1. Haberler
  2. Manşet
  3. Meral Akşener: CHP’yi destekleyenlere bir şımarıklık çöktü

Meral Akşener: CHP’yi destekleyenlere bir şımarıklık çöktü

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, katıldığı canlı yayında "Bir şımarıklık çöktü, siyasilere değil ama genellikle CHP'yi destekleyen ve onu tanzim etmeye çalışan insanlarda" dedi. Akşener, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun 'başörtüsü' teklifi için ise "gerek yok" ifadelerini kullandı.

featured

İYİ Parti lideri Meral Akşener, Halk TV’de İsmail Küçükkaya ile Yeni Bir Sabah’ın konuğu oldu.

“Millet İttifakı psikolojik üstünlüğü elinde tutuyordu, ancak son zamanlarda bu üstünlüğün Cumhur İttifakı’na geçtiği belirtiliyor, yorumunuz ne olur?” sorusunu Akşener, şöyle yanıtladı:

‘İPİN UCU KAÇTI’

“Doğrudur, algı üzerinden baktığınız zaman algılar, olgular bunları sağlar. Şöyle de bir şey oldu, bunu dürüstçe konuşalım, muhalefetin sistemi içerisinden yol yürüyen kanaat önderleri var, insanlar var, akademisyenler var, pek çok kişi var. Aklı fikri çalışan kişiler var ve bu masanın etrafındaki kişilere de fikirlerini görüşlerini bildiriyorlar. Bu da güzel. Şimdi bir anda ‘Biz aldık, aldı bitti’ye düştü iş. O zaman bir resim çıktı ortaya. Burada dikkatli bir dil kullanmaya çalışıyorum, herkes üzerine alınıyor. Herkes üzerine alınsın ama yani bir şımarıklık çöktü, siyasilere değil ama genellikle CHP’yi destekleyen ve onu tanzim etmeye çalışan insanlarda. Birçok insan var bunun içinde, sesleri de var. Hepimiz izliyoruz onları zaman zaman etkileniyoruz. Mesela çok ilginç bir şey çıktı, ‘sağcılar’ diye bir kavram çıktı. ‘O masada biz bulunalım, iktidarı kazandıralım ama tamamını CHP tanzim etsin.’ ‘Solcular ve sağcılar’ diye bir şey çıktı, o muhtemelen pek çok insanı etkiledi. Bir arkadaş ipin ucunu o kadar kaçırdı ki bizim partimizin il ve ilçe teşkilatlarının kiralarını CHP’nin ödediğini söyledi. Abim aradı beni köyden 80 küsur yaşında, dedi ki, ‘Meral, benim babadan kalma bir tarla var onu satacağım, göndereceğim, Kemal Bey’e borcunu öde.’ Böyle bir şey yok, bu insanları etkiler. Dolayısıyla burada ipin ucu kaçtı.”

‘KILIÇDAROĞLU’NUN HELALLEŞME YOLCULUĞUNA SAYGIM VAR’

Programda Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü çıkışını da yorumlayan Akşener, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü tutumuna söyleyecek bir sözüm yok. Sayın Kılıçdaroğlu bir helalleşme yolculuğuna çıktı. Orada da büyük saygım var. Zaman zaman bende kendimi bazı şeyleri hatırlatmakla görevli hissediyorum. Çünkü benim siyasi yolculuğum en başından beri o süreçlerle ilgili olarak yapılan her türlü eksik, gedik yanlışların karşısında durdum. Pek çok bedeller kendimize göre ödedik” dedi.

