Koronavirüsü yenen öğretmen, gözyaşları içinde öğrencilere seslendi

İzmir'in Karabağlar ilçesinde yakalandığı koronavirüsü yenen Eşrefpaşa Anadolu Lisesi İngilizce öğretmeni Zübeyde Şahin (41), her yıl birlikte kutladıkları 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde, bu defa öğrencilerinden ayrı kalacak olmanın çok zor olduğunu belirtti. Öğrencileri ile 24 Kasım'a özel bir video hazırladıklarını dile getiren Şahin "Bugünü okulda kutlamayı çok isterdik. Özel etkinlikler yapardık ama şimdilik sosyal medya üzerinden birbirimize destek olacağız" dedi.

Koronavirüsü yenen öğretmen, gözyaşları içinde öğrencilere seslendi

Türkiye'de pandemi nedeniyle uzaktan eğitim sistemine geçişle birlikte öğretmen ve öğrenciler için zor bir süreç başladı. Bu süreçte zorlanan öğrencilere en büyük destek ise öğretmenlerden geldi. Uzaktan eğitim veren öğretmenler bilgisayar başında ders anlatmanın yanı sıra, öğrencilerin kaygıları konusunda da onlara destek vererek süreci kolaylaştırmak için mücadele veriyor.

Yakalandığı koronavirüsü yenen Eşrefpaşa Anadolu Lisesi İngilizce öğretmeni Zübeyde Şahin, her yıl birlikte kutladıkları 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde, bu defa öğrencilerinden ayrı kalacak olmanın çok zor olduğunu belirtti. Öğrencileri ile 24 Kasım'a özel bir video hazırladıklarını dile getiren Şahin, "Hastalık sürecinden sonra online derslerimiz başladı. Öğrencilerime ilk söylediğim şey çok dikkatli olmaları, bu kadar rahat gezmemeleri oldu. Bugünü okulda kutlamayı çok isterdik. Özel etkinlikler yapardık ama şimdilik sosyal medya üzerinden birbirimize destek olacağız" dedi.

'HASTALIĞI ÖĞRENCİLERİME BULAŞTIRMAKTAN ÇOK KORKTUM'

Koronavirüse yakalandığı süreci anlatan Zübeyde Şahin, testi pozitif çıktığında en büyük endişeyi öğrencilerine bulaştırma ihtimali konusunda yaşadığını ifade edip, "Eşim astım hastası olduğundan hastalığın en başından beri çok dikkatli davrandık. Ancak koronavirüs belirtileri önce eşimde başladı. Belirti gösterince evde kendisini karantinaya almıştık ama ilk testi negatif çıkınca normal yaşantımıza geri döndük. Şikayetleri geçmeyince hastaneye tekrar gittik. Bu kez virüsün eşimin ciğerlerine kadar indiği görüldü ve aynı gün benden de test alındı. Benden test alınmadan önce, eşimin ilk testi de negatif çıkınca okula gitmiştim. O gün öğrencilerime kitap dağıttım ancak maske, mesafe ve hijyen konusunda çok dikkatli davrandım. Ertesi gün testim pozitif çıktığında öğrencilerime ya da o gün beraber vakit geçirdiğim arkadaşlarıma hastalığı bulaştırdım mı diye dikkat etmeme rağmen çok endişelendim. Aslında bu dönemde kendi hastalığımdan çok hastalığı başkalarına bulaştırmaktan korktum" diye konuştu.

'ÖĞRENCİLERİMİ YALNIZ BIRAKMAK İSTEMEDİM'

Öğrencilerin de virüs süresince ciddi kaygıları olduğunu ifade eden Şahin, bu konuda desteğe ihtiyaçlarını olduğunu vurgulayarak, "Evde çok güçlü durmaya çalıştım.  2 çocuğumuz var onlara da bulaştı. Onlar çok hafif atlattılar. Karantina dönemini evimizde oğlumun sınavına hazırlanarak geçirdik. Onun açısından da çok zordu. Öğrencilerimle online ders yaparken hep kendi oğlumun psikolojisini göz önünde bulundurarak sohbet ediyorum. Dışarıdan çok desteğe ihtiyaçları var. Öğrencilerin dışarıya ne zaman çıkacakları, okula yeniden ne zaman başlayacakları ve ileride neler olacağı konusunda kaygıları var. Online dersler esnasında okul müdürümüz sağ olsun Selman Er dinlenmemi önerdi. Kendisine teşekkür ettim ama bu süreçte öğrencilerimi yalnız bırakmak istemedim" açıklamasında bulundu.

'KİMSE BENİM BAĞIŞIKLIĞIM GÜÇLÜ DİYEREK KENDİNE GÜVENMESİN'

Hastalık sırasında moralin ve psikolojinin çok önemli olduğunu dile getiren Şahin, hastalığın çok zorlu olduğunu ifade edip, "Testim pozitif çıktığında eşim bana, 'Çok özür dilerim. Sana bu hastalığı ben bulaştırdım. Ya benim yüzümden sana bir şey olursa' dedi. Ben güçlü durmaya çalıştıkça eşim de toparlanmaya başladı. Psikolojiniz iyi ise her şey daha kolay oluyor. Sonunuzun kötü olacağını düşünürseniz belirtilerinizi ve kendinizi daha çok dinliyorsunuz. Çok zor bir hastalık. Kimse, bağışıklığım kuvvetli diye kendine güvenmesin. 'Bulaşsa da grip gibi atlatırım' diye düşünenler var ama öyle bir şey yok. Kimin üzerinde hangi etkilere neden olacağını bilemezsiniz. Çok şiddetli öksürük yaşadım. Eşimle aynı evdeyiz ama bana göre çok daha ağır atlattı. Kas ve kemik ağrılarını en üst noktada yaşadı. En büyük korkum hastaneye gitmesi gerekirse, cihaza bağlanırsa ne yaparım oldu. Hastalığı yenmemin üzerinden süre geçmesine rağmen merdiven çıkarken nefes nefese kalıyorum. İleride ne gibi etkisi kalacak bilmiyorum, çok daha çabuk yoruluyorsunuz" diye konuştu.