İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Dervişoğlu, partisinin Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş’in babası Alparslan Türkeş’in mezarını ziyaret ederken uğradığı saldırıya tepki gösterdi. Dervişoğlu, “Bir evlat, babasının mezarını ziyaret edemeyecek öyle mi? Ankara’nın ortasında, merkezinde, herkesin gözü önünde, bir Türk Milliyetçisi, rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in kabrini ziyaret edemeyecek öyle mi?” diye konuştu.
Devlet kurumlarını eleştiren Dervişoğlu, “Valilik ve emniyet 200 kişiyi oradan uzaklaştıramıyor, bir milletvekilini, bir kadını, bir evladı, merhumun aziz hatırasını korumak yerine Cumhur koalisyonunu korumayı tercih ediyorsa, bunlar devlet olma vasfını yitirmişlerdir” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, Sırrı Süreyya Önder için Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen törenin ardından Özgür Özel’in uğradığı saldırıya ilişkin “Bu sıradan bir cebri fiil değildir. Doğrudan doğruya anayasal düzene, demokratik hayatımıza ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine yönelik bir tehdittir. Buna pabuç bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Açıklamalarında iktidara da tepki gösteren Dervişoğlu, “Yahu sevdalılar evlenemiyor, sevdalılar. Çıkıp bir de ‘Niye evlenmiyorsunuz’ diye hesap soruyorlar. En ucuz düğün paketinin kaç lira olduğundan haberleri bile yok. Bu çocuklar nasıl evlensin?” diye konuştu.
Dervişoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı’na hitaben, “Hazine ve Maliye Bakanı tahsildar Mehmet Bey! Habire vergi topluyorsun. Fakirden fukaradan topladığın vergileri götürüp finans baronlarına, dolar faizi diye ödüyorsun, sonra da ‘Ekonomi iyileşiyor’ diyorsun. Sen milleti ahmak mı sanıyorsun?” dedi.
‘O ÇAĞRILARIN İLKİ ADALET’
Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
”Türk’ün huzuru, mutluluğu, egemenliği ve bağımsızlığının müjdesini 3 Mayıs günü verdik. O müjdeyi, her bir parlayan gözde gördük.
Geride bıraktığımız bir yıl için de gelecek yıllar için de bu güveni tazeledik.
Hatırlayın bu kürsüde ‘avazımız havada kalmaz’ demiştim. Şükür ki kalmadı. Şimdi daha büyük bir inançla daha güçlü bir azimle bu yolda ısrar edeceğiz, bu sesi büyüteceğiz.
Kıymetli yol arkadaşlarım, bundan bir yıl önce, Genel Başkan sıfatıyla bu kürsüye çıktığım ilk grup toplantısında, yaptığım o konuşmanın üç ana başlığı, üç çağrısı vardı.
Hatırlamak ve hatırlatmak isterim. Çünkü unutmamak, yaşadıklarımızı normalleştirmemenin en önemli ve belki de tek yoludur.
İşte, o çağrıların ilki adaletti. O talebi ve belki de çığlığı, rahmetli Sinan Ateş’in katledilmesinin ve adaletin tecelli etmeye niyet etmeyişinin, kalplerde ve vicdanlarda açtığı yaranın sızısıyla dile getirdim.
‘YOKSULLUĞUNU DAHİ KONUŞAMAZ HALE GELMİŞTİR’
Artık yoksulluğu, aylık enflasyonu dahi açıklandığında hatırlıyoruz. Türkiye, yoksulluğunu dahi konuşamaz hale gelmiştir.
Aylık enflasyon yüzde 3; yıllık ise yüzde 37 diyorlar. Ev fiyatları ise bir yılda yüzde, 70 artmış.
Bir ayda 57 milyar dolar yaktılar ‘Tutuklamanın etkisi de birkaç günde geçti’ diye masal anlatıyorlar.
‘ŞEHİT CENAZESİ ALTYAZIYLA GEÇİŞTİRİLİRKEN…’
Bugün bir şehit cenazesi altyazıyla geçiştirilmektedir. Aynı anda başka bir cenazede terörist başının çağrısı okunuyorsa o çürümüşlüğü tedavi edecek şey aslında bellidir.
Bir tercihte bulunmak gerekmektedir. Bizim tercihimiz nettir!
Toplu iğne babama batar, diye babasının resmine bile kıyamayan 4 yaşındaki Alya’nın acı içinden çıkardığı saf ve temiz sevgi de halen bu topraklarda yaşamaktadır.”

sen de mecliste hal hatir soruyorsan, bunlar da meclisteyse, lan hayatiniz maval.
Bırakın palavrayı artık