Kılıçdaroğlu’ndan ‘Bahçeli’ iddiası: Belki de ittifaktan ayrılma zemini arıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP tabanında, Bahçeli’nin AKP ile oluşturduğu ittifak nedeniyle ciddi rahatsızlık olduğunu öne sürdü. Kılıçdaroğlu, “Bahçeli belki de ittifaktan ayrılma zemini arıyor. MHP oylarında çok ciddi bir düşüş var” diyen Kılıçdaroğlu Bahçeli'nin HDP'nin kapatılmasına yönelik çağrısına da "HDP meşru" yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Bahçeli’ iddiası: Belki de ittifaktan ayrılma zemini arıyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP'nin kapatılması yönündeki açıklamasının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan gelen, "Parti kapatmak çözüm değil" açıklamasına tepki göstermişti. Bahçeli, "Türk devletinin ihaneti beslemesi, mermi, bomba, mayın, keleş masraflarını karşılaması olacak ve makul görülecek şey midir?" ifadelerini kullanmıştı. 

Olay TV’de Murat Yetkin’in konuyla ilgili sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı  Devlet Bahçeli’nin uygulamalarının parti tabanında rahatsızlık yarattığını iddia etti.

‘BELKİ DE AYRILMA ZEMİNİ ARIYOR’ 

Kılıçdaroğlu, “Devam etsin o zaman. Cumhur İttifakı’nda ne işleri var. Bozarsınız. "Ben kapatılması talimatını verdim" medya aracılığı ile desin. Bu ittifakta ne işin var o zaman senin. Belki de ayrılma zemini arıyor Bahçeli. Çünkü MHP oylarında ciddi bir düşüş var. O alana çok girmek istemiyorum ama Bahçeli Kabine’de parti olarak yer almamasına rağmen iktidarı ve kadrolarını yöneten kişidir. Bütün haksızlıkları da yöneten kişidir. MHP tabanı yolsuzluklar, haksızlıklar karşısında ses çıkaran insanlardır. O taban vatansever, Atatürk’ü seviyor. Ama yapılan uygulamalar bu söylediğim kuralların tamamen dışındadır. Ama Bahçeli "bunları destekleyeceğim" diyor” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun programda öne çıkan konuşmaları özetle şu şekilde: 

-Sağlık Bakanlığı vaka sayısını düşük göstermek istiyor. Türkiye genelinde can kayıpları çok yüksek görülüyor. Bilim Kurulu neden vaka sayılarını kendi açıklamıyor da bunu bir siyasetçi yapıyor? Bakan Saray'dan aldığı talimatlarla açıklama yapıyor. 

-Biz sağlık çalışanlarına bir maaş ikramiye verilmesini teklif ettik. Bir yoğun bakım hemşiresi geçen ay bana 7 liralık fark aldığını söyledi. İnsani değiller. Yönetemiyorlar. Hiç kimse karar alacak pozisyonda değil. Ne sağlık, ne ekonomi. Bir kişinin iradesi var o da Sayın Erdoğan. 

-Ne reform yapacaklar. Merkez Bankası'nın bağımsızlığını sağlayacaklar mı? Diğer kurumlar bağımsız olacak mı? Hayır. 

-Bütçe açıklarını karşılayamaz durumdalar şu an. İsrafı olağan karşılayan bir yönetimle karşı karşıyayız. 

-Erdoğan'ın neden 13 uçağı var? Yaşamı boyu itibar eksikliğini hisseden kişiler devletin malvarlığını güç kabul edip kendilerine itibar kazandırdıklarını sanırlar.

-Beşiktaş patlamasında şehit olanlara 121 lira veriliyor demiştim. Bu kadar düşük aylık alan kimse almaz dediler. Devletin verdiği para işte açıkladılar 192 lira. 52 milyon lira şehit aileleri için bağış yaptı bu halk. Bu olay şunu gösteriyor. Devletin bilgilerine hakim değiller. Devlet nedir bilmiyorlar, sarayda oturuyorlar. 

-Erdoğan kibirli bir insan. Bu kibir  aşağı da aynı şekilde yansıyor. Bana açılan davaları da kazanıyorum onu da söyleyim. 

-Sabah Gazetesi yalan üstüne yalan atar. Bir dava açtım kazandım, daha sonra 5 kuruşluk dava açtım, kazandım. Ben o gazetenin 5 kuruşluk olduğunu yargı ile tescil ettirdim. 

-Havuz medyası 250 bin 300 bin tiraj üzerinden Basın İlan Kurumu'nu soyuyor. Asıl tirajları 25-30 bin. Havuz medyası iktidarın gölgesi altında devleti soyuyor. Tüyü bitmemiş yetimin parası yeniyor.

-TÜİK doğru rakamları vermiyor. 

