1. Haberler
  2. Manşet
  3. Mezar ziyareti arşivleri açtı, Hizbullah gerçeği çıktı!

Mezar ziyareti arşivleri açtı, Hizbullah gerçeği çıktı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni ortağı Hüda Par lideri Zekeriya Yapıcıoğlu'nun mezar ziyareti, Hüda Par-Hizbullah bağlantısına ilişkin yeni bilgiler verdi. Yapıcıoğlu'nun anmasına katıldığı eski parti yöneticisi Mehmet Yavuz'un örgüt yayın organlarında yer alan eski konuşmalarından Hizbullah propagandası ve Cumhuriyet düşmanlığı çıktı.

featured

VERYANSIN TV

AKP listesinden Meclis’e giren, Cumhur İttifakı ortağı Hizbullah uzantılı Hüda Par Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, partisinin 4 yıl önce vefat eden genel başkan yardımcılarından Mehmet Yavuz’un Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki mezarını ölüm yıl dönümünde ziyaret etti.

Yapıcıoğlu, HÜDA PAR İl Başkanı Mustafa Yetiş, İlçe Başkanı İrfan Demiral ve partililerle 9 Ağustos 2019’da hayatını kaybeden Yavuz’un Yeni Mahalle’de yer alan Hz. Yusuf Mezarlığı’ndaki kabrine gitti.
Yapıcıoğlu, burada Yavuz’un hayatından kesitler anlatarak herkesten ona hakkını helal etmesini istedi, dua etti ve Yavuz’a Allah’tan rahmet diledi.

Anma programına Kahta Belediye Başkanı İbrahim Yusuf Turanlı, AKP İlçe Başkanı Osman Çetinkaya ve partililer katıldı. Anadolu Ajansı (AA) bu ziyaretten haber ve fotoğraflar servis etti.

‘İKİ SAİD’ GELENEĞİ

Mezar ziyareti, “Mehmet Yavuz kimdir?” sorusunu gündeme getirdi. Kısa bir incelemede Yavuz’un arşivlerde yer alan yazı ve açıklamaları, son dönemin önemli tartışma konularından biri olan “Hüda Par-Hizbullah ilişkisi” konusunda dikkat çeken yeni veriler sağladı.

13 Ocak 2015’te, o dönem HÜDA-PAR Genel Sekreteri olan Mehmet Yavuz, “Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) adı verilen bir oluşumunda “Açılım Süreci ve Güneydoğu’da Yaşanan Son Gelişmeler” konulu bir sunum yapmıştı.

Hüda-Par, Hizbullah, Açılım Süreci ve Güneydoğu’daki gelişmeler konusunda partisinin değerlendirmelerini aktaran Yavuz, konuşmasının neredeyse tamamını terör örgütü Hizbullah’ı aklamaya ayırmıştı.

Yavuz’un o konuşmasının satır başları şöyle olmuştu:

– “Hizbullah, Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat’tir. Genel algının aksine, İran ve Şiilikle hiç bir alakası yoktur. İran’ı müslüman bir devlet olarak görürler, o kadar. İlla bir kesime yakın gösterilecekse Türkiye Hizbullahı, İhvan-ı Müslimine daha yakın bir harekettir…

– Hizbullah hareketinin kurucuları; “İki Said’den (Şeyh Said ve Said-i Nursi), Hasan El Benna’dan ve İran Devrimini gerçekleştiren İmam Humeyni’den etkilendik” diyorlar. Bu gelenekten gelenler, Risale-i Nurları defalarca okurlar.

DOMUZ BAĞI YOK, SADECE ÖLDÜRME VAR!

– Hizbullah, zamanında silahlı eylemler yapmıştır ama kesinlikle domuz bağı ile birilerini öldürmemiştir. Bu şekilde birilerinin öldürüldüğüne dair hiçbir delil, adli kayıtlarda bulunmamaktadır. Domuz bağı gibi vahşi yöntemlerle bir insanın canına kıymak, ne insani ne de İslami bir yöntemdir. Hizbullah, bu iddiaları kesin bir dille reddediyor.

– Batılı güçler, PKK’ya ve legal uzantısına destek veriyor. Çünkü tıpkı Lozan’da halkının dinini ve kültürel yapısını değiştirmeyi taahhüt eden Türklere destek verdikleri gibi, şimdi de Kürt halkının dinini ve kültürel yapısını değiştirmeyi taahhüt eden Marksist PKK’ya destek veriyorlar.

– Hür Dava Partisi görülen üç lüzum üzerine kurulmuştur: İslam ümmetinin hali, Türkiye’nin ülke şartları, Güneydoğunun bölge şartları.

– Parti, halen 48 ilde teşkilatlanmasını tamamlamış olup, 81 ilde teşkilatlanmayı hedeflemektedir. Sadece bölgede kalmak yerine ülkenin diğer kısımlarının da meselelerine çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Kurucu ve üyelerinin çoğunluğu Kürt kökenli olmakla birlikte, kadrolarında Türk ve Araplar kökenli yurttaşlar da yer almaktadır. Hüda-Par, 30 Mart yerel seçimlerinde toplamda 95 bin civarında oy almıştır.

