‘Kız ve erkek çocuklar ayrı havuzlarda yüzsün’

Yeni Akit yazarı Ahmet Gülümseyen, 'Nefse hoş gelen her şey, istek ve arzuları tetikler' diyerek, kız ve erkek çocuklarının birlikte spor yapmasına karşı çıktı.

‘Kız ve erkek çocuklar ayrı havuzlarda yüzsün’

Yeni Akit yazarı Ahmet Gülümseyen, spor adı altında birçok branşta çocukların saf ve bir o kadar öğrenmeye aç beyinlerinin, ‘modernlik’ menşeli batıl düşünce ve aktivitelerle doldurulduğunu iddia etti. Gülümseyen, karma spor eğitimine karşı çıkarak, şu ifadeleri kullandı:

“Günümüz şartlarında spor aracılığıyla ulaşamayacağınız kesim, bu kesimlere ‘enjekte’ edemeyeceğiniz anlayış yoktur. Diğer bir ifadeyle, toplumsal bir varlık olan insanı, spor vasıtasıyla olumlu/olumsuz, her türlü muameleye tabii tutabilirsiniz. Üstelik yaptığınız işi kanunlar, yönetmelikler gibi yasal zemine de oturtabilirsiniz. Örneğin spor yapmak isteyen kız çocuklarının eğitimi, erkek eğitmenler vasıtasıyla (mevcut kadın eğitmenlerin varlığını yok sayma pahasına) gerçekleştirme veya sporculara reva görülen açık-saçık kıyafetlerle yapılır. Birileri sporu kullanıp, (bunlara modern, çağdaş, entelektüel deniliyor) örf, âdet, anane, gelenek ve göreneklerin yanı sıra, sahip olunan dini inançların çok rahatlıkla yara alması, hatta yok olması sağlanabilir…

Nefse hoş gelen her şey, istek ve arzuları da tetikler. Gün olur, insanın gözünün yanı sıra, duygularının önüne de adeta bir perde iner. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in yanı sıra, Peygamber Sünnetinden uzaklaşılmaya başlanır. Müslümanlığımızın gerekliliği göz ardı edilerek kişisel ve keyfiyetten türeyen arzular oluşur. Çocukluk, gençlik derken, yaş kemale erip, ölüm gelip kapıyı çaldığında ise artık çok geç olduğuna anlarız. Ama ne fayda!..

Tüm bu söylediklerimizle, sporun nasıl bir ilişkisi olabilir ki? ‘Ağaç yaşken eğilir’ der, atalarımız. Sporun alt yapısını çocuklar oluşturuyor. Haliyle, Siyonist ve Haçlı anlayışın hedef kitlesi, genellikle çocuklar olur. Bugün spor adı altında birçok branşta çocukların saf ve bir o kadar öğrenmeye aç beyinlerini, ‘modernlik’ menşeli batıl düşünce ve aktiviteleriyle doldurursanız, nasıl bir geleceğin onları beklediğini (tamamen, yukarıda belirtiğimiz Müslümanlığın gerektirdiği değerlerinden uzak kalacağını) anlamakta zorluk çekmeyiz. Bugün yüzme seanslarında erkek ve kız çocuklarını aynı havuza sokan anlayış hüküm sürüyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, İsrail’in abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde Filistinli çocuklardan ampute futbol takımı kurması, bir başka örnek. Benzer yaptırım/oluşumlar iyi niyet taşımadığına göre; bu tür uygulamalar, sporu ‘ayrıştırıcı’ anlayışa maşa/kurban etmekten başka manaya gelmez…”