Nevşin Mengü’den yanıtı bilinen soru: Amerikancı mıyım?

Nevşin Mengü, 'Amerikancı mıyım?' başlıklı yazısında 'Diktatörlere karşı durmak insanlığın boyun borcudur' diyerek ABD'nin hedefindeki 'diktatörleri' eleştirdi.

Nevşin Mengü’den yanıtı bilinen soru: Amerikancı mıyım?

Nevşin Mengü, ABD politikalarının sözcülüğünü yapmasına gelen tepkilerden bıkmış olacak ki, diken isimli internet sitesinde “Amerikancı mıyım” başlıklı yazı kaleme aldı. Yazıda Mengü’nün Amerikancı olmadığını kanıtlamaya çalışmasını beklerdik ama o bildiğini yaptı ve ABD’nin “diktatörlerle” mücadelesine övgü dizdi işgalleri, savaşları görmezden geldi. İşte Mengü’nün yazısında bir bölüm.

ABD, General Kasım Süleymani’yi öldürdükten sonrası süreçte, bol bol Amerikancı olmakla suçlandım! Amerika öldürdü diye, teokrat bir rejimin acımasız bir komutanını savunmaya midem kaldırmıyor açıkçası.

Süleymani’nin öldürülmesi, ‘İransplain’ yapanların papağan gibi sağdan soldan duyup tekrarladıklarının aksine, İran’da rejimi güçlendirmedi. Rejimin tüm zayıf yanlarını gün yüzüne çıkarttı. Öncelikle sözde her bir şeyden haberdar olan rejimin kendi komutanını koruyamadığını gördük. Komutanın cenazesinde 80 kişi ezilerek öldü. Dile kolay 80 kişi! Sağdan soldan ezber yapıp İran’ı açıklamaya çalışanlar, cenazede toplanan kalabalıklarla rejimin gövde gösterisi yaptığını yazdı çizdi. Ama kalabalık rejimin aleyhine işledi. Rejimin bir cenazeyi bile organize edebilecek yetide olmadığını gördük.

(…)

Bir de dünya bu tip, totaliter rejimlerle nasıl baş edecek meselesine gelelim. İkinci dünya savaşı sonrasında, kaybeden ulusların inşası sürecinde insanlığın edindiği bazı tecrübeler var. Gelgelelim askeri müdahalelerle diktatörleri al aşağı etmek ve demokrasi inşa etme süreçleri bölgemizde başarısızlığa uğradı.

Bu demek değil ki dünya acımasız diktatörleri oturup izlemeli. Libya’da Irak’ta savaşta ölen çocuklarla ders vermeye kalkanlar. Saddam ve Kaddafi rejimlerinin kaç çocuğu öldürdüğü kaç hayatı söndürdüğünden haberdar mı?

Bu ülkeler yaşadıkları işgalden önce, aklı yerinde olmayan diktatörleri tarafından kurumları yok edildiği, devlet mekanizmalarının içi boşaltıldığı için, koca ülkeler bir lidere oyuncak edildiği için de hala bellerini doğrultamıyorlar. İnsanlığın asıl utanması gereken anlar, savaştan önce, kadın köleleriyle Avrupa’da gezen Kaddafi’yi muhattap almak; ticaret uğruna Libya halkının acılarına rağmen Kaddafi’yi baş tacı etmek olmuştur. Eğer özeleştiri yapacaksak, gelin savaşlardan önce buralardan başlayalım.

Diktatörlere karşı durmak insanlığın boyun borcudur. Günümüz gelişmiş askeri teknolojisini elinde tutan liderler, gönüllü olarak tahtlarından inmezler, inmeyecekler. Kendilerine karşı gelen binleri gerekirse onbinleri yok etme, mahvetme soğukkanlılığına sahipler. Diktatörler, “Yav çok mezalim yaptım yeter artık” deyip gitmezler. Uluslararası mekanizmalar, diktatörlere karşı direnen halkla dayanışırsa ancak totaliter rejimler yıkılabilir. Yaptırım uygulamak uluslararası mekanizmalarca kullanılan enstrumanlardan biridir ve bazen de işe yarar.

Ve bu mekanizmalar kendi ülkesinde ve dünyada terör estiren rejimlere karşı pekala kullanılmalıdır, bu İran olsun, Suudi Arabistan olsun, Kuzey Kore olsun vesaire farketmez.

Nevşin Mengü ıslak saçlarla bu kez Twitter’ın başına geçti!