Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, aşı olmayanların hastalığı kapmaları ve yaymaları halinde hapis cezası alabileceğini söyledi.
Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, bugünkü “Virüs bulaştıran hapis yatabilir!..” başlıklı yazısında, “Aşı olanlar virüsle muhatap olmaları halinde ağır hasta olmaktan kurtulurken, aldıklarını etrafa saçmalarının da önüne geçti. Bu durum son dönem ortaya çıkan, daha hızlı yayılan ve öldürücü gücü yüksek olan Delta ve Delta Plus için de geçerli oldu.” diye yazdı.
Sarıkaya’nın bugünkü yazısı şöyle:
Aşı öncesi kimin, kimden virüs kaptığı bilinmiyordu…
Ancak aşı olanların sayısı arttıkça, hem hastalığa yakalanan, hem de virüse dayalı ölüm sayısında ciddi gerileme oldu.
Aşı olanlar virüsle muhatap olmaları halinde ağır hasta olmaktan kurtulurken, aldıklarını etrafa saçmalarının da önüne geçti.
Bu durum son dönem ortaya çıkan, daha hızlı yayılan ve öldürücü gücü yüksek olan Delta ve Delta Plus için de geçerli oldu.
DELTA PLUS KAPANLAR AŞI OLMAMIŞ
Nitekim Sağlık Bakanı Koca dün çok daha hızlı ve öldürücü olan Delta Plus varyantının 3 farklı ilde 3 kişide görüldüğünü açıkladı.
Bu kişilerle ilgili sonrasında gelen cümlesi önemliydi:
“Aşılı kişiler değil…”
Peki, hem aşı olmayıp, hem de hastalığın yayılmasına neden olanların hukuk karşısında bir sorumluluğu yok mu?
Soruyu dün sabah Prof. Dr. Adem Sözüer’e yönelttiğimde önemli bir tespitte bulundu:
“Aşı yaygınlaşmadan önce biraz zordu. Ancak, hastalığı kapmaları ve yaymaları halinde, hem bilinçli taksir, hem de olası kast suçlarından haklarında dava açılıp ceza alabilirler. Cezaları da 5 yıldan 30 yıla kadar çıkabilir…”
Türk Ceza Kanunu’nun hazırlanmasında emeği geçenler arasında yer alan Prof. Dr. Sözüer’e gerekçesini sordum.
AŞI OLMAYAN SONUCUNA KATLANIR
Yakın geçmişe kadar bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmanın zor olduğuna dikkat çekti.
Ancak aşı ile birlikte virüsü bulaştıran kişinin tespitinin daha da kolaylaştığını anımsattı…
“Eğer aşı olmamış ve virüs kapma olasılığı yüksek yerlerde de bulunuyorsa baştan sorumluluğu üstlenmiş demektir” deyip devam etti:
“Aşı olmayarak ve virüs kaparak neticeyi öngörmüş demektir. Eğer bu kişi virüs kapar ve buna rağmen kalabalık içine girip yayar ise bu suçtur. Bir kişinin şikayeti halinde olası kasttan ya da bilinçli taksirden hüküm alabilir. Taksir, Bilinçli Taksir veya Olası Kast suçlarından ceza alabilir.”
Cezanın da bulaştırma şekli ve durumuna göre verileceğini belirtti.
5 YILDAN 30 YILA KADAR
Aşı olmamış bir kişinin hasta olduğunu bilmeden virüsü bulaştırması halinde taksirli suçtan 5 yıla kadar, hastalığından şüphe etmesine karşın önlem almadıysa 15 yıla kadar, hastalığını bildiği halde kalabalığa girip, insanlara bulaştırması durumunda da olası kast suçundan 30 yıla kadar hakkında hapis istenebileceğini belirtti.
Buna örnek olarak trafikte işlenen suçları gösterdi.
Bir kişi kaza yapma olasılığına rağmen kırmızı ışıkta geçen, karşıdan gelene çarpacağını bildiği halde ters yola giren, üstelik de arabasının fren sisteminin bozuk olduğunu bilmesine karşın devam eden kişiyi örnek verdi.
Bu kişi birine çarptığında nasıl ceza alıyorsa, benzer durumun virüs bulaştıran için de geçerli olduğunu söyledi.
Aşı ile bu kişilerin tespitinin daha kolay olduğunu, dolayısıyla haklarında suçlamada bulunmanın da olası hale geleceğini anımsattı.
AİDS İÇİN DE GETİRİLDİ
Prof. Dr. Sözüer’in dikkat çektiği durum geçmişte batılı birçok ülkede AİDS hastalığı üzerinden gerçekleşti.
AİDS olduğunu bildiği halde bir kişi ile cinsel ilişkiye giren kişilere, bilinçli taksir ve kast suçundan ağır cezalar verildi; silahlı saldırıyla öldürme kastında bulunan kişilerle eş değer tutuldu.
Bazı ülkeler ceza kanunlarında yaptıkları düzenleme ile sağlık suçlarını yasalarına ekledi.
Salgın döneminde de yasalarına Almanya gibi koronavirüsü ekleyen ülkeler oldu.
