‘Kızımı da aldılar, amcamın oğlunu da aldılar, daha ne istiyorlar bizden!’

Dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle 3 Eylül'de HDP il binası önüne gelen Diyarbakır annelerinin başlattığı oturma eylemi devam ediyor.

‘Kızımı da aldılar, amcamın oğlunu da aldılar, daha ne istiyorlar bizden!’

Konya’nın Yunak ilçesinde, kızının PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyen Zilfik Tunç, “Kızımın öldüğünü duyup, mezarını hazırladım” dedi. Tunç, dini nikahlı eşi Yıldız Ballı’nın da Diyarbakır’da HDP il binası önündeki oturma eylemine katıldığını ifade etti.

Dini nikahla yaşayan 6 çocuk sahibi Zilkif Tunç (57) ve Yıldız Ballı çifti, 5 yıl önce İstanbul’da otururken, tekstil fabrikasında çalışan ve o dönem 16 yaşındaki kızları Yasemin Ballı, aniden ortadan kayboldu. Aile yaptığı araştırmada, kızlarının, terör örgütü PKK tarafından aynı fabrikada çalışan bir arkadaşıyla birlikte kaçırıldığını öğrendi. Aslen Ağrılı olan çift, olayın ardından Konya’nın Yunak ilçesindeki evlerine göç etti.

ANNESİ, HDP ÖNÜNDEKİ OTURMA EYLEMİNE KATILDI

Anne Yıldız Ballı, Diyarbakır’da, çocukları PKK tarafından kaçırılan annelerin HDP binası önünde oturma eylemine başlamasının ardından bu kente giderek eyleme katıldı. Diğer çocuklarının başında kalan inşaat işçisi baba Zilkif Tunç da kızına bir an önce kavuşmak istediğini belirtti.

KIZININ ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ ÖĞRENİP MEZARINI KAZDI

Haziran ayında Suriye’nin İdlib kentinde şehit olan amcasının oğlu Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Adem Tunç’un (28) Ağrı’nın Tutak ilçesindeki cenazesinde, kızının öldüğünü öğrendiğini ifade eden Zilkif Tunç, şunları söyledi:

”Amcamın oğlu Adem Tunç, Suriye’de şehit oldu. Memlekete cenazeye gittiğimde kızımın ölüm haberini duydum. Bunlar ne istiyorlar bizden? Kızımı da aldılar, amcamın oğlunu da aldılar. Daha ne istiyorlar bizden, artık yeter.”

Yunak’a döndükten sonra kızı için mezar hazırladığını belirten Tunç, ”Eşimin psikolojisi bozuldu. Mezarlığa gelip elleriyle kızımıza mezar kazmaya çalıştı. Benim çocuğumu kaçırmışlar, ne hakkını savunuyor bunlar?” diye konuştu.

Yasemin Ballı’nın en küçük kardeşi Barış Ballı (11) da ablasını çok özlediğini söyledi. Ablasının geri gelmesini isteyen Barış Ballı, ”Ablamı istiyorum. Niye ablamı kaçırdınız? Kaçırdıysanız da ya ölüsünü ya dirisini verin bize. Niye vermiyorsunuz? Hiç mi Allah’tan korkmuyorsunuz?” dedi.

OTURMA EYLEMİ YAPAN DİYARBAKIRLI ANNEYE TEHDİT

Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutarak Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapan Diyarbakır annelerinden Remziye Akkoyun, HDP’li olduğunu belirttiği kişi tarafından tehdit edildiğini ileri sürdü.

Dağa kaçırılan oğlu Azat Akkoyun için oturma eylemini sürdüren anne Remziye Akkoyun, Zazaca yaptığı konuşmada, dün eşiyle Dicle Üniversitesi Hastanelerine hasta ziyaretine gittiğini, hastane çıkışında HDP’li bir kişi tarafından tehdit edilerek korkutulmak istendiğini öne sürdü.

Akkoyun, “Kapının girişinde yanımıza biri geldi. Beni tehdit eden kişi, ‘Niye partiyi rahatsız ediyorsun, partiye saldırıyorsun, çocuğunu niye istiyorsun? Orada oturmayı bırak. Niye televizyonlara çıkıp konuşuyorsun.’ dedi. Benimle konuşurken devlete de hakaret etti. Ben de ona tepki gösterdim. Bu kişi sürekli HDP il binasına giriyor, onu görüyorum. Orada ne yaptığını bilmiyorum. Belki bizi takip ediyordu.” diye konuştu.