‘BEN DE BUNLARI HATIRLATIYORUM’

Bu çerçeve içinde bu helalleşme yolculuğuna çok büyük bir saygı duyduğunu belirten Akşener, özetle şöyle devam etti:

“Ama dediğim gibi ben de başka şeyleri hatırlatmak durumundayım. Bu ülkede Rize Belediye Başkanı, açılım sürecinde, ‘Boş yere açılım yapmayın. Bizler her seferinde bir Kürt kadını alalım ikinci eş olarak bu meseleyi çözelim’ dedi. O günlerde ben bu gökkubbeyi yıkmaya çalıştım tek kişi olarak. AKP Samsun İl Başkan Yardımcısı, ‘Başı açık kadın perdesiz eve benzer ya kiralıktır, ya satılık’ dedi. Buna da zıtladım ben. Atatürk’ün annesine hakaret edildi. Bunlarla ilgili kim helalleşecek bu ülkede? Ben de bunları hatırlatıyorum.

‘BAŞÖRTÜSÜ ÇÖZÜLMÜŞ BİR KONU’

Başörtüsü çözülmüş bir konu, bunun hukuki bir altyapısının olması olmaması meselesi değil. Başörtüsü meselesi o günlerde askeriyenin ortaya koyduğu ve askerin itiraz ettiği bir konuydu. Biz siyasetçiler doğru tutumu alamadık, kendimi de katarak söylüyorum. İmam hatip liseleriyle ilgili ürkmüştü askeriye, sonra REFAH-YOL düştü, ANA-YOL çıktı ve o zaman biz eğer Meclis’e sadece imam hatip liselerini getirseydik eğitimle ilgili bugün eğitimin ortaya koyduğu bu rezalet hiç olmayacaktı. O gün ne yaptık? 5 artı 3’ü kesintisiz koyduk, kesintisiz yaptığınız zaman ortaokul sona kadar ilkokul okutuyorsunuz çocuklara başka bir okula geçme imkanı yok. Lisanı bitirdiniz, sanatı bitirdiniz, zanaatı bitirdiniz. Ne için? İmam hatip liselerini örtük bir biçimde kapatmak için, üniversitelere girmeleri engellemek için, bu sahtekarlıktı, bu netlikle söylüyorum.

‘BİZ SİYASETÇİLER DOĞRU TUTUMU ALAMADIK’

Sonra bu arkadaşlar geldi. Bunlar da aynı kafa içinde bu sefer her yeri imam hatip yapabilmek için bir noktaya getirdiler. Şu anda eğitim cumhuriyetin başardığı en büyük sonuçtur. Şu an iki kişi karşılıklı duruyoruz. Bunu cumhuriyet başardı. Benim 2,5 yaşımdaki torunum Ayda, 7 yaşındaki torunum Pars benim imkanlarıma, sizin imkanlarınıza sahip değil, o fırsat eşitliğine sahip değil, parası varsa okutulan bir Türkiye haline döndü. Bütün derdim şu kapanmış yaraları yeniden açmak yerine kanayan yaralara bakmak durumdayız.

‘GELİNEN NOKTADA GEREK YOKTU’

Ben saygı duyuyorum elbette Sayın Kılıçdaroğlu’na ama bugün anayasaya konulmayı tartışıyoruz. Başörtüsü çerçevesinde yeniden bir kavgayı tartışıyoruz. Başörtüsü meselesinin çok enteresan bir yönü olmuştu. Başörtülü kadınların Meclis’e girebilmesi için bir hareket yapılacak. Sayın Cemil Çiçek beni aradı, ‘Sen yönetir misin’ dedi, ‘Hay hay’ dedim, sonra ben Sayın Kılıçdaroğlu’nu aradım, ‘Böyle bir durum var, nasıl bir yolculuk yapabiliriz, bu durumda?’ Bakın bu netlikle söyleyeyim, Meclis’te milletvekili kadınların başörtülü biçimde Meclis’e girmesinin benim yönettiğim o oturumda gerçekleştiği ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun da bu konudaki tutumunun fevkalade yapıcı olduğunu defalarca söyledim, bir de buradan söylemiş olayım. Sayın Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü konusunda tutumunu biliyoruz ama şimdi gelinen noktada bence gerek yoktu.”

