VERYANSIN TV
Moskova, Amerikalı doktorların Ukrayna’daki biyo savaş laboratuvarlarında son derece tehlikeli uygulamalar yaptığını iddia etti.
Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’daki Pentagon tarafından finanse edilen araştırmalarla ilgili son güncellemesinde, Ukrayna’daki STCU (Science and Technology Center in Ukraine/Ukrayna Bilim ve Teknoloji Merkezi) kapsamındaki bir biyolabın ABD hükümeti adına etik olmayan insan deneyleri yürüttüğünü iddia etti.
İddialar, Ukrayna’nın Harkov bölgesindeki bir şehir olan Merefa’da, eyalet başkentinin yaklaşık 20 kilometre güneybatısında bulunan bir laboratuvarla ilgili.
Rus ordusu, “laboratuardaki Amerikalı bilim adamlarının”, Harkov’daki 3 Numaralı Akıl Hastanesi’ndeki hastaları denek olarak kullanarak 2019 ve 2021 yılları arasında bir dizi insan deneyi gerçekleştirdiğini iddia etti.
Rusya, araştırmada “potansiyel olarak tehlikeli biyolojik içeriklerin” test edildiğini ileri sürdü.
Rusya Savunma Bakanlığı, uygulamalarda deneklerin yaşlarına, uyruklarına ve bağışıklık durumlarına göre tarandığını ve yakından izlendiğini bildirdi.
Akıl hastanesi, iddia edilen davalarla ilgili hiçbir kayıt tutmazken, personeline de bilgileri ifşa etmeme anlaşmaları imzalattı.
Rus ordusu, “insanlık dışı deneylere” ilişkin görgü tanıklarının ifadelerine sahip olduğunu iddia etti, ancak bunları koruma gereğini öne sürerek bununla ilgili herhangi bir kanıt sunmayı reddetti.
Laboratuvarın Ocak ayında kapatıldığı, tüm ekipman ve araştırma malzemelerinin batı Ukrayna’ya taşındığı belirtildi.
Rusya, Pentagon’un Ukrayna ve diğer birçok ülkede gizli biyolojik silah araştırmalarını finanse ettiğinden şüpheleniyor.
ABD hükümeti, Pentagon’a bağlı ‘Savunma Tehditlerini Azaltma Ajansı’ (DRTA) bünyesinde faaliyet gösteren laboratuvarların, doğal olarak çıkan potansiyel tehlikeli enfeksiyonlar için biyolojik karakollar olarak hareket ettiğini söylüyor.
Moskova, araştırmanın askeri uygulamaları olabileceğini söylüyor.
Rusya Savunma Bakanlığı, Moskova’nın ülkeye saldırı başlatmasından bu yana Ukrayna’daki program ve laboratuvarlarla ilgili bir dizi medya brifingi verdi.

Rus hükümeti, sunulan kanıtların Amerikan niyetleri hakkında uzun süredir devam eden şüphelerini doğruladığını savundu ve BM Güvenlik Konseyi’nde girişimlerde bulundu.
Çin de, Washington’a DRTA laboratuvarlarını uluslararası incelemeye açma çağrılarında Rusya’yı destekledi.
Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Almanya’nın Ukrayna’da ABD’yle koordine bir şekilde biyolojik silah çalışmaları yürüttüğünü öne sürdü.
Harkov’daki Deneysel ve Klinik Veterinerlik Enstitüsü’nün 2016 yılından bu yana Alman Silahlı Kuvvetlerinin Ukrayna’daki ana ortağı olduğu Mikrobiyoloji Enstitüsü olarak çalıştığını söyleyen Zaharova, “İki enstitü, ‘Avrupa Birliği Dış Sınırlarında Zoonotik Risklerin Yönetiminde Biyolojik Güvenlik ve Biyolojik Savunma Girişimi’ başlıklı Ukrayna-Alman projesi kapsamında işbirliği yapıyor” diye konuştu.
LABORATUVARLARDA KİMLER VARDI?