Salgın halinde tedbir almayan, bir başkasına bulaştıran kişilere ceza düzenlemesi getirdi.
Türkiye’de de olması gerekiyor.
Çünkü 90 yıl önce çıkan Hıfzıssıhha Kanunu bugünün ihtiyaçlarını karşılıyor olsa da yenilenmesi gerekiyor.
Suçun bu denli yaygınlaştığı ve farklılaştığı süreçte sağlık alanında da yeni düzenlemeye ihtiyaç kaçınılmaz olarak duruyor.











Bu haberi okuduğum iyi oldu. Daha da bilinçlenmiş oldum ve kesin kararımı verdim..
Aşı olmayacağım ve ev hanemin de olmasına razı değilim. Olana da mani değilim. Ne halleri varsa görsünler..
O gün geldiginde Urfa Viransehir savcisi dosya ile göründügünde belli olacak kim hapis cezasi aliyor!
İsrailde aşı olanların Q i corona olmuş. Şu an vakaların azalmasının sebebi havaların ısınması. Sonbahar ve kışın gene vakalar artacak. Ve diyecekler ki mutasyona uğradı. Aşı olacaklara önerim. Aşı için Eylül ayını bekleyin. Hastalık o zaman artacak. Şimdi yapılan aşılar mutasyona karşı korumasız kalacak. Aşıların altı ayda bir yeniden yapılması lazım. Aşı olmayanlara hapis cezası diyen zat ( bu açıklaması ile küreselcilere hizmet ediyor) sanırım anayasal hakları bilmiyor. Şu anda yapılan aşı ruhsatsız. 3-4 yıl sonra faz 4 ü bitirip aşı adını alacak. Biontech aşısı olanlarda yüksek ateş baş ağrısı İshal gibi yakınmalar daha sık. Çok nadir olarak ölüme neden oluyor. Televizyona çıkıp herkesin aşı olmasını isteyen profesörlerin ilaç şirketleri ile ilişkilerini araştırmalarını öneririm. Aşı tarihi 100 yıllık. Salgın hastalık tarihi insanlık başladığından beri var. Mesafe maske korur. Bugün aşı zorunlu diyenler yarın çip zorunlu diyecekler. Karanlık bir çağdayız. Lütfen karşı görüşlere de saygı gösterin. Saygılarımla.
yok devlet bütcesine yük oluruz.idam edin gitsin.hatta suriyeye yollayın oradan işinize yarayacak elemanlarla bizi takas edin.ne o öyle hapis mapis bizi mi besleyeceksiniz kırk yamalı bohça gibi bütçeyle.itlaf edin bizi.Bakın yarın bir gün mafyatiklerin yaptığı gibi biri bir tripod kamerayla çıkar tüm olanları ifşa ederse ne yapacaksınız? wikeless benzeri evraklar ifşaa olursa ne yapacaksınız. sizler nerelere gideceksiniz o vakit.bir avuç para ve uyduruk dünya düzenine alet olanlar! plandemi ifşa olunca ne devlet kalır ne millet.. bu oyunun içerisine devletleri çekenler yarın iplerini de çeker.yapmayın yazık olur.tarih herkesi herşeyi yazacak.keşke biz yanlış olsak da bizi itlaf etmekle ülkeyi kurtarsanız.
Zaten taşıyıcı değil mi aşılılar? Gül suyu enjekte etmiyorsunuz ya vücuda. Aşı(?) olup varyantlarına yakalanıp yeni varyantları yayınca da hapse girilecek mi? Hem nasıl ispat edeceksin? Kırmızı ışıkta geçen (aşısız) değil de yeşil ışıkta geçen (aşılı) çarptıysa… Kırmızı ışıkta geçeni, ölüme sebebiyetten hapse mi atacaksın? Sizi kiloyla mı başımıza getirdiler? Kibrit kutusundaki sahibinin sesleri….
ya bu virusu uretip yayanlar hakkinda ne yapabildiniz
Eve hırsız giriyor, hırsıza müdahele etsen hırsız haklı, adam bıçaklayıp serbest geziyorlar, cinayet desen 3 5 yıla dışarıda. Haberleri okuyorum, şu bu yakalandı, 40 tane suç kaydı var, e nasıl oluyor da dışarıda bu adam? Bunlar gezecek ne olduğu belli olmayan iğneyi vurdurmadı diyerek hapse atacan! Palavracı, satılmış sürüsü, bigpharma komisyoncuları.
Her sey dogru! Maske ve mesafe korumaz ama mesafeli durmak korur! Fark burada.
Mesafeli durmak uzak durmak degildir!
Bunlarda kendini gazeteci, yazar sayiyor. Dis mihrak ajani. Bir de araya AIDS sokmus dikkat cekmek icin, cakal. Cok bilir anlar ya, aids neden olur. Sen insanlarin sagligini korumak istiyorsan once su araba egsozlarina filtre takdir, agir metaller, GDO, zirai ilaclar ile mucadele et. Kaz daglarini, ormanlarini koru. Saglikli beslenen, temiz hava ve su olan, gunes olan yerde hastalik olmaz.
18 yaş altına da aşı yapılsın