Kılıçdaroğlu’ndan ‘İmralı’ iddiası: ‘Görüşme yapabilir miyiz gibi bilgiler geldi’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “İktidar HDP'yi kendi yanına çekemeyince ikinci parti kurup HDP'yi parçalayabiliriz arayışında. İmralı ile görüşme yapabilir miyiz gibi bilgiler geldi. Sonuç olmak mümkün mü bilmiyoruz. Selahattin beyin içeride tutulma gerekçelerinden birinin de bu olduğu ifade ediliyor.” iddiasında bulundu.

Kılıçdaroğlu’ndan ‘İmralı’ iddiası: ‘Görüşme yapabilir miyiz gibi bilgiler geldi’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu T24 yazarı Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtladı. 
Kılıçdaroğlu, AKP’li Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın Kürt kökenli siyasetçilerin yeni bir parti kurarak Cumhur İttifakı'na destek vereceklerine yönelik açıklamasına değindi. 

CHP lideri “Gelen bilgi şöyle: İktidar HDP'yi kendi yanına çekemeyince ikinci parti kurup HDP'yi parçalayabiliriz arayışında.” İfadelerini kullanan Kılıçdaroğlu “İmralı ile görüşme yapabilir miyiz gibi bilgiler geldi. Sonuç olmak mümkün mü bilmiyoruz. Selahattin beyin içeride tutulma gerekçelerinden birinin de bu olduğu ifade ediliyor.” İddiasında bulundu. 

Kılıçadaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

YENİ PARTİ İDDİASI

Gelen bilgi şöyle: İktidar HDP'yi kendi yanına çekemeyince ikinci parti kurup HDP'yi parçalayabiliriz arayışında. İmralı ile görüşme yapabilir miyiz gibi bilgiler geldi. Sonuç olmak mümkün mü bilmiyoruz. Selahattin beyin içeride tutulma gerekçelerinden birinin de bu olduğu ifade ediliyor. Selahattin bey cumhurbaşkanı adayı olabiliyorsunuz ama dışarı çıkarmıyorsunuz siz de buna demokrasi diyorsunuz. Aklın alamayacağı bir şey. Cumhurbaşkanı adayı olabiliyorsunuz kararı veren de hakimler. Ama içeride kalacaksın. 

Yeni partiler kurulurken Millet İttifakı'nın parçalanmasını sağlamak saray ittifakının temel hedeflerinden birisi.  Uğraşıp didindiler olmadı. İkinci olarak da 'çok parti kurdurarak buradan seçmenleri kaydırabilir miyiz?' bu tuzağa demokrasiyi savunan kimsenin düşmemesi lazım. Gidip parti kuracaksın dolayısıyla buna herkesin dikkat etmesi lazım. 

SUİKAST İDDİALARI VE TEHDİTLER

"Gittiğim, kaldığım ev, gezdiğim yer, konuştuğum kişiler belli. Benim, eşimin çocuklarımın telefonlarının dinlendiğini gayet iyi biliyorum. Takip edildiğimi de gayet iyi biliyorum. Korumlar var. Ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar. Ama benden rahatsız olan ciddi bir kesim var. İktidar kanadı da rahatsız. Ülkeyi yöneten birisi, eğer çıkarı ya da tehdidi yeraltı dünyasından sağlayarak ‘biz susturabiliriz’ gibi bir arayışa giriyorsa orada demokrasi, insan hakları bitmiştir. Orada otoriter rejim daha da otoriter bir sürecin içine girmiştir anlamına gelmiştir. ‘Aksi bir şey söyleyeni susturacağız. Yeraltı dünyasını harekete geçireceğiz onalr sustruracaklar’ bunu düşünüyorlar. Ama bu bizi korkutmaz. Onlar çok kısır ve dar düşünüyorlar. Sanıyorlar ki bir kişiyi ortadan kaldırdığınız zaman sorunlar çözülür. Sorunlar çözülmez, tam tersine Türkiye kaos süreci içine girebilir”

'AİLENİZ NASIL KARŞILIYOR?'

