Erdoğan'dan dikkat çeken 'Kırım' çıkışı

Meclis yeni yasama dönemi için özel oturumla toplandı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Kırım'la Karabağ hattındaki çatışmaları ilişkilendirdi. "Karadeniz’de Kırım’ın işgali ile başlayan kriz her an yeniden yükselebilir." diyen Erdoğan, "Dağlık Karabağ’ı işgal eden Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısı ile başlayan çatışmalar bunun en somut örneğidir." diye konuştu.

Erdoğan'dan dikkat çeken 'Kırım' çıkışı

27. Dönem 4. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

Meclis’te yeni yaşama yılı açılış oturumuna koronavirüs önlemleri nedeniyle bir isim dışında hiç kimse davet edilmedi.

Azerbaycan’a destek veren TBMM anlamlı bir davette bulundu. Meclis Genel Kurulu özel davetli olarak kor diplomatik locada sadece Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim izledi. 

ŞENTOP ÖZEL OTURUMU AÇTI

Törenin ardından TBMM Başkanı Şentop Meclis Genel Kurulu’nda özel oturumu açtı. 

Şentop yaptığı açıklamada "Türkiye bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da haklı davasında, vatan savunmasında Azerbaycan’ın yanında yer alacaktır. Doğu Akdeniz’de, Ortadoğu’da ve bütün coğrafyalarda yegane ölçümüz, milletimizin şerefini ve menfaatlerini, dünya barışını ve bütün insanlık için adaletin gerçekleşmesini esas alarak hareket etmektir. Gerekçesi, yöntemi ve şekli ne olursa olsun şiddet ve terör, demokrasimizin ve siyaset kurumunun en yıkıcı düşmanıdır" ifadelerini kullandı. 

ERDOĞAN'DAN 'KIRIM' MESAJI

Şentop'un konuşmasının ardından kürsüye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan çıktı. Kırım ile Azerbaycan-Ermenistan hattındaki çatışmaların bağlantılı olduğu mesajını veren Erdoğan "Karadeniz’de Kırım’ın işgali ile başlayan kriz her an yeniden yükselebilir. Dağlık Karabağ’ı işgal eden Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısı ile başlayan çatışmalar bunun en somut örneğidir. Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanlarında olduğumuzu burada bir kez daha belirtmek istiyorum." ifadelerini kullandı. 

Erdoğan'ın verdiği diğer mesajlar şöyle: 

Özellikle Minsk üçlüsü denilen Amerika, Rusya, Fransa ve bunların 30 yıla yakın zamandır bu sorunu ihmal ettikleri için bugünlere yansıyan bu olumsuz durumun karşısında ateşkes arayışı içinde bulunmaları her şeyden önce kabul edilebilir bir şey değildir. Ha bir şey mi isteniyor o zaman işgalcilerin bu topraklardan çıkmaları gerekir ki burada bir çözüme ulaşılsın. İşte şimdi netice zamanı.

Ermeni işgalciler Azeri topraklarından çıkmadan çözüm olmaz. Azerbaycanlı kardeşlerimize tüm imkanlarımızla destek vermeyi sürdüreceğiz.

'İŞTE ŞİMDİ NETİCE ALMANIN ZAMANI'

Trump, Putin, Macron’la görüştük ama netice yok. Azerbaycanlı kardeşlerimiz şu anda topraklarına dönecekleri günü bekliyor. Ona kimse yanaşmıyor. Önce bir bunu konuşalım hep oturdular konuştular ama bir netice yok işte şimdi netice almanın zamanı Azerbaycanlı kardeşlerimiz de şimdi kendi göbeğini kesmenin adımını attılar.

Bu bölgedeki kalıcı barışın yolu Ermenistan’ın işgal ettiği her karış Azerbaycan toprağından çekilmelerinden geçiyor.
Bu haydut devlete destek verenleri kendilerine insanlığın ortak vicdanı önünde hesap sorulacağı konusunda ikaz ediyorum.

Bu ülkelerin bir kısmı gerçekleri dile getirdiğimiz için bizi hedef alıyor. Unutulmamalıdır söz konusu ülkeler dün yoktu yarında olmayacak ama biz Allah’ın izniyle bu topraklarda olmaya devam edeceğiz.

Son dönemde terör tehdidi kaynağında kurutma planımız çerçevesinde Irak sınırındaki örgüt yuvalarını birer birer ortadan kaldırıyoruz. Bu fitne çukurlarını tamamen bitirene kadar operasyonlarımız sürecektir.

Suriye krizi bölgemizin en kanlı en acı meselesidir. Bölgede 10 yılına ulaşan Suriye krizinin her boyutu biz çok yakından ilgilendiriyor. Sınırın her iki yanında yaşayan halklar köklü bir geçmişi barınıyor. Türkiye’nin 40 yıllık terörle mücadelesinde de Suriye her zaman kritik bir noktada yer almıştır.

SURİYE'DEKİ GELİŞMELERE DEĞİNDİ

Her kim Türkiye’nin Suriye’de ne işi var diyorsa ya bölgeyi tarihi bilmiyordur ya da kafasında başka hesaplar yapıyordur. Türkiye sınırlarını güvenlik altına almak için her yolu ve yöntemi kullanmayı sürdürecektir. Sınırlarımızı terör örgütlerine ve onları maşa olarak kullananlara teslim etmedik etmeyeceğiz. Son teröristi de imha edene kadar harekatlarımızı sürdüreceğiz.

Suriyeli mültecilerin iaşe ibate ve barınması için ülkemize burası çok önemli 3 milyar avro artı 3 miyar avro sözü veren sonra 40 dereden su getirerek bunun çoğunun üstüne yatan yine Avrupa Birliği olmuştur.

Bugüne kadar 411 bin Suriyeli’nin gönüllü bir şekilde ülkelerine dönmesi ülkemizin doğru bir yolda olduğunu gösteriyor.

ERDOĞAN'DAN 'DOĞU AKDENİZ' MESAJLARI

Doğu Akdeniz’deki gelişmeler Türkiye’nin denizlerde verdiği en önemli mücadeledir. Türkiye olarak Akdeniz’de çatışma gerilim haksızlık hukuksuzluk peşinde asla değiliz. Tek talebimiz ülkemizin haklarına hukukuna çıkarlarına saygı gösterilmesidir.

Akdeniz’deki anlaşmazlıkların hakkaniyet temelinde çözülmesi öncelikli hedefimizdir. Yunanistan’ın ve Rum kesiminin 2003 yılından beri ortaya koydukları tavır maalesef bu ilkenin çok uzağındadır.

Türkiye’nin önünde kendi politikalarını kararlılıkla hayata geçirme dışında bir seçenek kalmamıştır.

'AMACIMI V TİPİ TOPARLANMA'

Kamu bankalarını teşvik ederek 267 milyar liranın üzerinde bir finansmanın ekonomimize aktarılmasını sağladık. Her kesimin finansman ihtiyacının giderilmesini sağladık. Üçüncü çeyrekle ilgili tüm öncü göstergeler ekonominin toparlandığına işaret ediyor. Açıklanan her veri bu tabloyu destekliyor. Amacımız V tipi bir toparlanmayı sağlayıp bu yılı artı değerde kapatmaktır. Önümüzdeki yıl için tahmin edilen büyüme oranımız yüzde 5,8’dir.

Türk ekonomisi yaşadığı bunca saldırının ve şokun ardından daha dayanıklı bir yapıya kavuşmuştur.

Meclis'in bu yasama yılındaki gündemi yoğun olacak.