İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Kocaeli’de gerçekleştirilen yerel yönetimler buluşmasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Dervişoğlu, ‘bozkurt’ işareti yapan partililere “Geldiğimiz yerden de kaynaklı olarak memnuniyet duymadığımı söyleyemem. Ama o işareti iş olsun diye yapıp, layık olmayanlar var” sözleriyle seslendi.
Dervişoğlu, “İki dil, iki bayrak, iki devlet istenirse biz de üzerimize düşeni yaparız. ‘Kılıç hakkımız’ neyse onun icaplarını yerine getiririz” dedi.
‘ÜZERİME TARİHİ BİR SORUMLULUK YÜKLEDİNİZ’
Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Üzerime tarihi bir sorumluluk yüklediniz. Bu sorumluluğu yerine getirmek benim boynumun borcu olsun. Siz beni bir kez üzmediniz bende sizin boynunuzu bir kere bile yere eğmeyeceğim. Bundan emin olabilirsiniz. Bizim mücadelemiz büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti mücadelesidir. Sizlerle omuz omuza yürüyor olmaktan dolayı gururluyum. İnsanların evlatlarını doyuramadığı, gençlerin vize kuyruklarında olduğu bir dönemdeyiz. Türkiye’nin hiçbir yerinde asgari ücretle yaşayabilmek mümkün değildir. Bunların verdikleri maaş değil sadakadır.
‘FARKLI PROBLEMLERİN İÇİNE ÇEKİYORLAR’
Ülkemizde umutsuzluk hüküm sürüyor. Birçok problemle karşı karşıya kaldık ama hepsini çözdük. Ne işçimiz, çiftçimiz memurumuz akıttığı terin karşılığını alamıyor. Bizim bunun mücadelesini vermemiz gerekirken başka mücadeleler veriyoruz. Bizi farklı problemlerin içine çekerek boğmaya çalışıyorlar. Şeytan taşlamaktan Kabe’yi tavaf edemediğimiz bir iletişim tekniği uygulayan bir iktidar ve ortağı ile karşı karşıyayız.
Buradan büyük milletime çağrıda bulunuyorum. Bugün millet Cumhuriyet’in kurulduğu dönemde verilen mücadeleden verilmesi gerekiyor. Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün torunlarıyız. Binecek bir Bandırma vapuru çıkacak bir Samsun sahili buluruz. Ben sizden biriyim. Sizin içinizden geçenleri konuşuyorum.
‘BU BÜYÜK MİLLETİ BÖLDÜRTMEYECEĞİZ’
Devlet aklı var diyorlar. Cumhuriyet öncesinde de bir devlet aklı var olduğu sanılıyordu. Bu devlet aklı manda ve himayeyi savunuyordu. 1. Dünya savaşı sonunda Osmanlı yenilmişti. Üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyası parçalara ayrılmıştı. Ama bir yiğit çıktı. Mavi gözlü sarı saçlı bir lider bir milli mücadele vermesi gerektiğini ifade etti. Bizi yönetenler hangi teslimiyet içinde olursa olsunlar önümüze ne getirirlerse getirsinler kabul etmeyeceğiz. Bu büyük milleti böldürtmeyeceğiz. Bu vatan toprağından bir çakıl taşı vermeyeceğiz. İki devlet, iki dil ve iki bayrak isteyecekler ama böyle bir şey olursa kılıç hakkımız doğar.
‘SALONDA BİR TANE UMUTSUZ GÖZ YOKTUR’
Bir daha bu konuyu konuşmayacağım. Bundan beslenmeye çalışanlar var. Ben doğrular konuşurum. Bu tartışmanın yaşatılmasının ve derinleştirilmesinin hiçbir anlamı yoktur. Sizin yıkılacak bitecek, siyasi ömrünü yitirecek dediğiniz İYİ Parti karşımdadır. Bu salonda bir tane bile umutsuz göz yok. Hepsinin gözünde iktidar kıvılcımı bulunmaktadır. İYİ Parti Recep Tayyip Erdoğan’ın faydasına olacak hiçbir anayasa değişikliğine onay vermeyecektir.
‘HAİN VE KATİLLERE AFFIN KARŞISINDA OLACAĞIZ’
PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın meclise gelip konuşturmak istiyorlar. Bunun için önce genel af çıkarılmalıdır. Hain ve katillerin cezaevinden çıkarılmasını hiçbir anayasal ve yasal düzenlemeye İYİ Parti olarak evet oyu vermeyecek sonuna kadar karşı duracağız. Biz bir siyasi partinin kaybettiği oylara talip değiliz. Biz İYİ Parti olarak iktidara gelmenin mücadelesi içindeyiz.”
Konuşuyorlar ama hiç bir şey söylemiyorlar, İki dil, iki bayrak, iki devlet istenirse diyerek sözü uzatacağınızı doğrudan ülkeyi devleti bölmek isteyen bölücü hainlere hadlerini bildireceğiz desenize