Kadıköy’de, 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin tutuklanan 2 sanığın 24’er yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın duruşması, tanıkların dinlenilmesi amacıyla ertelendi.
Anadolu 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya 15 yaşındaki tutuklu sanıklar U.B. ve B.B. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.
Duruşmada maktul çocuğun annesi Yasemin Akıncılar Minguzzi ve babası Andrea Minguzzi ile taraf avukatları da hazır bulundu.
CHP Genel Başkan yardımcıları Aylin Nazlıaka ve Suat Özçağdaş ile AKP İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut’un katıldığı duruşmaya, kapalılık ve gizlilik kararı olduğu için basın mensupları ile izleyiciler alınmadı.
Duruşma salonunun önünde ve koridorda geniş güvenlik önlemleri alındı.
Adliye içindeki bazı vatandaşlar ise ellerinde “Mattia Ahmet için adalet” yazılı dövizler taşıyarak, slogan attı.
Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren heyet, duruşmayı tanıkların dinlenmesi için 2 Ekim’e erteledi.
Öte yandan heyetin, olay günü sanıkların yanında olduğu belirlenen çocuk şüpheliler M.A.D. ve A.Ö. hakkında, “çocuğu kasten öldürmek suçuna yardım” suçundan hazırlanan iddianamenin bu dosya ile birleştirilmesi talebini değerlendirerek 15 gün içerisinde karar vereceği öğrenildi.
AVUKAT REZAN EPÖZDEMİR: BEN VE EŞİM TEHDİT EDİLDİ
Duruşması öncesinde avukat Rezan Epözdemir, kendisine ve ailesine tehdit mesajları geldiğini açıkladı. Gelen mesajları ifşa eden Epözdemir, bu faillerden birinin tespit edildiğini ancak gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldığını duyurdu. “Tehdide maruz kalıyoruz, ailemiz tehdit ediliyor. Her nasılsa failler tespit edilemiyor, hukuki işlem yapılamıyor. Bize bir şey olursa bunun hesabını kim verecek?” diyerek öfkelenen Epözdemir, “Avukatın değeri, güvencesi yok Türkiye’de!” diyerek gereğinin yapılması için Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslendi.
‘AHMET’İN PARKA GİTMESİNE DAİR GÖRÜNTÜLER YOK’
Duruşma öncesinde çok sayıda yurttaş, Minguzzi ailesine destek için adliyeye önüne geldi. Anne Yasemin Minguzzi de duruşmanın başlamasını bekledi. Grup, ellerindeki dövizlerle “Mattia Ahmet için adalet” ve “Çocuk değil, katil” ve “Ertelenen adalet istemiyoruz” sloganları attı. Burada açıklama yapan Minguzzi ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, şu bilgileri aktardı:
“Aradan geçen sürede iki şüphelinin de materyallerine el konuldu. Olayın ilk çıktığını düşündüğümüz yer parktaki görüntülere ilişkin kurtarılması için TÜBİTAK’a dilekçe yazıldı. Kayıtlar geldi ama sadece 4 saniye kurtarılabilmiş. Bu 4 failin pazara girmeden önce parkta ateş yaktığı görüntüler paylaşıldı. Onlarla birlikte duran bir fail daha var. Ahmet’in parka gitmesine dair ise görüntüler yok. Tanıklardan 6’sı bugün hazır edilecek, çapraz sorguları yapılacak. Bunların dışında diğer 2 sanığın da yargı önüne çıkarılacağını düşünüyoruz. Mahkeme her nasılsa birleştirme yapmadı. Bugün iki sanık olmayacak. Aile bize talepte bulunduktan sonra mağdur ailenin yanında olduk. Önce aileye tehditler, sonra mezara saldırı, bize tehditler, eşimize tehditler yapıldı. Hak arama özgürlüğümüzü kullandık. Bize yapılan tehditler bakımından örgüt dosyası var, bir hukuki süreç yürüyor. Şikayetçi olduğumuz tehdit dosyaları var, herhangi bir süreç işletilmedi. Mesaj verildi, korkmuyoruz. Tehdide maruz kalıyoruz, ailemiz tehdit ediliyor. Her nasılsa failler tespit edilemiyor, hukuki işlem yapılamıyor. Bize bir şey olursa bunun hesabını kim verecek?”
