CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Medya, Planlama ve Sosyal Medya Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığınca organize edilen “Gazeteci Buluşmaları”na katıldı. Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Tesisleri’nde gerçekleştirilen buluşmada, Kılıçdaroğlu’na Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Akın ile Eren Erdem eşlik etti.
‘DOMİNANT PARTİ CHP’DİR’
Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre; gazetecilerle konuşan Kılıçdaroğlu, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in, yerel seçimlerde ittifaka sıcak bakmadığının söylenmesi üzerine “Nezaketsizlik yapmak istemem” dedi. Kılıçdaroğlu, yerel seçimlerle ilgili, “Ekrem İmamoğlu CHP’nin, Mansur Yavaş İYİ Parti’nin adayı olsun formülü ile ilgili ne düşünürsünüz?” sorusuna da yanıt verdi.
Kılıçdaroğlu, “CHP’li belediye başkanlarının olduğu yerde CHP’li belediye başkanları vardır, devam eder. Bunun ortası olmaz. Her halükarda Ankara’da da İstanbul’da dominant olan parti CHP’dir. Öyle kabul etmek lazım.” ifadelerini kullandı.
‘İMAMOĞLU’NA SİYASİ YASAK GELİR Mİ?’ SORUSUNA YANIT
Kılıçdaroğlu, “İmamoğlu’na siyasi yasak gelir mi?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
“Bir büyükşehir belediye başkanını seçimle değil de yargıyı kullanarak onu seçim sisteminin dışına atıyorsanız artık iktidarın demokrasiden tümüyle vazgeçtiğini gösterir. Rakibinizi demokratik kurallar içinde yenerseniz toplum size saygı duyar, devletin gücünü kullanarak sistemin dışına atarsanız baskıcı olduğunuz gerçeği ortaya çıkar. Erdoğan’ın demokrasiden yana olmadığını, yalanlarla, iftiralarla bazen yargıyı kullanarak sistemin dışına itmek istediğini biliyoruz ama unutmaması gereken bir şey var karşısında 100 yıllık bir parti ve son seçimde demokrasiden yana oy kullanan 25,5 milyon insan var.”
‘SEÇİMİ SIĞINMACILAR KAZANDI’
Öte yandan Kılıçdaroğlu, ekonomik krizin sosyal patlamaya doğru gittiğini söyleyen, sığınmacılar ve uyuşturucu sorunlarına da dikkat çeken Kemal Kılıçdaroğlu, “Seçimi sığınmacılar kazandı. Sığınmacı diye gelen Afganlar çoban değil, Konya’da eğitiliyorlar. Erdoğan kesinlikle Türkiye’nin çıkarlarını düşünmüyor. Dini kullanarak, Türkiye’nin başına büyük felaketler açacak” dedi.
‘AKP’NİN ELİNDEKİ BELEDİYELERDE STRATEJİMİZ FARKLI OLACAK’
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Başarılı belediye başkanlarımızın hakkını yemeyiz, elbette görevlerine devam edecekler. Ankara, İstanbul, Mersin, Adana, Antalya gibi 2. dönemlerinde daha başarılı olacaklar. Birinci dönemi büyük borçla devraldılar. 2. dönemde çok daha büyük mali güçleri olacak. AKP’nin elindeki belediyelerde de stratejimiz farklı olacak. Adayın toplumda kabulü, çalışkanlığı önemli. Bazı söylemleri ortaklaştıracağız. Genel seçim öncesi kumpas montaj videoların, yalan olduğu ortaya çıktı. Ben de tazminat davası açtım. Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin bunlarla ilgili şimdi ne yaparlar bilmiyoruz…
‘ÖNCE KENDİ İÇİMİZDE ADAYLARIMIZI BELİRLEMEMİZ GEREKİYOR’
Kurultay sonrası Meral hanıma gittim kutladım. Adayları şimdiden konuşacağız ya da konuşmayacağız demek doğru değil. Önce kendi içimizde parti olarak stratejimizi, adaylarımızı belirlemelerimiz gerekiyor. Sonra belki diğer partilere döneriz, ittifak olup olmayacağı zamanı yeri gelince oturulup konuşulur… Umutsuzluk tablosu değişecek. Çalışmamıza ve çıkaracağımız adaya da bağlı. Alana çıkınca göreceksiniz. Aslında vatandaş şoku biraz atlatmış durumda.
‘HÜDA PAR’I DÜŞMANLAŞTIRMAYIZ’
(‘Kim HDP ile görüşürse biz orada yokuz’ diyor. İşbirliğini engellemez mi bu tavrı?) Yeşil Sol Parti İstanbul’da aday çıkarır mı, ittifak içindeki partiler aday çıkarır mı bilmiyoruz. Süreç içinde konuşulur. Kimseyle kavga edip, ilişkileri koparmış değiliz. Grup Başkanvekilleri, Genel Başkan Yardımcıları konuşuyor. Yeşil Sol Parti’nin içişlerine karışmak etik dışı olur. HDP konusunda da parlamentoda halkın seçtiği bir partiyi düşman ilan edemezsiniz. Hüda-Par’ın da dünya görüşüne de katılmayız ama düşmanlaştırmayız. Yeşil Sol ile de kavga, düşmanlık yok, işbirliğimiz de yok. AKP’ye de MHP’ye de yalın kılıç gideceğiz demedik. Eleştiri demokratik yollarla olur.