Kendisini tehdit eden kişiye çocuğunun bırakılmasını, çocuğuna kavuştuğunda eylemine son vereceğini söylediğini aktaran Akkoyun, şöyle devam etti:

“Onlar kendi çocuklarını göndersin. Beni korkutmaya çalışıyorlar. Ben onlardan korkmuyorum. HDP’nin içinde olanlara da söyledim. Çocuğumu 10 yaşında götürdüler. Ciğerimiz yanıyor. Zorluklar içinde çocuğumu büyüttüm alıp götürdüler. Onlara yalvardım, ‘Çocuğumu getirin.’ dedim. Bana hep yalan söylediler. Çocuğumu getirsinler. Çocuğumu istiyorum.”

UHİM’DEN DİYARBAKIR ANNELERİNİN OTURMA EYLEMİNE DESTEK

Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM), çocukların elinden kalemi alıp silahı verenlere karşı toplumun tüm kesimlerinin, dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan Diyarbakır annelerinin yanında yer almaya davet etti.

UHİM’den yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en önemli problemlerden birinin de küresel sistemin himayesinde yürütülen, etnisiteye dayalı ayrılıkçı terör sorunu olduğu belirtilerek, bu sorunun çözümüyle ilgili de daha önce çeşitli inisiyatifler yürütüldüğüne yer verildi.

Bunlardan birinin de 2014 yılında yürürlüğe konulan çözüm süreci olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Bu süreçte bir yandan çözüme dönük adımlar atılırken diğer yandan PKK’nın 12-15 yaş arası sayıları binlerle ifade edilen çocukları dağa kaçırmasıyla da baltalanmıştır.” denildi

Açıklamada, Diyarbakır‘da HDP il binası önündeki annelerin bu eyleminin çocuk yaştaki insanların dağa çıkarılmasının sorumluluğunun adresi açısından önemli olduğu ifade edildi.

‘ANNELİK TÜM SİYASİ HESAPLARIN ÜSTÜNDEDİR’

Bir anne ya da babanın evladına kavuşma isteğinin tüm siyasal ve ideolojik söylemlerin dışında değerlendirilmesi ve dikkate alınması gereken bir durum olduğu dile getirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“12-15 yaş arası çocukların dağa çıkartılmasının caydırıcı hukuki önlemlerle engellenmesi ve insan hakları ihlali açısından değerlendirilmesi zaruridir. Anne ve babaların HDP il binası önünde toplanmaları, çocuklarının PKK terör örgütüne katılma sürecinde HDP teşkilatlarının aracılık ve organize ettiğine dair kesine yakın bir bilgiye dayanmaktadır. Bölge halkının üzerinde ağır siyasi baskı oluşmasına sebep olan terör örgütüne ait silahlı unsurların tehdit ve şantajlarını engellemek için azami gayret gösterilmesi gerektiği gözlemlenmiştir.”

Çocukların yerinin annelerinin yanı olduğu vurgulanan açıklamada, “Çocuklar, babalarının sofralarını başkalarının zoruyla terk etmemelidirler. Çocuklarımızın elinden kalemi alıp silahı verenlere karşı toplumun tüm kesimlerini, tüm siyasi çevreleri ve tüm sivil unsurları, annelerin bu haklı çığlığının yanında yer almaya davet ediyoruz. Biliyoruz ki annelik tüm siyasi hesapların dışında ve üstündedir.” ifadeleri kullanıldı.

CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ DİYARBAKIRLI ANNELERİ YALNIZ BIRAKMADI

Cumhuriyet Kadınları Derneği İstanbul Şubeleri üyeleri, dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan Diyarbakır annelerine destek verdi.

Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanan kadınlar, “Cumhuriyet Kadınları olarak Diyarbakır Annelerinin Yanındayız” yazılı pankart ile “Diyarbakır HDP İl Binası Önünde Evlat Nöbeti Tutan Analarımızı ve Ailelerimizi Destekliyoruz” yazılı dövizler açtı.

Ellerinde Türk bayrağı bulunan gruptakiler, “Diyarbakır Anneleri PKK’yı yenecek” şeklinde slogan attı.

Grup adına açıklama yapan Humay Ürek, Birleşmiş Milletler raporlarının, PKK terör örgütünün 1990’lı yıllardan bu yana sistematik olarak çocukları zorla silah altına aldığını, 3 binden fazla çocuğu kullandığını gösterdiğini söyledi.

Ürek, “Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfının (TEPAV) raporlarına göre, terör örgütünün yüzde 42’si çocuktur. Bu çocukların yüzde 10’u ise 15 yaşın altındadır. Vatanımızı, milletimizi bölmeye yönelik terör eylemlerinden sorumlu olmakla birlikte küresel ve ulusal ölçekli pek çok raporla ortaya konulduğu üzere PKK terör örgütü, bireysel insan hakkı ihlallerinin de failidir ve mağdurlar çoğunlukla kadın ve çocuklardır.” diye konuştu.

