Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin 8’inci yıl dönümünde açıklamalarda bulundu.
15 Temmuz’da gerçekleştirilen darbe girişimi sırasında nerede olduğunu ve neler yaşadığını anlatan Kılıçdaroğlu, “darbe girişimiyle ilgili asıl üzerinde durulması gerekenleri” sıraladı.
FETÖ’nün siyasi ayağının bugüne kadar ortaya çıkarılmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Çıkarılması için gayret de yok” dedi.
‘UÇAKTAN İNDİĞİMDE ARADILAR, TBMM’YE GİDECEKLERİNİ SÖYLEDİLER’
Sözcü yazarı Saygı Öztürk’e konuşan Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:
“15 Temmuz günü ben Ankara’dan İstanbul’a gidiyordum. 16 Temmuz’da partimizin Dış Politika Starteji Belgesini açıklayacaktık. Uçakta eski bakan Hayati Yazıcı vardı. Uçak indi, cep telefonlarından ‘Darbe girişimi, askeri müdahale’ diye haberler düşmüş. Ben ‘Böyle bir şey olamaz’ dedim, buna karşı çıkmamız gerektiğini o an söyledim. Uçaktan indiğimde aradılar. TBMM’ye gideceklerini söylediler. ‘Elbette Meclis’e gidin, demokrasiye sahip çıkalım’ diye arkadaşlarımıza o yönde talimatlar verdim. Onlar Meclis’e gittiler fakat biz havaalanına indiğimizde büyük bir panik vardı. Kim nerede belli değil. Bir süre sonra koruma müdürü dışarıya çıkıp durumu gözledi. Bakırköy Belediye Başkanımız Bülent Kerimoğlu da karşılamaya gelmişti. ‘Efendim oteller kapalı, dışarıya gidemiyoruz, bize gidelim’ dedi. Bunun üzerine Bülent Bey’in evine gittik. Orada kaldık. Gerçekten de darbe girişimi vardı. Biz de televizyonlardan izledik ‘darbe girişiminin boyutları nedir ne değildir, kim yapıyor’ diye… Çünkü tam bilinmeyen bir şey. Telefonlar doğru düzgün çalışmıyor böyle bir tablo vardı.”
‘SİYASİ AYAĞI ORTAYA ÇIKMADI’
Kılıçdaroğlu, “darbe girişimiyle ilgili asıl üzerinde durulması gerekenleri” şöyle sıraladı:
1. FETÖ’cüleri devletin bütün kurumlarına yerleştirenler, bu işin hesabını hiç vermedi.
2. Darbeciler elbette darbe hazırlıklarını yapmışlardır ve darbeyi gerçekleştirdikten sonra da kimin hangi göreve atanacağı üç aşağı beş yukarı bir çalışma yapılmıştır. FETÖ’nün siyasi ayağı hiç ortaya çıkmadı. Bu kapatıldı. FETÖ’nün siyasi ayağı bugüne kadar ortaya çıkmış değil. Çıkarılması için gayret de yok.
3. FETÖ ile mücadelede, parlamentoda toplumsal bir destek varken hiç kimse bu mücadeleye karşı çıkmamışken Erdoğan’a Kanun Hükmünde Kararnamelerle olağan üstü yetkilerin sağlanmasıydı. Böylece bir sivil darbenin yolu açıldı ve elindeki güçle gerçekten de devletin bütün kurumlarındaki yetkileri üzerinde topladı ve dilediği gibi farklı bir Türkiye Cumhuriyeti tablosu ortaya çıkardı.
‘O RAPORDA GERÇEKLER VARDI’
4. Parlamentoda Darbeyi Araştırma Komisyonu kuruldu. Bu komisyona dönemin Genelkurmay Başkanı, dönemin MİT Müsteşarı gelmedi. FETÖ’cüler tarafından bombalanan bir meclis, gerçeklerin ortaya çıkma iradesini Erdoğan yüzünden gösteremiyor. Parlamento Başkanı’nın ne kadar işlevsiz kaldığı, parlamentonun davetine iki bürokratın icabet etmediği ve bu icabete Erdoğan’ın izin vermediği gerçeğine rağmen hiçbir şey yapılmadı.
5. Meclis Araştırma Komisyonu raporunu hazırladı. Ama bu rapor maalesef yayımlanmadı. Çünkü o raporda çok sayıda gerçekler vardı. Bu gerçeklerin hiç birisi yayımlanmadı. Geldiğimiz noktada Erdoğan, FETÖ darbe girişimini gerekçe göstererek kendi istediği siyasi yani sivil darbeyi bizim cumhuriyet tarihinde ilk kez bir sivil darbeyi gerçekleştirmiş oldu.
