NATO Avrupa'yı savaşa itiyor

Gönül Kenter yazdı...

NATO Avrupa'yı savaşa itiyor

NATO Rusya'ya karşı giderek saldırganlaşıyor.

7 Aralık Salı günü (dün) son yıllarda Rusya ile ABD arasında gerilimin şüphesiz en yüksek olduğu ortamda   Biden-Putin zirvesi yapıldı.

Washington ile Moskova arasında Ukrayna konusunda yaşanan gerilim  son yılların en yüksek noktasında ve ABD'nin başını çektiği NATO'nun provokasyonları nedeniyle Avrupa büyük bir savaş tehlikesiyle karşı karşıya.

NATO'nun propaganda aracı olarak habercilik yapan Batılı havuz medyası Rusya'nın  sözde "saldırı planı" yalanlarını sabah akşam papağan gibi tekrarlayıp  "düşman imajı" oluşturuken, Rus medyası gayet şeffaf bir dille konuşmayı tercih ediyor:

"Durum tehlikeli ve NATO kışkırtması ile Ukrayna'da silahlı bir tırmanış olması durumunda dünya gerçek bir nükleer savaş karşı karşıya kalacak."  

Putin-Biden zirvesinden hemen sonra açıklama yapan Moskova "Saldırı planlarının olmadığını" tıpkı son on gündeki zirve toplantılarında olduğu gibi üstüne basa basa vurguladı, ancak bu sözü  duyan olacak mı?

NATO  "Rusya saldıracak" propagandasını sürdürmekte kararlı görünüyor!

Vietnam ve Irak’ta uyguladığına benzer bir senaryo peşinde olduğu görülüyor.

RUSYA'NIN DİPLOMASİ ISRARI

Rusya Devlet Başkanı Putin; 30 Kasım'da Riga'da NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı‘nda ve 2 Aralık'ta Stokholm'da Avrupa Güvenlik Teşkilatı (AGİT) Bakanlar Konseyi toplantısında  "NATO'nun Doğuya doğru genişlemeyi sonlandırması"nı Rusya'nın güvenliği açısından  bu durumun "hukuki çerçevede bağlayıcı şekilde garanti altına alınması“ nı ısrarla dile getirdi.

Minsk Anlaşması ve Normandiya formatında yapılan anlaşmaların yükümlülüklerini yerine getirmeyen Ukrayna'yı defalarca "müzakerelere geri dönmeye, silahlı çözüm yerine diplomaside kalmaya" çağırdı.

Rusya'nın saldırganlık yerine "diplomasiye dönülmesi" talebi karşılık bulmadığı gibi, tam tersine ABD Dışişleri Bakanı Blinken'in Rusya'yı "saldırgan davranışları nedeniyle" suçladığı "en ağır şekilde cezalandırmakla" tehdit ettiği çok sert açıklamaları gündeme yerleşti.

Tehdit üstüne tehdit… NATO Rusya'yı bu toplantılarda açıkça tehdit ediyor, her alanda yaptırımlardan söz ediyor.

NATO diplomasi yollarını tıkıyor.

Bu iki toplantıdan haftalar önce medya üstünden  servis edilen "Rusya'nın Ukrayna'ya askeri çıkartma yapacağı“na dair uydurma planlar, NATO üst düzey bürokratlarının ve Blinken'in savurduğu tehditler de dikkate alındığında, NATO'nun asıl niyetinin diplomasi olmadığını ortaya koyuyor.

NATO'nun diplomasi kanallarını tıkaması ve Rusya'ya karşı daha da sertleşmesi, bu örgütün 2022'den itibaren geçeceği yeni Stratejik Plan“ın ilk izdüşümleri olarak değerlendirilmelidir.

Yeni Stratejik Plan bir sonraki yazımın konusu olacak.

Bu aşamada NATO'nun gerginliği her gün yeni provokasyonlarla sistematik biçimde nasıl dramatik boyutlara tırmandırdığını anlamak için özellikle son haftaların gelişmelerine kısaca göz atmakta yarar var:

NATO'NUN PROVOKASYONLARI

Rusya'yı saldırganlıkla suçlayan NATO'nun sabıkası kabarık.

Dedeağaç'ta yaptığı askeri yığınak, Karadeniz'de doğrudan Kırım'ın önünde gerçekleştirdiği plansız  deniz manevrası ve bir İngiliz muhripinin yaz aylarında Rus karasularını kasten ihlal etmesi, NATO’nun Karadeniz'deki  faaliyetlerini artırdığını gösteriyor.

Polonya ve Romanya'ya yerleştirilen füzesavar savunma sistemleri.  Mk-41 fırlatıcıları sayesşnde  kolayca saldırı sistemi olarak kullanılabiliyor. Yazılımların bu amaçla değiştirilmesi sadece birkaç dakika sürüyor.