‘HAZIR OLAN TANIKLARLA İLGİLİ YENİDEN BİR ZORLA GETİRME KARARI VERİLDİ’
Duruşma sonrasında da avukat Rezan Epözdemir, Minguzzi ailesiyle birlikte gazetecilere açıklama yaptı. Dava dosyasının sürecini anlatan Epözdemir, şunları dile getirdi:
“Bir sonraki celse bu yargılama 4 sanıklı olarak devam edecek. 2 fail daha yargılama esnasında CMK 201’e göre, çapraz sorgu başta olmak üzere soruşturulacak, yargılanacak. Bir sonraki celse bu dosyada 4 tutuklu fail olmuş olacak. Bu celse içinde tutuklu hâllerinin devamına karar verdi mahkeme. Başsavcılık makamı da tutuklu hâllerinin devamını istiyordu. Biliyorsunuz, kapalı yargılama söz konusu. Dolayısıyla içeriği bütün detaylarıyla anlatmamız mümkün değil ama özetle şunu söylemek mümkün diye düşünüyorum. Taleplerimizin önemli bir kısmı bu kez, ilk defa yargılamanın başından beri kabul edildi. Bu, bizim için adaletin tecelli edeceği, maddi gerçeğin ortaya çıkacağına dair umutlarımızı artırdı. Son derece önemli ve kıymetli. Yargılamanın başından beri dermeyan ettiğimiz, başta kamera kayıtları olmak üzere birçok talep kabul edilmiş oldu. Duruşmada şöyle bir talihsizlik oldu. Onu da tarihe ve vicdanlara not düşmek istiyorum. 7 tanık dinlenecekti. Bunlardan 3 tanesi geçen celse de hazırmış, bu celse de hazırdı fakat mahkeme, tanık yoklaması yapıldığını, tanıkların hazır olmadığını ifade etti. Biz dışarı çıktığımızda tanıkların hazır olduğunu gördük. Hatta duruşmaya yeniden giderek bu tanıkların dinlenmesini talep ettik ama artık ara karar oluşturulmuş ve duruşma kapanmıştı. Aslında 3 tanık hazırdı. Bugün hazır olan tanıklarla ilgili yeniden bir zorla getirme kararı verildi.
‘DİJİTAL MATERYALLERE EL KONULMUYOR’
Bu yargılamada müvekkilime, ailesine olağan dışı, insanın insan olma vasfına aykırı tehditlerde bulunulduğu, mezara duruşmaya gelirken saldırıldı, aileye ölüm tehditleri yapıldı, bizlere ölüm tehditleri yapıldı. Aileyle ilgili tehditlerin önemli bir kısmı tespit edildi, yargılamalar yapıldı. Tutuklandı. Biz şikayetçi olduk, bir fail tespit edildi. Başsavcılık tutuklamaya sevk etti. Adli kontrolle onu serbest bıraktılar. Bunu da tarihe not düşmek istiyorum. Hukuken, fiilen kabul edilebilir bir şey değil ama özetle şunu söylüyorum. Zaman, zemin, koşullar, konjonktür ne olursa olsun, bütün imkansızlıklara rağmen, hukuken yaşanılan bütün bu süreçlere rağmen sonuna kadar hak arama mücadelemiz devam edecek. Maddi gerçek ortaya çıkacak, adalet tecelli edecek, kamu vicdanı rahatlayacak ve biz bu faillerin, canilerin emsal mahiyette cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız. Bakın, 2 fail yakalanıyor. Dijital verilerine, materyallere, bilgisayarlarına, telefonlarına el konulmuyor. Cinayetin işlendiği esnada kan, kıl numune örnekleri üzerinden uyuşturucu veya alkol kullanıp kullanmadıkları tespit edilmiyor. Evlerinde arama yapılmıyor. Yaklaşık 3 ay sonra tutuklanıp gözaltına alıyorlar. İddianame tanzim ediliyor. Aslında cinayet mahallinde 4 kişinin olduğu ve dört kişinin bu cinayeti işlediği tespit ediliyor.