Türkiye’de başörtüsü sorunu olmadığını belirten Akşener, “Kadınlar arasında hiç yoktu adamlar girdi devreye, bu işte hep siyasi karşılıklı rant çıkarılmaya çalışıldı. Şu anda herkes başörtüsünden korkan da başı açıktan nefret eden de herkes o günkü yanlışlıkların, insanlara çektirdiği acıları gördü ve pişman. Dolayısıyla askerinden büyük sermayesine, ‘laik’ kesimden ‘dindar’ kesime bu farklılıkların, hayat tarzlarının çok önemli olduğuna ve buna saygı duyulması gerektiğine insanlar kanaat etti” dedi.

‘CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMADIĞIMA PİŞMAN DEĞİLİM’

Akşener, Küçükkaya’nın sorusu üzerine, “Cumhurbaşkanı adayı olmadığıma hiç pişmanlık duymadım. Çünkü bakın tekrar inanarak söylediğim şey şu, birinin bir feragatte bulunması gerekiyor idi. O kendi irademle ben oldum. Samimiyetimin anlaşılması için bazı şeyleri istemiyorum. Feragatte bulunmam gerekiyordu, bulundum. Buraya adayım demek pazarlık konusu değil. ‘Kadın bir şey istemiyor buraya bir bakmak lazım’ desinler istiyorum” diye konuştu.

İYİ PARTİ’YE GEÇECEK YENİ İSİMLER

İYİ Parti’ye yeni katılımların olup olmayacağı sorusuna, “Bakacağız duruma. Olmaz mı? Bakcez gari” diyen Akşener, şunları söyledi:

“İYİ Parti vatandaş nezdinde çok ciddi bir teveccüh ile karşı karşıya. Bu partinin büyümesi lazım. Biz kurumsallaştırmaya, kalıcı hale getirmeye gayret ediyoruz. Bu ülkenin yetiştirdiği çok kıymetli insanlar var. Partimizde değerlendirmeleri için görüşmeler yapıyorum ben. Bir kısmı aktif olarak yer alıyor, bir kısmı bilgi ve birikimlerini projeler bazında, bilgi iletimi bazında, benim yaptığım çalışmalara katkı çerçevesinde dile getiriyorlar. Böyle bir çalışma biçimimiz var.

Bu görüşmelerimize devam ediyoruz. Arkadaşlarımızın partimize kattıkları güçle kuvvetlenerek yolumuza devam ediyoruz.”

AKP’den milletvekilliğinden istifa ederek İYİ Parti’ye katılan Ahmet Eşref Fakıbaba ile ilgili de konuşan Akşener, “Ortak dostlarımız var bizim. Hakikaten bir gün telefon açtım görüşmeyi yapabilmek için ama evden bilgi sahibiyim bu arada. Gaziantepli eşi, çok güzel bir yumurtalı çiğ köfte yaptığına dair bilgim vardı. Direkt aradım, ‘Sayın bakanım ben oralarda yalnız, gariban koca İstanbul’da… Aç geziyorum.. Ben hanımefendiden şöyle bir şey rica ediyorum’ dedim. Sonra gittik.

Şu anda da görüştüğümüz isimler var. Sadece AK Parti’den bahsetmiyorum. Türkiye’ye katkıda bulunmuş, genç yaşlı ve bundan sonrada bulunabilecek insanların her biriyle görüşüyorum.”

TOGG’UN AÇILIŞINA GİDECEK Mİ?

TOGG’un açılışına davetle ilgili ise Akşener, “Davet yeni geldi. Önceden planlanmış bir programım var ama biz bu tür davetlere mutlaka partimizi temsil eden üst düzey bir arkadaşımızı oraya göndeririz parti olarak. Siyasi İşler Başkanımız Ankara Milletvekilimiz sayın Koray Aydın’ı görevlendirdik. O gidecek” dedi.

Teknolojisinden şarj edilmesine kadar zor bir iş bu. Yeşil dönüşüm planımız var bizim. Bunu yapmadığımızda sanayimizin kaybı olacak.

