1. Haberler
  2. Analiz
  3. Milli eğitimden ABD kontrollü eğitime

Milli eğitimden ABD kontrollü eğitime

featured

E. Tuğamiral İlker Güven yazdı…

Bugün hala Fulbright Eğitim Anlaşması, maalesef yürürlüktedir. Bu Anlaşmayı Türkiye ne zaman nasıl yaptı? Mustafa Kemal’in en çok önem verdiği husus eğitimdir. Zira Atatürk’e göre savaş, sadece toprak kazanmak ve yurdu savunmak için değil, cehaleti yenmek ve yok etmek için de, yapılır.Atatürk ”Milletin gerçek kurtuluşu, silahla değil eğitimle yapılır.” diyor. Bağımsızlık ancak bilgili, bilinçli ve çağdaş bireylerle korunabilir. Geleceğin Türkiye’si ancak iyi bir eğitim sistemiyle kurulabilir.” diye vurguluyor. Atatürk’e göre eğitim, stratejik ve çok önemli milli ve ulusal çıkardır.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın en zor zamanlarında bile, eğitimi asla ihmal etmemiştir. 1921 yılı, düşmanla karşılıklı savaş devam ederken, Ankara’da toplanma kararı alınan Maarif Kongresi’nin (Eğitim Şurası’nın) ertelenmesi teklifine, hayır diyerek  kongreyi yaptırmış ve kendisi de bir konuşma yapmıştır. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra eğitim reformları içinde, halkın eğitim ve aydınlanması için Köy Okulları’nın ve Halkevleri’nin açılmasını sağlamıştır. 1940 yılında da, Köy Enstitüleri yasası çıkarılmıştır. Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel de yasa gereği için İsmail Hakkı Tonguç’u görevlendirmiştir. Dünyadaki eğitim sistemleri incelenmiş, bütün köyler dolaşılmış, öğretmenler eşliğinde zeki, yetenekli çocuklar ile okulları inşa edilecek yerler tespit edilmiştir.

Ayrıca okullarda okutulacak derslerle ilgili yönetmelikler de hazırlanmıştır. Türkiye’de bölgelere eşit şekilde 21 adet Köy Enstitüsü, öğretmen evleri, öğrenci yatakhaneleri,  ahır, samanlık, elektrik santrali, su deposu ve köy yolları, öğretmenler eşliğinde öğrenciler tarafından inşa edilerek hizmete açılmıştır.

Köy Enstitüleri’nde öğrenciler, ekmeklerini, yiyeceklerini yapıyor ve giyeceklerini de dikiyorlardı. Ayrıca köy arazilerinde uygulamalı, tarım ürünleri üretiyor, ağaç dikiyor ve ayrıca dershanede, matematik, tarih, sosyoloji, sağlık, teknik, elektrik, dokumacılık ve marangozluk gibi nazari ve uygulamalı dersler de yapıyorlardı. Sinemada film izliyorlar, tiyatro eserlerini sahneye koyuyorlar, her öğrenciye en az bir enstrüman çalma öğretiliyordu.  Öğrenciler klasik müzik dinliyorlar, klasik eserleri okuyorlar ve köylere giderek halka okuma yazma da öğretiyorlardı. Önce Atatürk’ün Köy Okulları ve Halkevleri ile başlattığı eğitim ve toprak reformu, emperyalizm güdümündeki toprak ağaları tarafından isyanlarla baltalamaya çalışılmıştır.

Atatürk’ten sonra İnönü toprak reformunu uygulamak isteyince, CHP içindeki Menderes’in başını çektiği toprak ağaları karşı çıktılar. Zira, ulusal çıkarlar için çok önemli olan Köy Enstitüleri ile Feodalizm (Derebeylik) uygulayıcısı toprak ağaları anlayış ve çıkarları örtüşmediği gibi, tamamen karşı karşıyadır. 1945 yılında İnönü, Mustafa Kemal’in kurtuluş savaşında Lenin ile kurduğu dostluk sonucu alınan önemli yardımları ve anlaşmayı unutarak ABD ile askeri malzeme ve yardım anlaşması imzalamıştır.

ABD dünyaya kendi çıkarları gereği, komünizmi düşman ilan ediyordu. Kendisi de ağa olan Menderes’in başını çektiği bir grup, ABD’nin çok partili sisteme geçin baskıları ile komünizm düşmanlığını fırsata çevirerek, CHP’den ayrılıp DP’yi kurdular ve 1950 seçimlerinde de iktidar oldular. İşte 1945 yılı dönemde, toprak ağaları için tehdit ve baş düşman olarak gördükleri Köy Enstitüleri, komünist yuvaları ilan edilmiş ve nihayet kapatılmıştır.

1947 yılında ABD Truman Doktrini kapsamında, komünizmin tehdidi altındaki ülkelere sözde askeri ve ekonomik destek kapsamında, Marshall Yardımı yapmıştır. İşte ABD’nin yoğun telkin ve baskıları altında İsmet İnönü maalesef halen günümüzde de geçerli olan 27 Aralık 1947 tarihinde Fulbright Eğitim Anlaşması imzalamıştır. Ulusal çıkarlarımız için son derece önemli bir Eğitim Ocağı olan Köy Enstitüleri yerine, ABD’nin kontrol ve güdümünde uygulanan Fulbright Eğitim Anlaşması gayri milli bir eğitim sistemidir. Zira eğitimimiz, dört Türk ve dört ABD temsilcisi ile ABD Ankara Büyükelçisinin Başkanlığı altında alınan kararlara emanet edilmiştir. Anlaşma 7’nci maddesi; ”ABD Dışişleri Bakanı tarafından tayin edilecek şekilde, komisyon faaliyeti hakkında her sene, bir rapor tanzim edilerek T.C. Hükümetine ve ABD Dışişleri Bakanı’nın onayına sunmaktadır.

Anlaşma kapsamında bugüne kadar fon, burs, hibe ve teşviklerle asker, sivil bürokratlar, ABD’de bir nevi beyin yıkama operasyonuna tabi tutulmaktadır. Türkiye 1950 yılından itibaren on yıl, toprak ağası Menderes’in başkanlığındaki DP’de çoğunluğu Ağa olan Milletvekilleri tarafından yönetilmiştir.1952’den beri NATO üyesi olan Türkiye, NATO’nun gladyosu tarafından desteklenen, siyasal İslamcılık ve feodalitenin etnisite temsilci PKK terör örgütü tarafından devamlı çatışmacı ortama sokulmuştur. Bugün siyasi partiler maalesef ülke çıkarlarına aykırı olarak, oy devşirme uğruna etnik bölücülere ve terör örgütü elebaşı katiline, sözde Kürt sorunu maskesi altında, muhatap alınarak, affedilmeye çalışıyor. Türkiye’de tarihte olduğu gibi bugün de özde Kürt Sorunu diye bir sorun yoktur. Türkiye’de feodal ağalık yani derebeylik sorunu vardır. Çözümü de Atatürk’ün kurucu ayarlarına dönerek tekrar Köy Enstitüleri’ni hayata geçirerek adil bir toprak reformu yapmaktır.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 23 Şubat 2026, 19:33

    Türk Ulusu için önemli bilgilendirme için teşekkürler,selam ve saygılar.

  2. 23 Şubat 2026, 19:31

    Minnet ve saygıyla selamlar,teşekkürler.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!