Koronanın bir etkisini daha açıklandı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Akyürek, korona virüs salgını ile birlikte gelişen metabolik sendromun tip 2 diyabet gelişme riskini 5 kat arttırdığını söyledi.

Koronanın bir etkisini daha açıklandı

Koronavirüs salgını ile birlikte eve kapanmak zorunda kalan insanların hareketsiz halde kalması nedeniyle birçok hastalık da gizliden insan vücudunda gelişmeye başladı.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Akyürek, o hastalıklardan biri olan metabolik sendroma dikkat çekerek, sendromun beraberinde birçok hastalık getirebileceğini vurguladı.

'ŞEKER HASTALIĞI RİSKİNİ ARTIRIYOR'

Akyürek, “Metabolik sendrom, ortak genetik ve çevresel faktörlerle ortaya çıkan, artmış bel çevresi, trigliserit yüksekliği, HDL kolesterol düşüklüğü, kan basıncı yüksekliği ve açlık kan glukozu yüksekliği ile karakterize bir kardiyometabolik risk faktörleri demetidir. Metabolik sendromlu kişilerde metabolik sendromu olmayanlara göre gelecekte tip 2 diyabet gelişme riski 5 kat, aterosklerotik kardiyovasküler hastalık gelişime riski ise 2 kat daha fazladır” diye konuştu.

'AİLESİNDE HASTALIK OLANLAR DAHA FAZLA TEHLİKEDE'

Ailesinde şeker hastalığı olanların daha fazla tehlikede olduğunu kaydeden Akyürek, “Ayrıca ailesinde diyabet hastalığı ve yüksek tansiyon öyküsü olanlarda metabolik sendrom riski daha fazladır. Ülkemizde yapılan çalışmalar toplumumuzun giderek şişmanladığını; abdominal obezitenin ve metabolik sendrom riskinin hızla arttığını ortaya koymaktadır. Ülkemizde erkeklerin yüzde 31’inde, kadınların ise yüzde 43’ ünde metabolik sendrom vardır. Metabolik sendromun önlenmesinde ve tedavisinde en etkili yaklaşım, yaşam tarzının düzenlenmesidir.

Bu nedenle fiziksel aktivenin azaldığı ve beslenme bozukluğunun daha da arttığı bu dönemde bir dizi tedbirler almak gerekir. Düzenli egzersiz yapın. Düzenli egzersiz vücut ağırlığını ve yağ oranını azaltır, HbA1c, LDL kolesterol ve trigliseridi düşürür, HDL kolesterolü artırır. Önerilen egzersizler arasında yüzme, bisiklet kullanma, tempolu yürüyüş ve koşu yer almaktadır. Bu amaçla orta yoğunluktaki bu egzersizlerin günde 30 dakikadan az olmamak kaydıyla, haftanın çoğu günü yapılması önerilmektedir” dedi.Dr. Akyürek, korona döneminde beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini kaydederek, şunları söyledi:

“Beslenmenin düzenlenmesi yalnızca obezitenin tedavisinde değil, tansiyon, kan şekeri ve kolesterol profilinin düzeltilmesinde, diyabetin ve kardiyovasküler komplikasyonların önlenmesinde de etkilidir. Son zamanlarda Akdeniz diyeti gibi dengeli diyet modellerinin kalp hastalığı ve farklı kanser türlerinin yanı sıra obezite, kolesterol ve kan basıncı yüksekliği gibi metabolik bozuklukların sıklığında azalma ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Akdeniz diyeti sebze, meyve, baklagiller, zeytinyağı, ceviz, fındık, üzüm gibi liften, kompleks karbonhidratlardan ve tekli doymamış yağlardan zengin, doymuş yağlardan fakir bir diyettir”