"Onlar da endişe duyuyorlar, dikkat etmemi istiyorlar. Yapacakları pek bir şey yok, ne yapabilir ki. Bunların ellerine silah alıp beni koruyacak halleri yok. Biz herşeye rağmen bildiğimiz ve inandığımız yoldan devam edeceğiz. Eğer bir yerde, verdiğiniz mücadelede ülkenin çıkarı her şeyin önünde ise bizim hayatımız çok önemli değildir. Önemli olan bu ülkede herkesin huzur içinde yaşamasıdır. Bu herkes için geçerli olmalı”

‘RTÜK KURUM OLMAKTAN ÇIKMIŞ, TETİKÇİLİĞE DÖNMÜŞ’

“Gazeteciler korkudan yazı yazamıyor, televizyonlar program yapamıyorlar. Hangi kurumlar var. RTÜK ve Basın İlan Kurumu var. Bunları  işlevi ‘özgür medyayı nasıl susturabiliriz’ olmuş. Bu kurumların varlık nedeninin bu olduğunu düşünüyorsak, artık kurum olmaktan çıkmışlar, tetikçiliğe dönmüş bunlar” 

‘İRFAN FİDAN EN BÜYÜK İNTİHALCİLERDEN BİRİSİDİR’

“Karar alıyorsunuz, uygulamalar yapıyorsunuz ama hukuka aykırı. AİHM’e gidiyor AİHM ‘şöyle uygulayın’ diyor ama siz o karara uymuyorsunuz. Sizin saygınlığınız kalır mı? Yargıya güven duyulur mu? AYM kararını en alttaki mahkeme uygulamadı. Bu, ‘Ben gücümü Saray’dan alıyorum. Hukuktan almıyorum. İlerde beni terfi edecek, bir yerlere getirecek kişiden alıyorum. Gücümü talimatlardan alıyorum’ demek oluyor. Ne oluyor? Yargıtay üyesi oluyor. Birisi AYM ütesi olacak. En büyük intihalcilerden birisidir. Siz bunu Yargıtay üyesi yaptınız. İntihal suç mu suç. Bunu Avrupa görüyor. AİHM kararına uymuyorsanız yaptırımı vardır. Kişileri içeri atıyorsunuz. Kişi yargılanabilir. Ama adil yargılarsınız. Yargılanıyor beraat ediyor. Tahliye kararı çıkıyor. O gece oturuluyor aynı dosyadan yeni suç uygulanıyor tekrar içeri alınıyor. Bunun bırakılmaması ile ilgili olarak siyasi otorite ve bekçisi yemin etmiş durumda.

‘HAKİMLERİN BÜYÜK KISMI RAHATSIZ’

“Üç buçuk yıldır insan içerde tutuluyor, iddianame hazırlanıyorsa kanun ihlal edilmiyor mu, ediliyor. Biz ne diyoruz adalet istiyoruz herkes için olması lazım. Alınan kararlar Türkiye’yi rencide eden kararlardır. Türkiye’nin saygınlığına gölge düşüren kararlar. Kararları eleştirebilirsiniz ama asıl eleştirmeniz gereken bu kararlara yol açanlar Türkiye’yi iyi yönetiyor mu? Hakimlerin büyük bir kısmı rahatsız. ‘Yargı bu kadar çürütülmez’ diyorlar. Son atamalardan büyük bir rahatsızlık var”

‘SEYYAR HAKİMLER VAR’

“Erdoğan'ın açtığı tazminat davalarının benim aleyhime sonuçlanması için seyyar hakimler var. O davaların hakimleri değişiyor, hakkımda daha önce aleyhimde karar veren hakimler atanıyor. Bu davaları ben kazanırım. En son AİHM'de aleyhime verilen davayı kazandım. Hazine 13 bin euro bana ödeyecek. Beni üzen nokta şu, niye 13 bin euro Hazine bana ödemek zorunda kalıyor. Benim söylediğimin neresi yanlış, tank paleti bedava verdi. Orduya kumpas kurdu mu kurdu. Kozmik odayı kim açtı, sen talimat verdin. O zaman hangi tazminatı açıyorsun. Kanun çıkardılar Yargıtay'a FETÖ'cüleri atadılar, Yargıtay'a 160 militan atadınız dedim mi dedim, sen atadın, neresi yalan, yalan değil. Dava açmasının nedeni şu, doğru olduğunu o da biliyor, acaba mahkum ettirirsem vatandaş Kılıçdaroğlu doğruları söylemedi diyecek. Böyle bir dünya bitti. Söylediğim her şey doğru”

MİT’İN FETÖ İLE İLGİLİ RAPORLARI CİDDİYE ALINMADI SÖZLERİ

MİT gözbebeğimiz gibi korumamız gereken kuruluş. Yanlışlar olabilir ama bunların sürdürülebilir olmaması önemli. MİT'in her MGK toplantılarına FETÖ ile ilgili rapor verdiğini, 79'lu yıllardan beri... Erdoğan da biliyordu ama temel amacı şuydu, orduya kumpas kurmak istiyordu. Kendisine biat eden ordu oluşturmak istiyordu. Buy kumpası kurdu. MİT her şeyde raporunu verdi, başbakan da bakanlar da Genel Kurmay Başkanı da biliyordu. Ama bunun siyasi riskini Erdoğan aldı üstüne. Bunu dönemin başbakanlık müsteşarı yazdığı kitapta söylüyor. 