Amerikalılar ve NATO müttefiklerinin de katılımıyla kurulan STCU tüzüğünde “bilginin yayılmasını önlemek ve kitle imha silahlarıyla ilgili uzmanlık” maddeleri bulunuyor.
Yasal statüsü, Ukrayna, Kanada, ABD ve İsveç hükümetleri arasındaki 25 Ekim 1993 tarihli Anlaşma ve 7 Temmuz 1997 tarihli Değişiklik Protokolü ile tanımlandı.
STCU’nun merkezi Kiev’de.
Bakü, Kişinev ve Tiflis’in yanı sıra, Harkov ve Lviv’de bölge ofisleri var.
STCU’nun ana faaliyeti, Pentagon’a bağlı biyolojik silah araştırmaları da dahil olmak üzere hibeler için bir dağıtım merkezi olarak hareket etmekti.
Washington DC, STCU projelerine 350 milyon dolardan fazla harcadı.
STCU’nun ABD müşterileri ve sponsorları, ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları.
Finansman ayrıca Çevre Koruma Ajansı, ABD Tarım, Sağlık ve Enerji Departmanları aracılığıyla da sağlanıyordu.
Ayrıca, STCU tarafından hazırlanan ve bu organizasyonun gerçek doğasını gösteren 11 Mart 2022 tarihli belgede: “…teslimat araçlarının ve ileri teknoloji silahların geliştirilmesinde Ukrayna kurumlarında çalışan bilimsel uzman sayısının artırılması, yanı sıra biyolojik, radyolojik, kimyasal ve nükleer silahların geliştirilmesinde çalışan bin ile 4 bin arası deneyimli ve iyi eğitimli profesyonellerin olumsuz mesleki ve finansal koşullar altında olmasının, kitle imha silahları, dağıtım sistemleri ve diğer silahları geliştirme programlarında çalışmalarına olumsuz etki yaptığı ve uzmanların başka ülkelere gidebileceği” ifadeleri yer alıyor.
ABD, bu tür ifadelerle, Ukraynalı uzmanların kitle imha silahlarının dağıtımı ve kullanımı konusundaki çalışmalarını kabul ediyor ve onlara fon sağlamayı uygun görüyor.

Askeri-biyolojik programlara dahil olan yetkililerin isimleri şöyle:
STCU’nun icra direktörlüğünü ABD vatandaşı olan Bjelajac Curtis Michael üstleniyor. Michael, 27 Ağustos 1968’de California’da doğdu, California’daki Anderson University of Management’ta eğitim gördü. Uluslararası finans alanında yüksek lisans derecesine sahiptir ve 1994’ten beri Ukrayna’da çalışmaktadır.
STCU yönetim kurulu başkanı Maier Eddie Arthur; ABD’deki yönetim kurulu başkanı ise, Dışişleri Bakanlığı’nın Uluslararası Güvenlik ve Kitle İmha Silahlarının Yayılmasını Önleme Programlarından sorumlu Sekreter Yardımcısı olan Phil Dolliff.
ABD Dışişleri Bakanlığı STCU’nun Pentagon’un ana yüklenicisi Black & Veach ile işbirliğini onaylayan resmi bir tavsiyesi de ele geçirilen belgeler arasında.
ABD Başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden ve ünlü Amerikalı renkli devrimci George Soros da Black& Veach ile bağlantılı.
Ele geçen yazışmalar, Black&Veach şirketinin başkan yardımcısı Matthew Webber’in Ukrayna’da devam eden askeri-biyolojik araştırmalar konusunda STCU ile birlikte çalışmaya istekli olduğunu ifade ediyor.
STCU, 2014 ve 2022 yılları arasında, eski Sovyet ülkelerinde (Ukrayna, Gürcistan, Moldova ve Azerbaycan) 500 Ar-Ge projesi hayata geçirdi.
Projelerin pek çoğu, potansiyel biyolojik silah ajanlarını (veba, tularaemi) ve ekonomik öneme sahip patojenleri (patojenik kuş gribi, Afrika domuz vebası) incelemeyi amaçlıyor.
