15 Temmuz darbe girişimini değerlendirmek için yaptığı sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek dün sabah saatlerinde Güney Afrika dönüşü gözaltına alınan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki bu sabah Bakırköy Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık işlemleri sona eren Mahruki ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi. Hakimlik, Mahruki’nin tutuklanmasına karar verdi.
Mahruki’nin emniyet ifadesinde “Asıl eleştirdiğim ABD’dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği hâlde bunca acının yaşanmasına sebep olan gecikerek müdahale eden ilgili devlet birimleridir” sözleriyle kendini savunmuştu.
EMNİYET İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Kamu Güvenliği Büro Amirliği’nde ifadesi alınan Mahruki’nin paylaşımın kendisine ait olduğunu belirterek şunları anlattığı öğrenildi:
“Bu paylaşımda 15 Temmuz’un daha önceden fark edilmiş olduğu devletin resmi kayıtlarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen bir soruşturmada o zamanki adıyla Gülen cemaatinin ordu içerisinde bir hazırlık içinde olduğuna dair bilgiler geçiyordu, bir binbaşının girişimden 40 gün önce bu yönde hazırlık yapıldığı ihbarı vardı. Aynı zamanda Rus istihbaratının da bu konu hakkında uyardığı bilinmektedir. Daha yakın zamanda dönemin MİT Müşteşarı Hakan Fidan’ın kendisini dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın bizzat uyardığı yönünde beyanı vardır. Orduyu içerde tutmasıyla alakalı dolayısıyla devletin ilgili birimleri, Gülen cemaatinin YAŞ kararları öncesinde tasfiye edileceğini bildiği için böyle bir kalkışmayı öne almak zorunda kaldılar. Nitekim onların da elleri ayaklarına dolandı bu süreçten. Sayın Cumhurbaşkanı bu kalkışmayı olay başladıktan sonra eniştesinden öğrendiğini söyledi, dolayısıyla devletin ilgili birimleri bu kalkışmadan birden fazla kaynaktan haberdar oldukları hâlde gecikerek müdahale edilmiştir. Bu yüzden 251 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Polis Özel Harekat Başkanlığı uçaklarla bombalanarak çok sayıda şehit vermiştir. Bu gecikmenin çok ağır bedeli her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi benim de canımı çok yakmıştır. En önce eleştirdiğim konu budur.
‘İŞİN PLANLAYICISI ABD’DİR’
Bu gecikme neden yaşandı? Eğer zamanında müdahale edilseydi 251 şehidi vermezdik. Bu işin planlayıcısı ABD’dir. Ben burada satranç oyunundaki taşlara benzetme yapmaya çalıştım. Fil, ABD’nin beslediği herkesçe bilinen Gülen cemaatidir. Vezir, parlamenter sisteme dayanan kuvvetler ayrılığı ilkesinin bulunduğu cumhuriyetimizdir. Şah dediğim, cumhurbaşkanının yetkilerinin yeni dönemde kuvvetler birliğine dönüşmesidir. Mat dediğim ise Türk Milletinin parlamenter sistemi kuvvetler ayrılığı ilkesini kaybetmesidir. Paylaşım hakkında üzerime atılı olan halkı kin, nefret ve düşmanlığa sürükleme veya aşağılama suçunu işlemedim. Bu üzerime atılı olan suçlamayı bu paylaşımdan nasıl çıkarıldığını anlamadım. Böyle bir niyetle bu paylaşımı yapmadım. Asıl eleştirdiğim ABD’dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği hâlde bunca acının yaşanmasına sebep olan gecikerek müdahale eden ilgili devlet birimleridir. Bu darbenin kazananı ABD’dir. Üzerime atılı olan suçlamayı işlemediğim için serbest bırakılmayı talep ediyorum.”
Mahruki, gözaltına alınmadan önce, uçakta ailesiyle birlikte paylaştığı fotoğrafa, “Güney Afrika’dan sabaha karşı geldik. Şimdi de polis arkadaşlarla Vatan Emniyet’e gidiyoruz” notunu düştü.


Türkiye’nin yarıdan fazlası 15 temmuz konusunda Nasuh Mahruki ile aynı düşünüyor. Hangi birini içe atacaksınız?
“Ne istediler de vermedik”, diyen siyasi şahıslar-kadrolar hesap vermiş midir? Yok, sen bilmiyon öyle değil, “seçimi kazandı ya halk affetmiş, sayılır” mı, diyorsunuz. O halde Mecliste koltuğu bulunan herhangi bir oluşum “fetöyü affedip AKlayabilir mi?” Ayrıca misal terörist başı öcalan da aklanmış ekseriytle demliler, akapa, mahapa, cahapa, yeni rafah , deva, gelecek…. zart zurt…bir de Sayın falan öğğğğğğğğğğğğğğğ. Öyle oluyor muymuş hukuk ya!