LGS, YKS, KPSS... Milyonlarca evde matem var!

YKS sonuçlarının açıklanmasıyla istedikleri üniversiteyi kazanan ya da kazanamayan gençler şimdi yeni sorunlarıyla boğuşmak zorunda...

LGS, YKS, KPSS... Milyonlarca evde matem var!

Eğitim alanındaki incelemeleriyle tanınan Abbas Güçlü, "LGS, YKS, KPSS ve benzeri sınavlar yüzünden milyonlarca evde matem var! Yeni öğretim yılı uzaktan mı, yakından mı, hibrit mi, ötelemeli mi tartışmaları sürerken, gidecek okul, çalışacak iş bulamayan milyonlarca evladımız ve aileleri her yeni güne daha da kahrolarak başlıyor!" ifadelerini kullandı.

Güçlü'nün Milliyet'teki "Eğitim sancılı, gençler kırgın, aileler kaygılı!" başlıklı yazısı şöyle:

"Aile büyükleri için çocukları ve onların geleceklerinden daha öncelikli bir şey yok.

Sınav yarışının bu denli önemli hale gelmesi bu yüzden.

Peki, bu yarışta, herkes olmasa da makul bir çoğunluk aradığını bulabiliyor, emeklerinin ve yaptığı harcamaların karşılığını alabiliyor mu?

Evet demek mümkün değil!..

Hâlâ gidecek lise bulamayan yüz binlerce öğrenci var. Üniversiteye girişte de durum farklı değil!

MEB ve YÖK, her ne kadar, yeterince kontenjan var dese de görünen o ki hâlâ öğrencileri ve aileleri anlayamadılar!

Onların sundukları meslekler ile öğrencilerin istedikleri öylesine farklı ki ayrıştıkları noktalar, örtüştüklerinden çok daha fazla...

Liselere girişte öğrencilere sunulan açık lise, imam hatip ya da meslek liseleri görüldüğü kadarıyla, yeterince ilgi görmüyor, dayatmalar ise işe yaramıyor!

Üniversiteye girişte de yüz binlerce işsiz mezunu olan fakültelerin kontenjanları her ne kadar azaltılsa da hâlâ öğrenci bulamıyor!

2.5 milyon adayın kapıda beklediği üniversitelerde 57 bin kontenjanın boş kalması çok manidar!

Mademki dolma ihtimalleri hiç yoktu, neden bu bölümlerin açılmasına izin verildi, kontenjanları neden hâlâ bu kadar fazla?

Devlet ya da vakıf hiç fark etmez çünkü sonuçta hepsi de milli servet!..

ÜNİVERSİTELERİN BÜTÇE SORUNU

Doluluk oranlarının ve kalitenin artması için pek çok ülkede olduğu gibi kaydolan öğrenci başına ve puanların yüksekliğine göre fakültelere bütçe tahsis edilmelidir.

Yoksa 1000 öğrenciye de, 800 öğrenciye de aynı bütçeyi verdiğinizde, kimse dolması ve daha iyisi için çaba harcamıyor. Bu da vasatları beraberinde getiriyor!..

KPSS'DEKİ RİSK

Bir sınav sezonu daha kapanmak üzere. Yakında KPSS var ve risk, LGS ve YKS’ye göre sanki çok daha yüksek ya da öyle bir algı var.

KPSS ve diğer birkaç sınav daha aradan çıktıktan sonra ileriye yönelik sağlıklı bir durum analizi yapmakta yarar var!

Yola bu şekilde mi devam edilecek yoksa ciddi anlamda bir reform söz konusu olacak mı?

Keşke, ülkemizin ve dünyanın gelecekteki 20-30 yıllık konjonktürel durumu göz önünde bulundurularak, yeni açılımlar yapılsa!

İşte o zaman geleceğe çok daha güvenle bakabiliriz!

Böylesi bir oluşum, her kimden gelirse gelsin çok isabetli olacaktır!..

DEĞİŞİM ŞART!

Hemen her alanda değişim söz konuyken, eğitimde takılıp kaldık!

40 yıl önceki şikâyetler güncelliğini koruyor.

Ve daha nereye kadar böyle devam edecek?..

Mevcut sınav sistemleri çocuklarımızı değersizleştirmenin ötesinde çok fazla bir işe yaramıyor!

Üniversite giriş sınavlarına 2.5 milyon aday başvurdu, içlerinde, canı gönülden sevinen birkaç yüz bini geçmez! 2 milyondan fazlası adeta hayata küstü. Eve kapandı. Kimseyle konuşmuyor!..

Yapılmak istenen bu mu? Hiç sanmıyoruz ama bu düzen 40 yıldır devam ediyor!..

Oysa her çocuğun başarılı olacağı bir alan kesinlikle var. Onu bulup geliştireceğimize, böylesi anlamsız bir yarışın içinde debelenip duruyoruz!

Yapmamız gereken tek şey günü kurtarmaktan vazgeçip, uzun vadeli, doğru bir insan gücü planlaması ve erken yönlendirme yapmak ama buna bile cesaret edemiyoruz. Bu konuda bir karar alabilsek, gerisi kendiliğinden gelecektir.

Özetin özeti: Mucizeyi hep uzaklarda arıyoruz oysa biraz geriye dönüp baksak en iyi sistemler zaten bizde vardı. Fabrika ayarlarına dönmemiz yeter de artar!.."