Mümtaz Soysal’ı sevenleri anlattı

Mümtaz Soysal'ın ölümü herkesi üzdü. Onu tanıyanlar Veryansın TV'ye Mümtaz Soysal'ı anlattı.

Mümtaz Soysal’ı sevenleri anlattı

Anayasa hukuku hocalarından, eski Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal hayatını kaybetti. İstanbul’da 90 yaşında vefat eden Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ın vefatı derin üzüntüye neden oldu.

Hocaların hocasını onu tanıyanlara sorduk.

Prof. Dr. RUŞEN KELEŞ

Fakülte yaşamına ve işine bağlı biriydi. Öğrencileri çok severdi. Öğrenciler onun dersinde mutlu olurlardı ondan anayasa bilgisinin yanında güncel olaylarla ilgili değerlendirmeleri de alırlar, bir çok şey öğrenirlerdi.

Yalnızca Anayasa Hukuku dersleriyle değil ulusunun, milletinin bütün problemleriyle ilgilenirdi. Kendisini kapı arkasına kapatmamıştı. Gazetelerde köşe yazısı yazar konuşmalara katılırdı.

Prof. Dr. BİRGÜL AYMAN GÜLER (Öğrencisi)

Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ı yitirdik. Tüm dostların başı sağolsun. Çok kişi onu siyasetçi ve devlet adamı olarak hatırlayacak. Ama daha fazla kişinin aklında hoca olarak, akademisyen olarak yer etti, asıl bu niteliğiyle hatırlanacak. Hem öğrencisi olarak doktora sınıfında, hem de KİGEM Vakfında özelleştirmelere karşı mücadele sürecinde ve 2001’de başlattığı Bağımsız Cumhuriyet Hareketinde kendisinden çok şey öğrendim. Yetiştirdiği, olgunlaştırdığı çok sayıda öğrencisi var. Hepimiz, bize kattıkları için ömrümüz boyunca minnettarız. Hocamız nur içinde yatsın. Başımız sağolsun.

YAVUZ ALOGAN (Yazar – Öğrencisi)

Polis Siyasal’ı basmadan önce öğrencilere haber verirdi. Kantinde birlikte otururdu onlarla. Rauf Denktaş’ın danışmanıydı yanılmıyorsam. Cumhuriyetçi Kemalist ve solcuydu. 1960’larda Ankara Halkevi’nde konuşmalara katılırdı. Ben ilk Stalin adını orada ondan duydum.

Mümtaz Hoca özellikle SBF’nin dekanı olduğu sırada etkindi. 61 Anayasası’nın kararlı savunucusu oldu. “Güzel Huzursuzluk” yazısı ve  Anayasa’ya Giriş adlı kitapları yüzünden 12 Mart döneminde yargılandı. Ayrıca YÖN bildirisinin imzacılarındandı yanlış hatırlamıyorsam. Kıbrıs davasını başından beri desteklemiş, uluslararası platformlarda savunmuştu. Önemli bir adamdı.

DİNÇER DEMİRKENT (Mülkiyeliler Birliği Başkanı)

Mülkiye’yi Mülkiye yapan Mülkiye’yi yaratanlardan biriydi. Mülkiye’de Anayasa geleneğini o yarattı. Mülkiye’nin anayasacılığının diğer okullardan farklılığı bundandır. Akademik olarak Türkiye’nin en iyi anayasacılarındandı.

1961 Anayasasının toplumcu yapısının ilham kaynağıydı.

1980’lerden sonra özelleştirmelere karşı mücadelesi unutulmazdır.

Hem akademik çevrelerde hem öğrencileri üzerinde etkisi oldukça fazla olmuştur.

MUSTAFA ÖNSEL (Yazar)

Milli duruşu net olan bir insandı. Yanlış hatırlamıyorsam 2 ay kadar Dışişleri Bakanlığı yapmıştı.
Milli duruş Batılıları çok rahatsız etmiş, dönemin hükümetine yoğun baskı yaparak görevden alınmasını sağlamışlardı.

Bir olayını daha hatırlıyorum. Oğlu ya da damadı. Oğlu olması daha kuvvetli olasılık.
Sanırım onun bakan olduğu dönemde, Van Bahçesaray’da PKK terörünün zirve yaptığı devirlerde, hem de tim komutanı asteğmen olarak yaptı.

Bir kişiye oğlu için ricada bulunmadığı söylenirdi o zamanlar.

FERRUH TUNÇ (Öğrencisi – Şair)

Hayatı boyunca hem modern aydınlanmanın hem de onun devamı olmayı deneyen ulusal kurtuluşların ve sosyalizmlerin yanında oldu. En önemli yanı bu özelliklerinin evrensel değerde bir bilim insanı özellikleriyle bir arada oluşuydu. Bence Devrimci Cumhuriyet’i çağdaş, seçimli bir sosyalizme ulaştırabilecek entelektüel bütünlük ve kapasiteye sahip az sayıdaki bilge siyasetçilerimizdendi.

İSA KÜÇÜK (Merkez Valisi)

Gerçek anlamda tam bir Türk aydınıydı. KKTC’nin anayasasını yazmak gibi örnek bir eser bıraktı. Teorik konular üzerinde uzmandı. Kısa süre Dışişleri Bakanlığı yaptı ama iz bıraktı. Türk Telekom’un satışına şiddetle karşı durdu mahkemeye verdi. Bugün ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı.

NİHAT GENÇ (Yazar)

Cumhuriyet tarihinin en büyük bir kaç hukuk hocasından biriydi. Telekom’un özelleştirilmesinde verdiği büyük kavga unutulmazdır.

ERDEM ATAY (Gazeteci)

Denktaş’ın yıllarca danışmanlığını yapmış birisidir yani Kıbrıs davasına da sonuna kadar sahip çıkmıştır.

AHMET YILDIZ (Yazar)

Hocam olmadı ama Cumhuriyet Gazetesindeki yazılarıyla büyüdüm. Sanırım “Açı”ydı köşesinin adı; her gün ilk açtığım yazıydı. En zor konuları anlaşılabilir ironik şakacı bir dille yazardı. Yazılarının kendi içinde bir oynaklığı hareketi enerjisi vardı. Ayrıca dış politika konusundaki düşünceleriyle beni etkiledi. Bizim ne batı ne doğu bizim biz olmamız gerektiği felsefesini ondan öğrendim. Daha sonra Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olduğumda Mümtaz Hoca’yla yüz yüze birlikte çalışmakla çok şey öğrendim: Samimiyet, alçak gönüllülük, dürüstlük, yurtseverlik.

BİNNUR BERBEROĞLU (Öğrencisi)

Mümtaz hoca kişilikli, değerli, konusuna son derece hakim, dersini dinlemekten çok keyif aldığımız, derslerine katılımın en kalabalık olduğu sınıflara sahip bir hocaydı. Onun öğrencisi olmak, biz Mülkiyeliler için gerçekten büyük bir ayrıcalıktı. Uzun bir aradan sonra 1979 yılında yaptığımız mezuniyet gecemize katılarak bizi çok mutlu etmişti. 2010-2012 yılında Mülkiyeliler Birliği yönetiminde bulunduğum dönemde kendisiyle birçok ortamda bir arada bulundum. Hayranlığım daha da arttı. Son yılları maalesef zor geçti. Gönlümüzdeki yeri çok başkaydı. Hocamızı daima sevgi ve saygıyla hatırlayacağız.