Mehmet Yavuz

‘BÖLGENİN ADI KÜRDİSTAN’

– Bölgeye Kürdistan denilmesinin sebebi siyasi değil, tarihi ve coğrafi tanımlamadır.

– Tek parti döneminde baskıcı uygulamalar ve zulümler yapılmıştır. Kürtçenin tamamen yasaklanması ve konuşanlara kelime başına para cezası verilmesi bunun bir örneğidir. Dilleri farklı kılması Allah’ın ayetidir. (Rum suresi 22. ayet) Hiç bir dil yasaklanmamalıdır.

– Kürt meselesine denge hesaplarıyla, kadim korkularla yaklaşılmamalıdır. 30 yılı aşan çatışma sürecinde 47 bin insanın hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın göç ettiği, adaptasyon sorunları yaşadığı, suça itilen çocuklardan ekonomik sorunlara kadar çok boyutlu problemlerin baş gösterdiği bir dönem yaşanmıştır. Bu sürecin ekonomik maliyeti olan yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık fatura hepimizin kaybıdır. Canlar yakan bu mesele acilen bir çözüme kavuşturulmalıdır. Meseleye ulusalcı bakış açısıyla bakmak sürdürülebilir değildir. İnsani ve İslami değerler esas alınmalıdır.

– Hüda-Par, STK’lar dernekler geleneğinden gelmektedir. Dernekler döneminde karar alıcılara raporlar ve çözüm önerileri sunmuştur. Dernekler, devlet içindeki bazı yapıların kumpasıyla sürekli kapatılma va baskılanmayla karşılaştığı için siyasi parti kurma yoluna gidilmiştir.

ANADİLDE EĞİTİM, MEDRESELERE YASAL STATÜ

– Eğitim sisteminde köklü değişikliklere ihtiyaç vardır. Anadilde eğitim bir haktır. Medreselere yasal statü tanınmalıdır. Osmanlıca yüzyıllara dayanan bir birikimin ürünüdür, birleştiricidir, mutlaka okullarda öğretilmelidir. Çocuklara cennet müjdesi, gençlere cehennem korkusu verilmelidir.

– Osmanlı döneminde Kürtler yüzyıllarca huzur içinde yaşamıştır. Batılılaşma hareketleri, Avrupa’ya tahsil için gidenlerin öğrendiklerini İslam coğrafyasında uygulamaya çalışması gibi nedenlerle Kürtlerin Osmanlıyla bağları zayıflamıştır. Batılılaşma hareketleri birçok felaket doğurmuş, Kürtler için daha büyük felaketlere yol açmıştır. Sykes-Picot Anlaşmasıyla yapay devletler kurulmuş ve sınırlar çizilmiş ancak Kürtler süreçte göz önüne alınmamıştır.

– Hüda-Par İslami muhalefet görevini yapmakta ve Devlet aklına yön göstermeye çalışmaktadır.

– Çözüm süreci başladığında Hüda-Par kesiminde heyecan duyulmuştur. PKK’ya silah bıraktırma adına görüşülebilir. Ancak sürecin genelinde masanın etrafı daha kapsayıcı olmalıdır. Kalıcı barışın sağlanabilmesi için meselenin bütün tarafları (Hüda-Par, Hak-Par, aşiret temsilcileri, kanaat önderleri) masada olmalıdır. Aksi takdirde PKK kendini feshetse bile bazı sorunlar devam eder. PKK, Türkiye’de var olan sistemin arızalarının bir sonucudur.

ŞEYTANIN 4 TEMEL PİSLİĞİ

– 12 yılda bir takım iyileşmeler olmuştur. Ancak bazı alanlarda ilerleme sağlanamamıştır. Şeytanın 4 temel pisliği: içki, kumar, faiz ve fuhuştur. Bunların bir memlekette kurumsallaşmamalı, estetize edilmemelidir. Maalesef bu pislikler insanlarımızın bir çoğuna bulaşmaktadır. Bu haramlar uzaklaştırılmadan, iyilikleri tesis etmeye çalışmak yetersiz kalır.

– Orta öğretim kurumlarında başörtüsünün serbest bırakılması olumlu bir adımdır. İslami muhalefet doğruların yanında yer almalı, “İslami kimlik içinde kalarak” yanlışların karşısında olmalıdır.

– Boşanma oranlarındaki hızlı artış ve evlenme oranlarındaki azalma, nüfusun yarıdan fazlasının anti-depresan kullanması, stres ve sıkıntıların yaygınlığını gösteriyor. Sosyal problemlere Kur’an’la rehabilitasyon yapılmıyor.

– İnsanı ihya etmek hedeflenmelidir. İslam fıtratı doğrultusunda insan yetiştirilmelidir.

– Bediüzzaman Said-i Nursî hazretleri İslam ümmetinin ortak bir değeridir.

