MERVE DUMAN / VERYANSIN TV
69 yıllık ömrünü Cumhuriyet’in değerlerine, halkın onuruna ve bağımsız bir Türkiye idealine adayan Veryansın TV kurucusu yazar Nihat Genç’in akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), ailesinden “3. doz akıllı ilaç” bedelini istedi. Bu talep, SGK’nın yıllardır süren mali disiplinsizliğini ve milyonlarca liralık kamu zararını yeniden gündeme taşıdı.
Veryansın TV’nin Sayıştay raporlarından derlediği bilgilere göre; SGK, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na devrettiği dört dinlenme tesisi ve bakımevinin 170 milyon TL’lik bedelini yıllarca tahsil edemedi. Bu tutar muhasebe kayıtlarına dahi işlenmedi. Milyonlarca liralık alacağını deftere bile geçirmeyen SGK’nın, kanser hastalarının ve yakınlarının peşine düşmesi kamu vicdanını yaraladı.
SGK ile Milli Emlak arasında 2014’ten bu yana süren taşınmaz takaslarında da büyük usulsüzlükler yaşandı. SGK, 46 taşınmazını devretti, karşılığında 220 adet aldı; ancak takas sonucu 39 milyon TL alacaklı kaldı. Alınan mülklerin çoğunun hizmetle ilgisi olmayan yerlerde bulunması dikkat çekti.
SGK’nın en büyük yükünü ise belediyeler ve belediye şirketleri oluşturdu. 2023 yılının sonunda bu kurumların SGK’ya olan borcu 72,6 milyar TL’ye ulaştı. Belediyelerden yapılan kesintiler dışında şirketlerden neredeyse hiçbir tahsilat yapılamadı. Bu şirketler, ihalesiz hizmet alımı yaptı ve borçlarını ödemedi.
Ayrıca, SGK borç karşılığı aldığı 2,2 milyar TL değerindeki taşınmazların sadece yüzde 6’sını satabildi.
SERKLDORYAN BİNASI’NDA 900 BİN DOLAR BUHAR OLDU
İşte yıl yıl SGK’nın kanunsuz uygulamaları…
– Sayıştay’ın 2013 yılı denetim raporuna göre, SGK’nın taşınmaz yönetiminde ciddi usulsüzlükler tespit edildi. Raporda, süresi dolmuş kira sözleşmelerine rağmen gerekli tahliye işlemlerinin başlatılmadığı ve kiracıların taşınmazları kullanarak gelir elde etmeye devam ettiği belirtildi. Ayrıca bazı taşınmazlar için ihale süreçlerine uyulmadan ve rayiç bedel tespiti yapılmaksızın doğrudan intifa hakkı verildiği ifade edildi. Takip eden yıllarda kira bedellerinin mevzuata ve sözleşmelere aykırı şekilde güncellenmediği, bu nedenle kurumun gelir kaybına uğradığı vurgulandı. Taşınmaz tespit işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmediği ve gerekli yaptırımların uygulanmaması sonucu bazı mülklerin işgal altında olduğu kaydedildi.
Raporda, İstanbul Beyoğlu’ndaki tarihi Serkldoryan Binası’na ilişkin çarpıcı bir tespit de yer aldı. Söz konusu taşınmaz, 1993 yılında kültür merkezi yapılması amacıyla bir şirkete yıllık 180 bin dolar bedelle kiralandı. Ancak tarafların yükümlülüklerini yerine getirememesi nedeniyle sözleşme uygulanamadı. Buna rağmen sözleşme feshedilmedi ve bu nedenle SGK, 1994-1998 yılları arasında tahsil etmesi gereken toplam 900 bin dolarlık kira gelirinden mahrum kaldı.
İzleyen süreçte, aynı taşınmaz 1999 yılında başka bir şirkete kiralandı. Bu sözleşmeyle birlikte taşınmaz 2010 yılına kadar fiilen kullanıldı. Ancak buna rağmen, 2012 yılında alınan bir yönetim kurulu kararıyla 1993 tarihli sözleşme süre hariç olmak üzere yeniden geçerli kılındı ve taşınmaz üzerinde aynı şirkete doğrudan intifa hakkı tanındı. Raporda, bu işlemin rekabet koşullarından uzak ve şeffaflıktan yoksun olduğuna dikkat çekilerek, güncellenen kira bedelinin (434 bin 749 dolar) rayiç değeri yansıtmadığı ifade edildi.
SGK ise konuya ilişkin cevabında, 1993 tarihli sözleşmenin uygulanamamasının nedenini önceki kullanıcıların tahliye edilememesi, proje hazırlıklarındaki gecikmeler ve Koruma Kurulu izinlerinin alınamamasına bağladı. Ayrıca 1999 tarihli sözleşmenin aslında 1980’de imzalanan bir sözleşmenin güncellenmiş hali olduğunu savunarak, 1993’ten sonra farklı bir irade beyanı olmadığını iddia etti.
Sayıştay, bu açıklamaların hukuki bir sözleşmenin geçersiz kılınması veya intifa hakkı tesis edilmesi gibi işlemler için yeterli olmadığını, yapılan işlemlerin kurumu ciddi gelir kaybına uğrattığını vurgulandı.