İktidarın gayet haberi vardı. Albayları tasfiye etmek için özel kanun getirdi. Orduya kumpas kurdular. Erdoğan'ın hala Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanlığı yaptığına inanan birisiyim. Erdoğan sıradan biri değil.

‘TANK-PALET FABRİKASININ KATAR’A PEŞKEŞ ÇEKİLMESİ VATANA İHANETTİR’

O konuşmada rahatsız edici cümle düzeltildi. Oturumu yöneten moderatör de düzeltmesini istedi düzeltti. Olay bitti. Kastettiği tank palet fabrikasının bedava verilmesiydi. Tartışılması gereken konu tartışılmadı. Sorabilirlerdi; Tank palet fabrikasını Katar'a niye veriyoruz. Ethem Sancak'ın tank palet fabrikası ile ne ilgisi var. Tank palet fabrikasının Katar ordusuna peşkeş çekilmesini vatana ihanet görürüm. Çıkıp desinler ki 'şu ülkede de tank fabrikası şu ortaya verilmiştir' desinler. Dünyada örneği yok.Niye biz bu fabrikayı veriyoruz. Buna asıl karşı çıkması gereken o dönemin genel kurmay başkanıdır. Kimse korkudan konuşamıyor. Biz konuşuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları adına konuşuyoruz.

Bu ülkede ensesine vurup tank palet fabrikasını ellerinden alıp Katar ordusuna peşpeş çekiyorlar ve buna kimse ses çıkarmıyorsa ses çıkarmayanların tamamı ülkelerini sevmeyen insanlardır. İtiraz edeceksin.

‘SİZ BUNU NASIL VERİRSİNİZ’

Bu bölge bizim bulunduğumuz coğrafya silahlı kuvvetlerimizin çok güçlü olması gereken bir bölge donanım olarak da moral olarak da. Ordumuzun güçlü olması lazım. Bu orduya kumpas kurup darmadağın ettiler mi ettiler, eden adam sarayda oturuyor. Ellerindeki tank palet fabrikası alındı. Onu Katar'a veren sarayda oturuyor. Sen yaptın orduya ihaneti. Genel kurmay başkanını aldılar hapse attılar. (İlker Başbuğ) Ben kendisini 30 Ağustos'ta ziyaret ettim. Korkularından bile gidemiyorlardı. Bu iş sıradan bir iş değildir. Türkiye'nin güçlenmemesi için her şeyi yapıyorlar. Katar tank üretse, motor üretse deriz ki gelsin yapsın. Katar'da tank'ın T'si yok. Siz bunu nasıl kalkar verirseniz. 

CHP'Lİ BAŞARIR'IN SÖZLERİ VE TEPKİLER

Milletvekili arkadaşlarımıza haftalık değerlendirme göndeririz. Orada bir kuralımız vardır DİB ve Genel Kurmay Başkanlığı ile ilgili politik söylemde bulunmayın diye. Bu kurumların siyasetin dışında kalmasına önem gösteririz. Bu Mustafa Kemal'in geleneğidir. Bu süreçte Hulusi Akar konuştu, konuşabilir, Genel Kurmay Başkanının  ise bu konuda konuşması doğru değildir. Birilerinin baskısıyla onu söylediyse çok daha büyük ayıptır. Kaldı ki tashih edilmiş. TOBB başkanı talimat verilmiştir oraya gitmiştir, kendi iradesi yoktur ki. Sırtını saraya dayayıp istikbal bekleyen kimse olmamalı. Sırtını saraya dayayanları, kendi kurumlarına ihanet edenleri tarih affetmeyecektir. Herkes kendi camiasının çıkarlarını savunmalı, o çıkarların üzerinde Türkiye Cumhuriyeti devletinin çıkarları vardır. Siz kendi çıkarınızı Türkiye'nin çıkarını korumuyor Sarayın çıkarını koruyorsunuz. Bu olmaz. 

ERKEN SEÇİM VE İTTİFAKLAR

Millet İttifakı seçimler döneminde oluşturuldu. Ana söylemi de demokrasi insan hakları basın özgürlüğü bağımsız yargıydı. Bir protokolümüz vardı.