-Ekonomiyi batırdınız. Bir ülkenin ekonomisinin temel unsuru istihdamdır. Türkiye'de birileri için ekonomi tabi büyüyor. Dolar garantili projeler... onlar dolar yükseldikçe tabi seviniyorlar

-Yargı reformu; yargının siyasi bir otoritenin emrinde olmaması demektir. Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan hakimler neden el üstünde tutuluyor? Anayasa şu an askıda. Askıda ekmek gibi. Yargı reformundan da hiçbir şey beklemiyorum. 

-Özgür medyaya baskı kuruluyor. Basın İlan, RTÜK bir de vergi denetimleriyle baskı yapılıyor. Bu medya kuruluşları tüm zorluklara rağmen gazetecilik yapmaya çalışıyor. 

-Reform dedikleri şeyiden sırf AB bize yaptırım uygulamasın diye bahsediyorlar.  

-Türkiye'ye yaptırım uygulanması yanlış. Bu 83 milyona kesilmiş bir ceza oluyor. 

-Tek adam rejiminin masum insanları nasıl yıllarca hapishanelerde tuttuğunu, mutfakları boşalttığını düşünmek lazım. 

-Erdoğan'ın artık bağımsız bir iradesi yok. Bir kişi koltuğunu korumak için her türlü tavizi vermek zorunda kalıyorsa o bu ülkeyi yönetemez.

-15 Temmuz'dan sonra bir kere Saray'a gittim. Yargı bağımsızlığının öneminden bahsettim. O zaman yargı bağımsızlığı ile ilgili bir komisyon kuralım, değişikliği yapalım dediler. İki toplantı yapıldı, üçüncü toplantıya gelmediler. Gelmediler çünkü yargıyı şu an onlar yönetiyorlar. İstedikleri hakimi çağırıp fırça atıyorlar. 

‘HDP MEŞRU’

-HDP meşru arkasında 6.5 milyon oy alan bir parti ancak biz ayrı onlar ayrı bir parti. Bir taraftan demokrasi deyip, diğer taraftan 'parti kapatacağım' diye yola çıkarsanız orda demokrasi diye bir şey olmaz. 

-Milyarlarca dolarlık ihaleyi 5 firmaya verdiler. Dünyada klasmana girdiler bunlar. 5'li çetemiz var. O insanlar dolar arttıkça, euro arttıkça seviniyorlar. Bir de dolara sağladıkları imkanı TL'ye hiç sağlamadılar. 

-Soyulan bir Merkez Bankası'nda 128 milyar dolar nereye gitti soruşturlusun dedik, AK Parti ve MHP bunun soruşturulmasını istemedi. Şu anda tarihte ilk defa Merkez Bankası'nda eksi 47 milyar dolar bakiye var.

-Yarın yine seçim olsa daha yüksek oylarla belediyeleri kazanırız. İktidar bizim belediyelerimizi engelliyor biliyorum. Ama şikayet etmeyecekler. Bizim belediye başkanları çok daha düşük olanaklarla kredi buluyor. Ancak AK Parti buna engel oluyor. Ama bunu aşacağız.

-Parti içinde taciz gibi şikayetler olduğunda bir denetim süreci oluyor. Bu işin olduğu tespit edilirsen önce uzaklaştırılıyor sonra partiden atılıyor. Bize gelen hiçbir şikayet karşılıksız kalmamıştır. Asla izin vermeyiz böyle olaylara, zaten bizim kültürümüzde de yoktur.  Biz partili olmayan tacize uğrayan kadınların da haklarını koruyoruz. Avukat desteği, psikolojik destek hepsini yapıyoruz. 

-Muharrem İnce ile kısa bir konuşmamız oldu. Onun dışında görüşmemiz olmadı. Şunu kabul etmek lazım, ben küstüm ben kızdım ayrılıyorum diye düşünmek doğru değil. Bu parti köklü bir parti. Biz lider değil, sistem partisiyiz. Muharrem İnce ayrılacaksa kendi tercihi. 

-Cumhur İttifakı'nda itaat kültürü var. Millet İttifakı olarak henüz ortak aday konusunu konuşmadık. Ona ben karar vermem. Millet İttifakı'nın liderleri olarak bunu oturup konuşuruz. Onlar bütçe görüşmesinde insicamı bozmak için bir arayış içindeydiler. Ben devlette 27.5 yıl çalışıp arkasında tek leke bırakmayan kişiyim. Cumhurbaşkanlığından önce ilkeleri konuşacağız. Bu Cumhubraşkanı nasıl olmalı, ilkeleri nasıl olmalı bunları konuşacağız.Tek bir aday mı olacağız, yoksa her parti adayını mı çıkaracak bunu konuşacağız. Şuan Cumhurbaşkanlığının hiçbir denetim makanizması yok. Siyasette ilkeler yoksa, belli dinamiklerin sizi yönetmesine izin vermişssiniz demektir. Bizim en büyük arzumuz bu ülkeye demokrasi getirmektir.