NATO'nun saldırganlık listesi uzun sadece. Sadece Kasım ayındaki  "faaliyetlerin" bir kısmına bakalım:  

İngiltere'nin Kasım sonunda yüzlerce tank ve zırhlı aracı Rusya'ya karşı  Almanya'ya sevk ettiği bildirildi.

İngiliz birliklerinin Almanya'ya sevkiyat haberlerine NATO'nun aktif savaş hazırlıkları hakkında ketum davranan Alman medyasında ve necip Türk basınında rastlanmadı.

NATO'nun Rusya'ya karşı savaş hazırlığı haberlerinden bir tanesi de İngiliz medyasında yer aldı: İngiliz General Ralph Wooddisse savaş hazırlığı planlarını açıklad. Buna göre İngiltere, Almanya'nın Paderborn kenti yakınlarındaki Sennelager'a yüzlerce tank, zırhlı araç ve diğer askeri teçhizat sevk edecek. Orada bir merkez, gerektiğinde Rusya'ya karşı hızla  askeri tahkimatın yapılabileceği  bir merkez oluşturulacak.

Aynı İngiltere, mültecileri Polonya'dan uzak tutmak için Polonya-Belarus sınırına asker gönderdi. Haber; sınırlarında artan bir NATO askeri yoğunluğunu bildiren Belarus'tan gelen raporlarla doğrulanıyor ve on binlerce asker için hazırlanan sahra kamplarından söz ediliyor.

Buna ek olarak, İngilizlerin ayrıca SAS özel kuvvetlerinden herhangi bir zamanda Ukrayna'ya taşınabilecek 600 kişilik bir birliğin hazırda bekletildiği bildiriliyor.

Son haftalarda Rusya sınırlarında NATO provokasyonlarına ilişkin artan raporlarda NATO'nun Ukrayna'yı düzenli bir askeri üs haline getirdiği, ABD'nin Ukrayna'ya asker yerleştirdiği ve Kiev'in Donbass'ta (ABD tarafından sözde yasaklanan) Javelin tipi tanksavar füze sistemleri kullandığı ortaya çıktı.

Ayrıca, Rusya sınırından sadece 20 kilometre uzakta, Rusya'nın Batı ve Doğu sınırlarında stratejik bombardıman uçaklarıyla yapılan Global Thunder manevrasında ABD'nin Rusya'ya nükleer füze fırlatmak için eğitim verdiği ortaya çıktı.

Nükleer füze provokasyonları sadece Ukrayna tarafında değil, Okhotsk Denizi’nde de, Çin’i de hedef alacak şekilde görülüyor. Stratejik bombardıman uçakları Rusya sınırına sadece 20 kilometre uzaklıkta uçuşlar yapıyor!

Rusya doğudan ve batıdan  kıskaç altına alınıyor!

NATO'nun yakın zamandaki provokasyonları uzun bir liste oluştururken, Almanya ve Batı basınının bunların tek birine dahi değinmeyip hepsini sümen altı etmesi, "Rusya Ukrayna sınırına yığınak yaptı askeri çıkartama yapacak" yalan haberini yayması; kanıt olarak da Ukrayna sınırından yüzlerce kilometre ötede, Smolensk yakınlarındaki bir yerde çekilen uydu fotoğraflarını göstermesi NATO ülkelerinin  gerçek niyetini açıkça  ortaya koyuyor.

Putin  haklı olarak sormuş:

Bu koşullarda bizim yerimizde olsaydınız ne yapardınız?

SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ İÇİN KIYAMET KOPARTMADILAR

Biden-Putin video konferansından bir gün önce, 6 Aralık Pazartesi günü, 30 NATO ülkesinin genelkurmay başkanları, Ukrayna sınırından çok uzakta olmayan Rus askeri hareketliliğini değerlendirmek üzere özel bir toplantı yaptı. DPA ajansının haberine göre, ittifakın askeri komitesindeki görüşmelerde  Amerika'nın Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması hâlinde NATO’nun alacağı ortak tavır görüşülüyor.

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksi Resnikov, Rusya'dan gelen tehdide karşı acil silah yardımı istiyor. Resnikov, Ukrayna'nın kara kuvvetleri savaşmaya hazır olduğunu, ancak ülkesinin hava savunma, donanma ve elektronik savaşta acil iyileştirmelere ihtiyaç duyduğunu bildiriyor.

Video zirvesinden hemen önce NATO üyesi ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya devlet ve hükümet başkanlarından ortak bir açıklama geliyor:

Ukrayna'nın arkasındayız!

Rusya'nın "kırmızı çizgisi" Donbass hassasiyeti ise zinhar dikkate alınmıyor.

NATO ve efendisi ABD dışında başka bir ülkenin "kırmızı çizgisi" olabilir mi?

Suriye'nin "toprak bütünlüğü" ve "egemenliği" konusunda sessiz kalan Batı, Ukrayna için kendini paralıyor; birlik, beraberlik mesajları veriyor, gövde gösterisi yapıyor!

NATO gibi saldırganlık paktlarının neden lağvedilmesi gerektiğinin yanıtı tam da burada yatıyor!