var mı? Bir sözcü seçemediniz. “Biz söylüyoruz ama onlar yapmıyorlar” diyorlar. Onlar yapmıyorlarsa senin orada ne işin var?

Erdoğan Bilim Kurulu Üyesi mi?

Yalan söyleyen devletin itibarı olur mu? Gerçek ölümleri gizleyip göstermelik rakamları açıklarsanız dünya size inanmaz.