ALTILI MASA’NIN ADAYINI TARİF ETTİ

Akşener, altılı masanın cumhurbaşkanı adayı için şu yorumlarda bulundu:

Kapsayıcı olacak, kutuplaştırmayacak, ciddi bir devlet deneyimi olacak, çılgın olmayacak, gece rüya görüp ertesi gün onları hayata geçirmeye çalışmayacak. Bu ülkeyi tekrar demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, yandaş kayırmanın dışına çıkmaya, şeffaflığın önemine inanmış bir arkadaşımız olacak. Ve de kazanacak.

Parlamenter sistemi konuşacağımız son seçim. Masayı kuran sayın Kılıçdaroğlu. Hepimizi masanın etrafına davet eden kendisi. Bu masanın cumhurbaşkanı adayını seçeceğini de ilan eden kendisi. Bizde olumlu baktık, yanında durduk.

OLMAZSA OLMAZ DEDİĞİM ÖZELLİK ‘KAZANMASI’

Kaybedersek parlamenter sistem bir daha bu konuşulmayacak. Kararnamelerle yönetilen bir ülke olacak. Erdoğan’ın son seçimi. Bir daha sayın Erdoğan aday olmayacak, olamayacak. Bu anlayış üzerinden dişini sıka sıka duran bir insan topluluğu olacak. Biz biliyoruz ki AK Parti’nin adayı seçilmeyecek.

Benim Cumhurbaşkanı adayımızda olmazsa olmaz dediğim özellik “kazanması” Bu vasıflara uyan pek çok insan var. Ama “kazanmak” önemli. Henüz masada o noktaya gelmedik.

O gün gelince bakacağız. Kurumsallaşmayı önemseyen bir partiyiz. Henüz çalışmalar sürüyor.

‘BİR ŞIMARIKLIK ÇÖKTÜ CHP’Yİ DESTEKLEYENLERE’

“Psikolojik üstünlüğü kayıp mı ettiniz?” sorusuna ise Akşener’in yanıtı şöyle oldu:

“Doğrudur. Algılar olgular bunu sağlar. Bir şımarıklık çöktü ama siyasilere değil. Genellikle CHP’yi destekleyen ve onu tanzim etmeye çalışan insanlarda… Sağcılar diye bir kavram çıktı. İpin ucu kaçtı. Gazetecilik yapan insanlar olmayan şeyleri söylediğinde incinir insanlar.

CHP’den gelen 15 milletvekili öyle hale döndü ki bu arkadaşlar tarafından…. O 15 milletvekilinin herkese en önemlisi Türkiye’ye faydası oldu. CHP’nin anti demokratik olarak kabul edilen algısını yıkan bir iştir. Teklif eden benim, kabul eden Kemal bey.

Masaya davet ettiniz geldik. Sağcı istemiyorsanız etmeyin kardeşim. Problem yok biz bunları anlıyoruz ama sonuçları itibariyle bu zararı herkes görür. Kazanılamadığı taktirde bu zararı herkes görür.”

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 25 Ekim 2022, 19:23

    Diğer konularda da çok problemli bir demeç ama şu “büyük sermaye başörtüsüne ve farklı hayat tarzlarına saygı duyuyor” cümlesi büyük bir kandırmaca. Gidin bakı bakalım koç veya sabancı holding’e, başörtülü görebiliyor musunuz? Cuma namazına yılda 1 kez dahi müsaade etmezler. “Gideceğim” diyeni almazlar; ısrar ederse işten çıkarırlar.

    Kimse muhafazakar şirket ve holdingleri örnek vermesin çünkü oralarda çalışana dönük adı konmamış ayrımlar yok. Türkiye’nin en büyük problemlerinden birisi büyük sermayenin halktan uzak ve kopuk hali ile siyasilerin sermaye ile kol kola olup bunu belli etmemeye çalışan yaklaşımlarıdır.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!