Kız erkek eğitimi ‘Antik Yunan’da nasıldı?

Antik Yunan’da çocukların eğitimi büyük oranda cinsiyetlerine bağlıydı. Klasik dönem boyunca, kamusal alanda hayata hazırlanan varlıklı erkek çocuklar, hem fiziksel hem zihinsel zorluklarla karşılaşacakları okullara gidiyorlar; sınırlı alanlara adeta hapsedilen kız çocuklarının eğitimi ise çoğunlukla evde, rastgele oluyor, bazense hiç olmuyordu.

Kız erkek eğitimi ‘Antik Yunan’da nasıldı?

MÖ 5. yüzyılda, Yunanistan’ın en büyük dehaları çocuk yetiştirmenin en etkili yolları üzerine kafa yoruyordu. Platon’un çağdaşı Yunan söylevci İsokrates,  Yunanistan’ın eğitimdeki liderliğini, Atina’nın dünyanın geri kalanını düşünce ve ifade etme yeteneğinde geride bıraktığını ve Yunan öğrencilerin dünyanın öğretmenleri olduğunu vurgulayarak cesurca dile getirmişti.

İsokrates’in övgüyle bahsettiği bu eğitim, Yunanlar tarafından paideia (Yunanca çocuk anlamına gelen pais’den türemiş bir kelime) olarak biliniyordu. İdeal açıdan, paideia erkek çocukların insan doğasının en aşağılık özelliklerinden arınıp ahlaki olarak en üst düzeye ulaşmaları için tasarlanmıştı. Pragmatik açıdansa bu, topluma vatandaşlığın politik ve askeri yüklerini sırtlanmaya hazır erkekler yetiştiriyordu.

Paidagogos ve iki çocuğu gösteren stel

Perrin Margaryan’ın arkeofili.com‘da yazdığına göre okullarda, gramer öğreten grammatistes, müzik öğreten kitharistes ve beden eğitimi veren paidotribes olmak üzere üç tür öğretmen bulunuyordu.

Gerçekte bu alanlar, dilimize çevirisinden anlaşılandan daha geniş bir alanı kapsıyordu.Gramer, aritmetik, edebiyat ve ahlak bilgisini kapsıyor,  müzik ise lir ve flüt gibi enstrümanları çalmaya yoğunlaşıyordu. Musalar’dan türeyen ve kelimenin geniş anlamını yansıtan müzik ayrıca tarih ve ahlak bilgisi hakkında daha geniş bir bilgi birikimi oluşturulmasında da önemli bir araçtı. Beden eğitimi jimnastik ve saha sporları gibi faaliyetleri kapsıyordu. Bunların dışında, Palaestra adı verilen güreş müsabakaları da düzenleniyordu.

Erkek çocuklarının temel eğitimi 14 ila 16 yaşlarında bitiyordu. MÖ 480’de, Atinalılar oğullarını ortaokula gönderme seçeneğini elde ettiler. Yaşı büyük öğrenciler, özellikle de gözlerini kamusal yaşamda bir kariyer sahibi olmaya dikenler için retorik temel çalışma alanıydı. Maddi olarak bunu karşılayabilenler ayrıca, geleneksel öğretmenlerden çok daha fazla ücret isteyen Sofistlerden özel dersler alıyordu.

Paul Jourdy’e ait bir 19. yüzyıl tablosunda Homeros epik şiirlerini okurken.

Yetişkin erkek öğretmen ve genç öğrenci arasında sıklıkla yoğun ilişkiler gelişebiliyordu. O dönemlerde böylesi bir ilişkinin cinsel bir doğası da olabiliyordu. Bu tür etkileşimler toplumsal olarak kabul görse de uygulama resmiyette Atina demokrasisinde uygun görülmüyordu.

Varlıklı Atinalıların aldığı eğitimin çoğunluğu, genç bir erkeğin 18 yaşında bir toplumsal statü olan “ephebos”a girmesiyle başlayan zorunlu bir askerlik dönemiyle son buluyordu.