Çocukların, en temel insan hakkına yönelik yaşama haklarını ellerinden alan, onları yuvalarından koparan, ellerine silah veren, seks kölesi olarak istismar eden, uyuşturucu kuryesi olarak kullanan eli kanlı bir terör örgütüne rızalarıyla katılmış olduklarından bahsedilemeyeceğini ifade eden Ürek, şunları kaydetti:

“Analar ayağa kalktığı zaman sorunların çözümü hızlanır. Analar çocuklarını PKK terör örgütünden kurtarmak için ayağa kalkmıştır. Kaldı ki analar yıllardır PKK terör örgütünün kaçırdığı çocukları için feryat etmektedir. Bu sorun partiler üstü, kadınıyla erkeğiyle hepimizin yüreğine ateş düşüren, insanlık onurumuzu ayak altına alan, geleceğimizi karartan toplumsal bir sorundur. Terör örgütüne doğrudan ya da dolaylı olarak destekleyenlere karşı çıkmadan kadın ve çocuk hakları savunuculuğu yapmak mümkün değildir.0 Ülkemizin her karış toprağı bütün insanlarıyla bir bütündür. Diyarbakırlı annelerin ‘Çocuğumu geri istiyorum’ feryadına da Emine Bulut’un ‘Ölmek istemiyorum’ çığlığına da aynı ilkeler ve kararlılıkla ses vermek cumhuriyet kadınlarının görev ve sorumluluğudur. Herkesi bu mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.”

HAKKARİ’DEN DESTEK

HAKKARİ’de bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yaptıkları basın açıklamasıyla, çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını belirtip HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapan ailelere destek verdi.

Hakkari Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği’nin organize ettiği etkinliğe sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve dernek başkanları katıldı. Cuma namazı sonrası Hakkari Valiliği önünde bir araya gelen grup adına basın açıklamasını, Hakkari Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı İbrahim Adıyaman okudu. Anneliğin kutsal bir makam olduğunu, bu nedenle de Diyarbakır’da HDP İl binası önünde oturma eylemi başlatan ailelere destek verdiklerini belirten Adıyaman, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada yıllardır yüreklerinde evlat hasreti çeken anaların çocuklarını daha oyun oynama çağındayken, kendi rant ve emelleri için dağa kaçırılan oyuncak ve kalem tutması gereken ellere silah verirken, onları kendi emellerine alet eden, kendi çocukları kolejlerde okurken onların saadetleri ve şatafatlı hayatları bu evlatlarımızı ölüme gönderen zihniyeti, yani terörü lanetlemek için toplanmış bulunmaktayız. Diyarbakır’da haykıran evlatlarını arayan annelerin sesini koşulsuz şartsız duymalı ve duyurmalıyız. Tepkimizi en açık bir şekilde göstermeliyiz. Allah hiçbir anne babayı evladıyla sınamasın. Diyarbakır annelerine destek verdiğimiz, onların acılarına ortak olduğumuz bugünlerde, terör örgütü PKK’nın patronları anaların çığlıkların bastırmak ve gündemden düşürmek için çabalıyorlar. Buradan hep birlikte sesleniyoruz, anaların sesini bastıramayacaksınız, buradan tüm Kürt kardeşlerime seslenmek istiyorum. PKK hiçbir zaman Kürt halkının temsilcisi olmamıştır ve olmayacaktır.”

İbrahim Adıyaman, terörden en çok etkilenen bölgelerin başında geldiklerini de belirterek, “Kandırılarak bir şekilde dağa gitmiş gençlerimize sesleniyorum. Artık annelerimizin yüreğindeki ateşi söndürmek için geri gelin, devletimize teslim olun. Kimsenin maşası olmayın, Türk-Kürt kardeşliği üzerine hesap yapan, araya nifak sokmaya çalışan başta PKK terör örgütü olmak üzere tüm terör örgütlerini lanetliyoruz. Kalbimiz ve insanlığımız sonuna kadar Diyarbakırlı annelerle birliktedir. Kim olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun, herkes taşın altına elini koymalı ve bu konuya siyasal bakmamalıdır. Her ortamda barış, kardeşlik, demokrasi, insan haklarından dem vuranlar, duyun ve bu sese ses verin. Bu anaların sesi, tüm milletin sesidir. Bu teröre isyan, teröre lanetin sesidir. Susmak insanlığa ihanettir” dedi.