‘DELİLLERİN TOPLANMASI YARGININ GÖREVİ, BUNU DA BİZ YAPIYORUZ’
Biz şikayetçi olmasak ne olacaktı? Park olayın ilk gerçekleştiği yer, kamera kayıtları yok. Bizim tespitlerimizle TÜBİTAK’a başvuruyoruz. TÜBİTAK’tan bunları kurtarıyoruz. Dolayısıyla fail ve fiilin tespiti, delillerin toplanması ceza mahkemesine kolluğun ve yargılama makamlarının görevidir. Adeta bunu da biz yapıyoruz. Bu konuda da biz çaba sarf ediyoruz. Umut ediyorum bundan sonra adalet tecelli eder, maddi gerçek ortaya çıkar. Biz sonuna kadar mesajı aldık. Korkmuyoruz. Sonuna kadar adaletin tecellisi için mücadelemiz devam edecek. Umut ediyorum adalet, sivil toplum örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin, parlamentonun, bu sürece gönül veren bütün toplumsal kesimlerin ve bugün bu sıcakta buraya gelen bu kıymetli insanların elleri ve onların onurlu mücadelenin üzerinde yükselecektir.”
‘YAVRUMUN KATİLİ DE AHMET’İN KATİLİ DE AĞIR CEZA ALSIN’
Anne Yasemin Akıncılar da 2022’de cinayet sonucu oğlu Batuhan Kurt’u yitiren anne Mümine Kurt’a söz verdi. Kurt da “Bu canilerin sonuna kadar ceza almalarını istiyorum. Yavrumun katilinin de Ahmet’in de katilinin de sonun kadar ağır ceza almalarını istiyorum” dedi.
İDDİANAMEDEN
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 24 Ocak’ta Mattia Ahmet Minguzzi’nin kaykay malzemesi almak için arkadaşlarıyla Kadıköy Hasanpaşa’daki tarihi salı pazarına gittiği, burada dolaştıkları sırada U.B. (15) ve B.B. (15) ile karşılaştıkları, aralarında geçen konuşmanın ardından B.B’nin Minguzzi’yi ittirdiği aktarılıyor.
B.B’nin, dolaşmaya devam eden Minguzzi’nin tekrar karşısına çıkarak yumruk attığı belirtilen iddianamede, şüphelinin elindeki bıçakla Minguzzi’yi vücudunun farklı bölgelerinden yaraladığı anlatılıyor.
İddianamede, U.B’nin de yere düşen Minguzzi’ye tekme attığı, çevredeki vatandaşların müdahalesinin ardından U.B. ve B.B’nin kaçtıkları kaydedilerek, olaydan sonra hastanede tedavi altına alınan Minguzzi’nin 17 gün sonra 9 Şubat’ta yaşamını yitirdiği ifade ediliyor.
Adli Tıp Kurumundan alınan otopsi raporuna göre, vücudunda 3 kesici alet yaralanması, göğsünde delici alet yarası olan Minguzzi’nin ölüm nedeninin kesici aletle saldırıya bağlı iç organ yaralanması olduğu kaydediliyor.
İddianamede, U.B’nin Minguzzi’yi tekmelediği, B.B’nin ise tezgahtan aldığı bıçakla birden fazla kez bıçakladığı kaydedilerek, olaydan sonra yakalanıp tutuklanan her iki şüphelinin “çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan 18’er yıldan 24’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, olay günü B.B. ve U.B. ile birlikte hareket ettikleri belirlenen çocuk şüpheliler M.A.D. ve A.Ö. hakkında “çocuğu kasten öldürmek suçuna yardım” suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmıştı.
Kaynak: AA, Anka