Öncelikle saray 'acaba ben kendi iktidarımı sürdürmek için nasıl yasal düzenleme yapabilirim' arayışı içinde. Bu arayışı hayata geçirmek için MHP'yi ikna etmek zorunda. Bu arayış devam ediyor. 

O arayışa göre yeni tablo çıkarsa siyaset de yeni tabloya göre kendini konumlandırır. Pozisyon böyle devam ederse demokrasi isteyenler bir araya gelecektir. Önümüzdeki seçimleri parti seçimi olarak görmüyorum . Önümüzdeki seçimler demokrasiden yana olanlarla otoriteden yana olanların seçimi. Demokrasi isteyenlerin ortak söylemi güçlendirilmiş parlamenter rejim. Neden güçlendirilmiş? Parlamenter rejim deyince eskiye dönmek değil, bir daha bu ülkeden iktidar krizi başka krizler çıkmasın diye yeni bir anayasa ile parlamentosu güçlendirilmiş bir rejim. Davutoğlu ve ekibi güzel bir çalışma yapmışlar. Benzer çalışmayı biz de yapıyoruz. İYİ Parti Saadet Partisi tarafından dillendirdi, Babacan da güçlendirilmiş parlamenter rejimi savunuyor.

Önümüzdeki süreç için bugünden bir araya gelmek çok erken. Söylemde bir ortaklaşma var güçlendirilmiş parlamenter üzerine. Önümüzdeki süreci Türkiye'nin aydınlığa çıkabileceği demokrasiden yana siyasi partilerin bir araya gelip demokrasiyi getirmek için çaba harcayacaklarına inanıyorum

ÜMİT ÖZDAĞ’IN ANAYASA ÇALIŞMASI AÇIKLAMALARI

Millet İttifakı olduktan sonra Anayasa çalışması hiç olmadı. Dört parti zaman zaman bir araya geliyorduk. Anayasa değişikliği ile ilgili TÜSES'in çalışması oldu. Bizden de Kaboğlu katıldı. TÜSES saygın bir sivil toplum örgütü. Bir bardak suda fırtına bile yok çünkü yalan rüzgarı üzerine söylemler. Olmayan bir şey tartışılıyor. Hayretle izliyorum.

ÇİN AŞISI OLUR MUSUNUZ?

Doktorlara danışacağız. Olmanız gerekir derlerse oluruz. Önyargım yok. Hatta başarı yüzde 60-70-80 olsa bile aşıyı mutlaka yaptırmalıyız.

Şu gerçek; COVID sürecini asla yönetemediler. Orada bile önyargılı davrandılar. Bizim belediye başkanlarının elini kolunu bağlamak istediler, yardım için kampanya paralarına el koydular. Aşevi için gelen paralara bile el koydular. Biz şunu dedik belediye başkanlarımıza; asla şikayet etmeyeceksiniz, önünüze konan her engeli hukuk içinde aşacaksınız. Hepsi açıldı.

Adana'da sedye üzerinde bile yer yok diyorlar. Zeydan Karalar sahra hastanesi yapmak istedi kapısına mühür vurdular. CHP'li belediye olduğu için. 

ANKETLERİ NASIL YORUMLUYORSUNUZ?

Kılıçdaroğlu: Bugün için çok fazla bir şey vermez anketler bize. Vatandaş can derdinde şu anda. Seçimlere yakın süreçte asıl net pozisyonun ortaya çıkacağına inanıyorum. CHP'nin oyu yüzde 15'e düştü diye anketler de olacak önümüzdeki günlerde. Bunları söyletecekler. Üye sayımız hiç düşmedi, tam tersine gençlerden çok talep var. Bizim oyumuzun düştüğü üye sayımızın düştüğü haberleri olacak. Bu haberlerin nasıl servis edildiğini biliyoruz. 

Bize oy vermeyen mesafeli olan kesimlerle bire bir uzun uzun konuşmak lazım. Kayseri'de muhtarlarla toplantı yaptım. Toplantıya gelmesinler diye devletin içinde olan bir sürü kişi muhtarlara baskılar, tam tersine baskı olunca muhtarlar geldiler. Demek ki onlar da demokrasi istiyor.

Bütün esnaflar, hizmet sektörü felaket. Bir lira esnafa verilmedi borç verildi sadece. Başka ülkelere gidin, bizi kıskanan ülkelere bakın bakalım. Spor karşılaşmalarını yayınlamak için Katar firmasına 500 milyon dolarlık ihaleyle kazanmıştı. Ödemeyeceğim dedi. 90 milyon dolara indirdiler. Esnafa dağıtsaydı ne olurdu 90 milyon doları.