‘KURULTAYTA DEĞİŞİMİN ÖNÜ AÇIK’
Biz bunları parti içinde tartışırız. Ben de belediye başkanlarına, MYK’ya hesap veririm. Biz de onları eleştiririz, neden yeteri kadar çalışmadınız diye, eksikleri söyleriz…Tartışma dinamizmini kaybedersek parti kendini sonlandırmış olur. Artıyı eksiyi tartışmayan bir parti, geleceği inşa edemez. AKP’de tek adam rejimi var, bir kişi konuşur, herkes emrinde esas duruşta. Aksini söyleyen tasfiye edilir.
Demokratikleşmenin ne olduğunu herkes görecek. Kurultay güvenli limandır. Kurultayda değişimin önü zaten açık. Bir değişim yapacağız o kesin. Hukuki temellerini oluşturacağız o da kesin. Bunu tüzükle yapacağız. Geçmişte önseçim için aktif pasif üyelik önermiştim. Kurultay bunu reddetti. Şimdi pişmanlar yeniden gelecek.
Demokratik standartları getireceğim, ondan sonra özgürce kendi genel başkanını seçecek, yeri geldiğinde görevden alacak bir kurultay olacak. Örgütün taleplerinden çok daha fazlasını yapacağız. Önseçim dahil…
‘DİNİ ACIMASIZ ŞEKİLDE KULLANIYOR’
AKP’nin uzun süre iktidarda kalması küçümsenecek bir olay değil. Sosyolojik olarak bunun analizi gerekir. Ama hayatın gerçeği de, Erdoğan kadar dini istismar eden bir başka lider gelmedi. Biz Genelkurmay ve Diyanet İşleri Başkanlığı konusunda çok hassasız. Atatürk’ten beri bir anlamda miras olarak gelmiştir. Dini siyasete alet etmeyeceksin, askeri siyasete çekmeyeceksin. Ama iktidar maalesef dini en acımasız şekilde siyaseten kullanıyor.
‘NİYE MAL VARLIĞINI GİZLİYOR?’
Biz Erdoğan kadar esneklik gösterme kapasitesine sahip olamayız. Beyaz dediğine daha sonra siyah dersen, bizim kitle perişan eder. Erdoğan’a destek verenler bunu kabul edebilir ama biz etmeyiz. Bizden biri mal varlığını açıkla dese biz açıklamazsak partide bir saat bile duramayız. Ama Trump mal varlığını açıklarım diye tehdit etti. Bir kişi niye mal varlığını gizler? Kitleler oy veriyorsa da onu sorgulamak lazım. Söylediğinizin tersini yapıyorsanız ve hala destek alıyorsanız toplumsal bir sorun var demektir. Yalan söylediğinizde el üstünde taşınıyorsanız, bunun da tartışılması lazım. Erdoğan ile nasıl helalleşeceğiz. Tek bir Yargıtay kararında bile imzası olmayanı AYM üyesi yaparsa nasıl helalleşeceğiz… Kucaklaşma çağrısı da samimi değil.
‘KİMSE İMZASINI ÇEKMEDİ’
Ben muhalefeti paramparça görmüyorum. Öyle bir algı yaratılıyor ki sanki biz sabah akşam kavga ediyoruz. Pekala üç gün sonra bir ay sonra oturup konuşuruz. Altı siyasi partinin ortak metin hazırlaması kimin yapabileceği bir şey. Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından hepimizin imzası var. Kimse imzasını çekmedi.
‘AFGANLAR KONYA’DA EĞİTİLİYOR’
Türkiye nereye gidiyor sorusunun yanıtını sığınmacılarda aramak gerekiyor. Sınırlar yol geçen hanına dönmüşse, gelenlerin ne iş yaptığı ve uyuyan hücrelerin boyutu bilinmiyorsa bu Türkiye’nin geleceği açısından çok ciddi bir risk…Ciddi toprak alımları var. Bölge tamamen kontrolden çıkmış durumda. Seçimi sığınmacılar kazandı. Kilis’te filinta gibi gençler var. Bunlar sığınmacı değil. Afganlar Konya’da özel olarak eğitiliyor. Sınırda kuş uçmuyorsa, binlerce insan nasıl geliyor. Hepsi çoban değil. Erdoğan, Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı. Kesinlikle ülkenin çıkarlarını düşünen biri değil. Dini kullanarak, Türkiye’nin başına büyük felaketler açacak bir insan.
‘BUNLARA SİYASİ DESTEĞİ KİM VERİYOR’
Türkiye’ye uyuşturucu batağında ve kullanımı 10 yaşına indi. Kız çocukları satılıyor. Uyuşturucu baronları elini kolunu sallayarak geziyor. Sultanbeyli ve Bağcılar AKP’nin en çok oy aldığı yerler ama uyuşturucunun en çok kullanıldığı yerler. Varlıklılar kokain kullanıyor. Gençler elden gidiyor…. Uyuşturucu baronları kara paralarını getirsin diye Meclis’ten yasa çıktı. Parayı getirene kovuşturma yapılmıyor. Türkiye’nin gri listeye girmesinin nedeni bu. Bunlara siyasi desteği kim veriyor?”





Tipik neo liberal. Son 10 yıla yakındır danışmanları beynini kaşıkla yiyor ve daha ne dediğini bilmiyor
Tek düşman olduğun Atatürk. Onu biliyoruz.
Kemalistler hariç tabi. Zavallı biri bu adam, acınacak durumda.