KKTC’yi karıştıran video… Ersan Saner: Kurgulanmış bir itibar suikastı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner'le ilgili dün ortaya çıkan ‘müstehcen’ içerikli bir video, ülke gündemine oturdu. Saner’in siyasetten çekilme kararı aldığı iddia edildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Saner ise ‘kurgulanmış bir video ile çirkin bir kişilik suikastının hedefi olduğunu’ söyledi.

KKTC’yi karıştıran video… Ersan Saner: Kurgulanmış bir itibar suikastı
KKTC’yi karıştıran video… Ersan Saner: Kurgulanmış bir itibar suikastı

Uygunsuz görüntülerin olduğu ileri sürülen video sonrasında KKTC Başbakanı Ersan Saner'in istifasını vereceği öne sürüldü. Kaset haberlerinden sonra bir açıklama yapan Saner, "Genel Başkanlık yarışının son 10 gününe girilirken önce Güney Kıbrıs'tan satın alınan bir telefon numarasından şahıslara kurgulanmış bir video gönderildi." ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Gazetesi'nin haberine göre istifa yazısı hazırlanan Ersan Saner'in bugün itibarı ile kurultaydan çekildiği, parti başkanlığından da istifa edeceği belirtildi. Başbakanlıktan ise hukuki sorun nedeniyle izne ayrılacak olan Saner'in yerine Nazım Çavuşoğlu veya Ünal Üstel'in vekalet edeceği konuşuluyor. Saner bugün öğleden sonra UBP'li bakanlar bir araya gelerek yol haritası belirleyecek. Kurultayın çok adaylı yapılma süreci aynen devam ederken, başbakanlığa vekalet edecek ismin önceliğinin ülkeyi sorunsuz erken seçime götürmek olduğu söylendi.

‘İTİBAR SUİKASTİNİN HEDEFİ OLDUM’

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ersan Saner konuyla ilgili yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"20 yıldır Halkımıza UBP saflarında hizmet etme gayreti içinde oldum. Bu süre içinde daima çağdaşlıktan, haktan, hukuktan, siyasi etikten yana tavır koydum. Ailemin, partimizin, halkımızın, huzurunu, birlik ve beraberliğini çıkarlarını korumayı hep vazife bildim. Bu çerçevede, tabandan gelen sese kulak vererek konjonktür zorunlu kıldığı için, Türkiye ile iyi ilişkileri sürdürerek yaşadığımız mali güçlükleri aşabilmek adına bana önemli görev düştüğünden 30-31 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek Kurultay'da UBP Genel Başkanlığına aday oldum. Ne var ki, Genel Başkanlık yarışının son 10 gününe girilirken önce Güney Kıbrıs'tan satın alınan bir telefon numarasından şahıslara kurgulanmış bir video gönderildi.

Öğleden sonra ise aynı video sosyal medyada yayınlanmaya başladı. Aylardır birileri tarafından böyle bir şey yapılacağı kulaklara fısıldanıyor ancak ben bir makama erişmek uğruna bir insanın ailesini, çevresini, partisini böylesine rencide edecek kadar seviyesiz bir tutum içine girileceğine ihtimal vermiyordum. Bu yola başvuranların ola ki o makama geldiklerinde nelere başvurabileceklerini halkımızın ve partililerimizin takdirine bırakıyorum. Teknolojik olanaklardan alabildiğince yararlanılarak kurgulanan bu video ile çok çirkin bir itibar suikastının hedefi oldum.

‘ÜLKEME HİZMET ETMEMİN ÖNÜNE ÇİRKİN SALDIRILARDA GEÇMEK İSTİYORLAR’

Birilerinin benim çok sevdiğim ülkeme, partime hizmet etmemin önüne siyasi mücadele ile değil çirkin saldırılarla geçmek istediği nettir. Tamamen bu amaçla düzenlenmiş bir komplo söz konusudur. Hatta yer altı dünyası ile işbirliği yapıldığına dair saptamalar vardır. Konu sadece ben değilim. Saldırıya uğrayan ben, ailem, partim ve siyaset kurumumuzdur. Dolayısı ile hukukçularımız, yol arkadaşlarım, partililerimizle birlikte durum değerlendirmesi yapmaya devam ediyoruz. Bu halk beni iyi tanır. Eğer ailem, partim ve ülkem söz konusu ise her türlü kararı tereddütsüz verebileceğimi iyi bilir. Halkımız ve UBP'lilerin bu komployu benimsemesi mümkün değildir. Görülecektir ki siyasi ahlaksızlıktan medet umanlara gereken cevap verilecektir."

HALİL FALYALI KAYNAKLI MI?

Öte yandan, Sedat Peker’in, Kıbrıs'ta uyuşturucudan temin edilen para trafiğinin merkezinde olduğunu belirttiği Halil Falyalı, hakkında ‘darp, adam kaçırma ve zorla alıkoyma’ iddiaları nedeniyle çıkartılan tutuklama kararı üzerine bir süre önce Girne'de polise teslim olmuştu.

Sedat Peker'e yakınlığıyla bilinen Emre Olur, Halil Falyalı'nın ‘şantaj kasetlerinin’ Peker'in elinde olduğunu iddia etmişti.