Böcek vektörleri, yabani kuşlar ve yarasalar yoluyla tehlikeli patojenlerin yayılmasını araştırmayı amaçlayan P-364, 444 ve 781 projeleri, doğrudan askeri departmanın çıkarları doğrultusunda STCU tarafından finanse edildi.
Çalışma sırasında, Amerikalı bilim adamları tarafından denetlenen Ukraynalı uzmanlar, Dinyeper, Tuna ve Dinyester dahil olmak üzere bir dizi büyük Ukrayna nehirinde ve ayrıca Kuzey Kırım Kanalı’nda sistematik olarak su örnekleri topladı.
Kolera, tifo, hepatit A ve E patojenleri dahil olmak üzere özellikle tehlikeli patojenlerin varlığı ve olası su yoluyla yayılmaları hakkında sonuçlar çıkarıldı.
Proje, seçilen örneklerin hasar özelliklerini değerlendirdi ve suşları bir koleksiyonda biriktirdi ve ardından bunları ABD’ye ihraç etti.
Ukrayna’nın su kaynakları haritasının analizi de gösteriyor ki, bu çalışmanın sonuçları sadece Rusya’da değil, aynı zamanda Karadeniz ve Azak Denizi’nde ve ayrıca Doğu Avrupa’da olumsuz bir biyolojik durum yaratmak için kullanılabilir.

AZOVSTAL’IN ALTINDA GİZLİ BİOLABLAR MI VAR?
Henüz doğrulanmamış bir iddia da, Mariupol’de son çatışmaların sürdüğü Azovstal Çelik Fabrikası’nın altında Metabiota ile birlikte yönetilen gizli bir NATO tesisinin varlığı.
İddialara göre burası dünyadan gizlenen bir kimyasal ve biyolojik silah laboratuvarı.
Azovstal’ın yeraltı sisteminin, 30 metre derinlikte toplam 24 km’lik tünellerden oluşan bir ağ olduğu ileri sürülüyor.
Araştırmacı Gazeteci Pepe Escobar’a göre, bu yeraltı tünelleri gizli bir NATO tesisine ev sahipliği yapacaktı.
Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden, Ukraynalı milyarder oligark Rinat Akhmetov (Azovstal’ın sahibi) ve Kiev hükümeti ile bağlantılı bir şirket olan Metabiota tarafından çalıştırılacak bir biyolaboratuvar inşa edilecekti.
Rus özel kuvvetlerinin Mariupol’de peşinde olduğu hedeflerden birinin de bu gizli NATO tesisi olduğu ileri sürülüyor.
Ancak çatışmalar sürüyor ve fabrika altında saklanan Ukraynalı Nazi gruplar, Batılı istihbaratçılar ve paralı askerler teslim olmayı reddediyor.
Daha doğrusu Kiev’den nazi gruplara gelen emir teslim olmaya kalkanların vurulması yönünde.
Azovstal çelik fabrikasının yeraltında yaklaşık üç bin kişinin saklandığı belirtiliyor.
Burada bulunan gruplar için devlet başkanları devreye girdi. Tahliye girişimlerinde en az 3 helikopter Rus güçlerince vurularak düşürüldü.
Görev yeri İzmir NATO olan bir Amerikalı Korgeneral Roger L. Cloutier’in helikopter ile kaçma girişimi sırasında yakalandı. İddialara göre Gizli NATO tesisi, Korgeneral Cloutier’in komutası altında olacaktı.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, buradaki istihbarat ve tahliye başarısızlığı sonucu henüz 7 aydır görevde bulunan Fransız İstihbarat Servisi Başkanı Eric Vidoc’yu görevden aldı.
Escobar’ın iddialarına göre, Azovstal’da NATO ülkelerinden pek çok ‘askeri danışman’ da bulunuyor.
Düşmanın aklına gelmez diyorsunuz değil mi demek geliyormuş :)