Kılıçdaroğlu'ndan ittifak açıklaması: Bizler gibi düşünen politikacılarımızla yapacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz bilinçli olarak bir araya gelerek ülkemizin sorunlarını çözmeye kararlıyız. Bizler gibi düşünen politikacılarımızla yapacağız" dedi. CHP lideri, Osman Kavalı ile Selahattin Demirtaş için de "Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır" dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan ittifak açıklaması: Bizler gibi düşünen politikacılarımızla yapacağız

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen Parti Meclisi (PM) toplantısının açılışında konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "Seni başkan yaptırmayacağız" dediği için cezaevine konulduğunu dile getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Osman Kavala'nın da Cumhurbaşkanı Erdoğan istediği için içeride olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Sanıyor ki Osman Kavala da Selahattin Demirtaş da ben ettim sen etme diyecekler. Asla demezler. Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'nin zor durumda olmasına rağmen güçlü bir ülke olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye, her şeye rağmen gerçek anlamda demokrasinin gelmesi için mücadeleyi hak eden bir ülkedir. Ağır bir ekonomik buhrandan geçmiş olabiliriz. Ama biz bilinçli olarak bir araya gelerek ülkemizin sorunlarını çözmeye kararlıyız. Dostlarımızla birlikte yapacağız. Esnafımızla birlikte yapacağız. İşçimizle, köylümüzle, sanayicimizle, sanatçımızla birlikte yapacağız. Bizler gibi düşünen politikacılarımızla yapacağız. Türkiye gerçek anlamda bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan bir ülke haline gelecektir. Hiçbir yerden, makamdan; hiçbir emperyal gücün sözcüsünden asla talimat almayacaktır. Türkiye onurlu bir ülkedir. Bu onurlu ülkeyi yaşatmak, ayağa kaldırmak bu ülkede herkesin boynunun borcudur’’ dedi.

'DEVLET AKIL, MANTIK, ERDEM İLE YÖNETİLİR'

Kılıçdaroğlu, Covid-19 sürecinin yaşanmakta olduğunu belirterek, "Dün 57 vatandaşımız daha hayatını kaybetti. Resmi rakamlara göre toplam hayatını kaybeden vatandaşımız 6 bin 730 oldu. Hepsine Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu rakamların çok daha fazla olduğunu ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz, vatandaş da biliyor, esnaf da biliyor, herkes biliyor. Ama ne olursa olsun bizler hak için adalet için doğruluk için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bir devlet strateji ile yönetilir, akıl, mantık, erdem ile yönetilir. Bir devlet ‘yarın sabah ne olacağım’ kısa aralığı ile yönetilmez. 10, 20, 30 yıl sonra bu devlet nereye gidecek, dünya nereye gidecek, Türkiye nereye gidecek; belirle bir strateji ile yönetilir. Bir sorunla karşılaştığınızda o sorunu çözmek için bir strateji belirlersiniz ve o strateji karşısında hareket edersiniz. Dolayısıyla sorunu; akılcı, mantıklı yöntemlerle çözmüş olursunuz" diye konuştu.

'BU SÜREÇTE MUHALEFET YAPMAMAYA ÇALIŞTIK'

Kılıçdaroğlu, Covid-19 ilk ortaya çıktığında samimi olarak hiçbir politik malzeme konusu yapmadan çözüm önerisi getirdiklerini söyleyerek, "Neyin nasıl yapılması gerektiğini çıktık televizyonlara birden fazla basın toplantısı yaparak tek tek anlattık. Hangi partiden olursa olsun hangi bölgede olursa olsun hangi kimlikten, inançtan olursa olsun bu topraklarda yaşayan vatandaşlarımız için açık ve net söylüyorum ki bu süre içinde muhalefet yapmamaya, sürekli doğruları söylemeye, doğru yola yönlendirmeye, vatandaş yaşadığı sıkıntıları nasıl aşar bunu anlatmaya çalıştık ve özen gösterdik, bunun için mücadele ettik. Sağlık Bakanı her akşam belli bir saatte normal açıklamalar yapıyor; şu kadar vatandaşımız yakalandı, şu kadar vatandaşımız hayatını kaybetti diye. Başlangıçta güven vermişti; ama bir süre sonra Sağlık Bakanı da bütün güveni yitirdi" dedi.

'SAĞLIK ÇALIŞANLARINA MİNNET BORÇLUYUZ'

Kılıçdaroğlu, sağlık çalışanlarının bu süreçte çok yoğun bir şekilde çalıştıklarını hatırlatarak, "Bu süreçte kim ne derse desin bütün sağlık çalışanlarına yürekten teşekkür etmek benim boynumun borcudur. Bütün sağlık emekçilerine yürekten teşekkür etmek bu ülkede yaşayan her vatandaşın boynunun borcudur. Onlar günün 24 saatinde çalıştılar. Onlar evlerine bile gitmediler. Onlar çocuklarını bile uzun süre görmediler. Onlar 'hastayı tedavi edelim' derken mikrop kaptılar ve kendi hayatları sona erdi; çoğu sağlık çalışanımız hayatını kaybetti. Böyle bir tablo içerisinde gerçekten biz toplum olarak bütün sağlık çalışanlarına minnet borçluyuz" ifadelerini kullandı.