Moskova zirvesi öncesi provokasyon uyarısı!

Ankara, ABD'den Patriot isterken, 'mühimmat' sözü geldi. Prof Dr Hasan Ünal, 'Ne oldu? Patriot talebinden çıka çıka mühimmat mı çıktı' dedi ve Erdoğan-Putin görüşmesi öncesi gelebilecek provokasyonlar için uyardı.

Moskova zirvesi öncesi provokasyon uyarısı!

Ankara’nın hava savunma desteği için istediği Patriotlara karşılık ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’den sadece “mühimmat desteği” sözü geldi.

Hatay’da açıklamalarda bulunan Jeffrey, “Türkiye’ye mühimmat ve insani yardım vermeye hazırız. Göçmenlerin İdlib’de kalması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Jeffrey’in açıklamaları üzerine değerlendirmelerde bulunan Prof Dr Hasan Ünal, “Ne oldu? Patriot talebinden çıka çıka mühimmat mı çıktı? 5 Mart Erdoğan-Putin zirvesinden bir uzlaşma çıkmaması için ABD hamlelerini sürdürüyor. Umarım bir de kimyasal mizansen ortaya koymazlar çünkü ortalıkta provokasyon kol geziyor gibi” ifadelerini kullandı.

HTŞ UYARISI

Ünal, ABD heyetinin Hatay’ın ardından İdlib tarafına da ziyarette bulunması üzerine gündeme gelen “ABD, Heyeti Tahrir Şam (HTŞ) örgütünü terör örgütü listesinden çıkarmaya mı hazırlanıyor?” sorusu üzerine yorumda bulundu.

Ünal, “HTŞ’yi sadece Suriye ‘rejimine’ karşı savaştığı gerekçesiyle terör örgütleri listesinden çıkarmaları ve bunu da bizim teşvik etmemiz (eğer edersek) çok yanlış olur çünkü PKK da sadece Türkiye’ye karşı savaştığı gerekçesiyle başka bir zaman o listelerden çıkarılabilir” ifadelerini kullandı.

KARAGÜL’E HATAY YANITI

Ünal, Yeni Şafak gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül’ün Hatay üzerinden yaptığı yorumlara da yanıt verdi.

Karagül, “Terör Koridoru Hatay üzerinden Akdeniz’e ulaştırılacaktı. Türkiye üç operasyonla bunu boşa çıkardı. “İdlib’den çekil” diyenler yeniden Hatay’ı da konuşmaya başladı. İçeride, “Türkiye İdlib’den çekilsin” diyenler aslında “Hatay’ı da verelim” diyor. Bu açık ve net böyledir!” ifadelerini kullanmıştı.

Ünal şöyle yanıt verdi:

“Hatay tartışması yok/olamaz. Sputnik’in ahmaklığı böyle bir tartışma yarat(a)maz. Türkiye her ülkeyle düşmanca ilişkiler/savaş içinde olursa ancak o zaman Hatay konusu gündeme gelir. İdlib’de boğulup kalan değil gerçek çıkarlarına odaklanan bir TR Hatay tartışmasına izin vermez…

İdlib/Suriye sorununu başkalarının başımıza ördüğü çorap olarak düşünmek ne kadar doğru? Bunları biz kendi başımıza açmıyor muyuz? Suriye’deki inatlaşmanın PYD’nin önünü açtığını ve Libya’dan Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’e kadar geniş bir bölgede gücümüzü azalttığını neden görmüyoruz?”