MSÜ Üniversitesi rektörü Afyoncu, İsrail-Filistin gerilimi sonrası 2. Abdülhamid'i efsanelerle övdü

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en stratejik kurumlarından biri olan Milli Savunma Üniversitesi'nin rektörü Erhan Afyoncu, Sabah gazetesindeki köşesinde 2. Abdülhamid'in İsrail'in kuruluşuna karşı verdiği 'mücadeleyi' anlattı.

MSÜ Üniversitesi rektörü Afyoncu, İsrail-Filistin gerilimi sonrası 2. Abdülhamid'i efsanelerle övdü
MSÜ Üniversitesi rektörü Afyoncu, İsrail-Filistin gerilimi sonrası 2. Abdülhamid'i efsanelerle övdü

VERYANSIN TV

15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişimi sonrası kapatılan Harp Akademileri Komutanlığı’nın yerine kurulan Milli Savunma Üniversitesi’nin (MSÜ) rektörü Erhan Afyoncu, aynı zamanda Sabah gazeetesindeki yazılarına devam ediyor.

 Erhan Afyoncu, bugünkü yazısında İsrail'in Filistin'e saldırıları sonrası yine bir efsaneye sarıldı. Afyoncu'nun "II. Abdülhamid Filistin’e Yahudi göçünü engellemişti" başlıklı yazısında 2. Abdülhamid'in Filistin'e Yahudi göçünü engellediği iddia edildi.

Afyoncu aynı yazısında kendini inkar edercesine 2. Abdülhamid döneminde 25-30 bin Yahudi'nin Filistin'e yerleştiğini de belirtti.

Osmanlı'nın en büyük toprak kaybına ve sonuçta yıkımına neden olan 2. Abdülhamid hakkında alıntı yapan Afyoncu, şu iddiayı köşesine taşıdı:

"Türk imparatorluğu bana ait değildir, Türk milletinindir. Ben onun hiçbir parçasını vermem. Bırakalım Yahudiler milyarlarını saklasınlar, benim imparatorluğum parçalandığı zaman onlar Filistin'i hiç karşılıksız ele geçirebilirler. Fakat yalnız bizim cesetlerimiz taksim edilebilir. Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem"

Theodor Herzl'in hatıralarında yer aldığı iddia edilen bu sözlere karşın Afyoncu, geçtiğimiz yıllarda Murat Bardakçı ile birlikte katıldığı bir programda Abdülhamid'in en fazla toprak kaybeden padişah olduğunu belirtmişti.

Savaşlar bir yana Kıbrıs gibi stratejik önemdeki bir ada ekonomik sebeplerle 2. Abdülhamid döneminde İngilizlere bırakıldı.

Murat Bardakçı, Afyoncu ile katıldığı Tarihin Arka Odası programında Abdülhamid’in 33 yıllık saltanat döneminde Osmanlı’nın, Tunus, Mısır, Kıbrıs, Sırbıstan, Karadağ ve Romanya olmak üzere 1 milyon 592 bin 806 kilometre kare toprak kaybettiğini söylemişti. Bardakçı, 2. Abdülhamid’in döneminde kaybedilen toprakların, bugünkü Türkiye’nin iki katı olduğunu da ifade etmişti. Bardakçı, Abdülhamid'in 16 eşi olduğunu da ifade etmişti.

AFYONCU'NUN İDDİASI NE KADAR GERÇEK

Afyoncu'nun yazısına göre Yahudilerce “vaad edilmiş topraklar” olarak nitelendirilen Filistin bölgesini Yahudiler’in ana merkezi haline getirmek için mücadele eden ve bu amaç doğrultusunda Dünya Siyonist Organizasyonu'nu kuran, İsrail’in manevi kurucusu olarak sayılan Theodore Herzl, güya Abdülhamid Han’ın huzuruna çıkıp Filistin'i satın almak istemiş ama Abdülhamid'den tokat gibi bir cevap almıştır:  "Devlet-i Ali’ye’min satılık tek bir karış toprağı yoktur".

Fakat Vahdettin Engin'in yayınladığı Osmanlı Arşiv belgelerine göre bu olay pek de anlatıldığı gibi değildir. 2. Abdülhamid ve eşrafı ile; Siyonizm'in en önemli isimlerinden olan Theodore Herzl arasında 1896'dan başlayarak altı sene boyunca irili ufaklı temaslar yaşanmıştır.

Bu süre boyunca Theodore Herzl, Yıldız Sarayı ile yazışma halinde olmuş, 19 Mayıs 1901 tarihinde Sultan Abdülhamid ile o meşhur huzura çıkma hadisesi yaşanmıştır. Fakat olay bizlere anlatıldığı gibi yaşanmamış; Theodore Herzl bu görüşmenin öncesinde olduğu gibi, sonrasında da Osmanlı sultanına devamlı olarak raporlar ve teklifler göndermiş, hatta iş Osmanlı’nın o dönemdeki dış borçlarının büyük bir bölümünün Yahudi tüccarlarca ödenmesine  ve Sultan Abdülhamid'in muhaliflerinin ortadan kaldırılmasına kadar uzanmış fakat bu girişimlerinden bir sonuç çıkmamıştır.

ABDÜLHAMİD'İN TEKLİFİ KABUL EDİLSE İSRAİL KOMŞUMUZ OLACAKTI

Belgelerle açığa çıkan bir başka durumda ise 19 Nisan 1900 tarihine, Theodore Herzl, yine Sultan Abdülhamid ile görüşmüş ama bu görüşme sırasında Herzl'in Filistin'de Yahudi göçüne izin verilmemiştir (İ.HUS.81/1317Z.48)

Prof. Dr. Vahdettin Engin’e göre; Yahudi devletinin kurulması, dolayısıyla da Abdülhamid'in bu talebi tek bir cümleyle reddetmesi gibisinden bir olay yaşanmamış; Sultan Abdülhamid, anlatılanların aksine, "Filistin'e değil, Mezopotamya'ya yerleşin" demiştir.

16 Şubat 1902'de gönderdiği bir mektupta yine bu görüşmenin ayrıntılarını hatırlatan Herzl, "Majesteleri, memleketinde yaşayan Yahudiler'e gösterdiği alicenaplığı mazlum ve mağdur durumda bulunan diğer Yahudiler’e de göstermekte, onları bir peder gibi himaye altına almakta ama toplu olarak bir yerde yaşamaları yerine, değişik bölgelerde bulunmalarına izin vermektedirler" diye yazmaktaydı.
Yani anlayacağınız, “size bir karış toprak vermem” sözü efsaneymiş!

Murat Bardakçı hocaya göre ise, “Prof. Dr. Vahdettin Engin'in ortaya çıkardığı belgelerde, bu görüşmenin ve diğer temasların ayrıntıları açıkça görülüyor: Herzl, Yahudiler için toprak istemiyor, toprak satın almak gibi bir talepte de bulunmuyor, aksine Filistin'de özerk bir Yahudi devletine izin verilmesini istiyor. Abdülhamid ise, Yahudiler'in Filistin yerine Mezopotamya'ya yerleşmelerini ama tek bir yerde değil, değişik bölgelerde yaşamalarına sıcak bakabileceğini söylüyor.”

Eğer Theodore Herzl, Sultan Abdülhamid’in bu alicenap teklifini kabul etseydi İsrail'in bugün nerede olacağını tahmin edebildiniz mi? Günümüz modern Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının hemen yanıbaşında;
Kuzey Irak'ta...