– 90’lı yıllarda bir Hizbullah gerçeği vardır. Hizbullahla Hüda-Par’ın organik bağı yok. Aynı coğrafyada aynı toplumsal tabana hitap ettikleri için kesişen noktalar var. Hizbullah silahlı bir hareket olarak faaliyettedir. Hizbullah’ın yönetici kadrosu hali hazırda yurt dışındadır. Hizbullah hareketi denge unsurudur, güçtür, Kürt meselesinin tarafıdır. Hata, günah, zulüm, cürüm gücün genetiğinde vardır. Geçmişte yapılan hatalar olmuştur ancak yapılmayan birçok eylem Hizbullah hareketine maledilmiş ve algı operasyonları yürütülmüştür. Hüda-Par siyasi parti olarak yasalara uymalıdır ve uymaktadır.”

HİZBULLAH LİDERİNDEN TAZİYE MESAJI

Hizbullah’ın son lideri “Rehber” olarak nitelendirilen Edip Gümüş, Mehmet Yavuz için taziye mesajı yayınlamış ve “Aziz kardeşim! Cevval kardeşim! Muti kardeşim! Gayretli kardeşim” diye hitap etmişti.

‘HİZBULLAH BU MEMLEKETİN GERÇEĞİ’

“Kadim Akademi” ile Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mardin Şubesi tarafından Aralık 2014’te düzenlenen “Barış konuşmaları, çözüm önerileri” konulu panele konuşmacı olarak katılan HÜDA PAR Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Mehmet Yavuz, bir soru üzerine, “Hizbullah meselesi katıldığımız her ortamda bize soruluyor. Çok net cevaplar veriyoruz kaçınmıyoruz. Hizbullah Cemaati bu memleketin bir gerçeğidir” demişti.

HÜDA PAR’IN PROGRAMI

Bir katılımcının “HÜDA PAR olarak çözüm öneriniz nedir?” sorusu üzerine Yavuz şunları söylemişti:

“Parti programımızdan bir kaç madde okuyorum.

1- Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür nitelemesinden vazgeçilerek Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalı, Türkler ve Kürtler ülkenin asli kurucu halkları olarak kabul edilmelidir.

2- Kürtçe, Türkçe ile beraber ikinci resmi dil olarak kabul edilmeli Kürtçe aynı zamanda eğitim dili olmalıdır. Yeterli talep olması halinde anadili farklı olan vatandaşların da kendi dillerinde eğitim alabilmelerinin önü açılmalıdır.

3- Başta vatandaşlık tanımı olmak üzere anayasa ve sistemin bütün resmi literatürüne hâkim olan Türklük esaslı dışlayıcı ve ayrımcı söylem kesinlikle terk edilmelidir.

4- Siyasi nedenlerle uğradıkları takibat ve aldıkları cezalar nedeniyle yurt dışına çıkmak zorunda kalmış olanların ülkeye geri dönmesi, siyasi düşüncelerinden dolayı cezaevlerinde tutulan kişilerin de toplumsal hayata dönebilmeleri için siyasi genel af çıkarılmalıdır.

‘4 PARÇALI KÜRDİSTAN… ADI ÖZERKLİK OLUR, FEDERASYON OLUR’

Ve bizler HÜDA PAR olarak diyoruz ki, 1916 yılında bir antlaşma yapıldı. İngilizler, Fransızlar ve Ruslar arasında Sykes-Picot antlaşması. Bu antlaşmaya göre şu anki Ortadoğu’nun haritası çizildi. Dolayısıyla Kürtlerin topraklarını dörde ayıranlar ne Türkler, ne Farslar ne de Araplardır. Müslüman unsurlar değil Gayri Müslim unsurlardır.

Benim PKK’ye getirdiğim eleştiri de budur aslında. Sınırların şeffaflaştırılması da dâhil olmak üzere Kürt halkının 4 parçalı Kürdistan’da insani, ticari, siyasi, kültürel, her türlü anlaşmayı ve gidip gelmeyi garanti altına alabilecek bir idari birim oluşturulmalıdır. Bunun adı özerklik, federasyon, konfederasyon hatta ve hatta Kürt halkının kendisinin karar vereceği bir bağımsızlık hareketinin dahi tartışılması gerektiğini düşünüyoruz. HÜDA PAR olarak bizim net duruşumuz budur. Bu İslami bir bakış açısıdır.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 10 Ağustos 2023, 14:30

    Senin, devlet içinde devlet kuracam diye ingilize karşı götün başın oynarsa, o dili yasaklamak bir yana kökünden keserler. İster mecaz al, ister hakikat. Yoksa, kimse kimsenin kendi arasında ne konuştuğuyla ilgilenmez.

  2. Bu pislikleri, Cumhuriyet ve kadin dusmanlari, bir laf ile sade insan dusmanlarini Erdogan aldi bilerek Meclise tasidi. Kendisinin soyleyemediklerini bunlara soyletmek icin, kamuoyu tepkisini yokluyor. Yoksa bunlari eti ne, butu ne. Ancak Devletin kimi kurumlari altinda koruma altindalar. Bunlari Guneydoguda bir ara PKKya karsi kullandilar, ve tabii daha baska seyler. Simdi kalkmis Anadilde egitim diyor. Erdogandan izinsiz boyle konusa bilirlermi?

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!