VERTİGO TANISI ÜZERİNDEN SEZARYAN FATURASI KESİLDİ: İŞTE MİLYONLUK USULSÜZLÜĞÜN AYRINTILARI…
– Sayıştay’ın 2017 yılı denetim raporu, SGK’ya sağlık hizmet sunucuları tarafından hatalı ve tutarsız faturalandırmalar yapıldığını ortaya koydu. Hastalara konulan tanılar ile SGK’ya fatura edilen işlemlerin çoğu zaman örtüşmediği tespit edildi. Raporda dikkat çeken örneklerden biri, üst solunum yolu enfeksiyonu ya da vertigo gibi tanılar konulan bazı hastalar için SGK’ya sezaryen veya normal doğum işlemleri fatura edilmesi oldu.
Bunun yanı sıra, bazı ameliyatlarda kullanılan tıbbi malzeme miktarlarıyla SGK’ya fatura edilen miktarlar arasında ciddi uyumsuzluklar tespit edildi. Örneğin, bir hastaya ortopedi ameliyatında 1 adet Femoral Stem kullanıldığı belirtilmesine rağmen kuruma 48 adet fatura edildi. Normalde 2 bin 215 TL’ye mal olan tek bir parça yerine toplam 106 bin TL’lik bedel SGK’ya yansıtıldı. Benzer şekilde, diz protezi ameliyatında 2 adet malzeme kullanılması gerekirken, sistem üzerinden 48 adet için toplam 66 bin TL faturalandırıldığı belirlendi. Sadece örnek olarak incelenen birkaç işlemde, gerçekte 21 bin 250 TL tutarında malzeme kullanıldığı halde sistemde 949 bin 430 TL’lik fatura oluşturulduğu tespit edildi.
Sayıştay raporunda, bu örneklerin sağlık hizmet sunucuları tarafından yapılan işlemlerle SGK’ya gönderilen faturalar arasında denetim eksikliği bulunduğunu ve kontrol mekanizmalarının yetersiz çalıştığını gösterdiği belirtildi. Hatalı faturalandırmaların önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı. SGK ise yanıtında, “bazı hizmetlerin verilmemesine rağmen faturalandırılmasının ‘global bütçe’ kapsamındaki işlemlerde ayrıntılı fatura incelemesi yapılmamasından kaynaklandığını” belirtti.
ÖLÜLER ADINA 956 BİN LİRALIK FATURA KESİLDİ!
– Sayıştay’ın 2018 yılı denetim raporuna göre; SGK’ya, hayatını kaybetmiş sigortalılar adına sağlık hizmeti ve ilaç bedelleri faturalandırıldı.
İncelemelerde, bazı vatandaşların ölümünün üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hastanelerce işlem yapılarak fatura düzenlendiği tespit edildi. Benzer şekilde, ölüm sonrası sigortalılar adına ilaç temini için de kuruma faturalandırma yapıldığı görüldü. 2018 yılı içinde toplam 411 sigortalıya yönelik bu şekilde yapılan işlemlerin bedelinin 956 bin 166 TL olduğu kaydedildi.
SGK konuya ilişkin yanıtında, “nüfus hareketlerine dair bilgilerin günlük olarak alındığını ancak bazı kişilerin ölüm bilgisinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden geç iletilmesi nedeniyle bu faturalandırmaların gerçekleştiği” kaydedildi.
94 MİLYON LİRALIK ALACAĞINA SESSİZ KALDI
– Ayrıca SGK’nın, 2011-2015 yılları arasında Ege Sigorta A.Ş.’den tahsil etmesi gereken 67 milyon TL’lik sağlık hizmeti bedelini yıllarca takip etmediği ortaya çıktı. Bu tutar, faiz ve ceza ile birlikte 94 milyon 134 bin TL’ye ulaştı. Şirketin ruhsatı 2015’te iptal edilince, SGK haciz işlemi başlattı ancak Hazine’nin bloke kararı nedeniyle tahsilat yapılamadı.
SGK, 2017’de alacağını Güvence Hesabı’na bildirdi. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu borcun teminat kapsamında olmadığını belirtti. Bunun üzerine SGK, şirketin tüzel kişiliği ve yöneticileri hakkında takip işlemlerini başlattı. Tapu müdürlüklerine ve bankalara haciz bildirimleri gönderildi, araçlar üzerine haciz konulmaya çalışıldı. Ancak tapu ve banka kayıtlarında SGK haczinden önce üçüncü şahısların alacaklı olduğu gerekçesiyle işlemler bloke edildi.
Sayıştay, SGK’nın bu alacaklar için zamanında işlem yapmamasının kamu zararına yol açtığını vurguladı.
33,6 MİLYON TL HESAPLARA YANSITILMADI
– Öte yandan SGK ile Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında 2014 yılından itibaren sürdürülen taşınmaz trampa işlemleri sonucunda, SGK lehine toplamda 33,6 milyon TL’yi aşkın fark oluştuğu ancak bu farkların hesaplara yansıtılmadığı tespit edildi.
Kurumun, trampa karşılığında devraldığı bazı taşınmazların ise imar planlarında park, yol, spor tesisi gibi SGK hizmetleriyle ilgisi olmayan alanlara ayrıldığı ve satış kabiliyeti bulunmadığı belirtildi.
RUHSATSIZ YAPILARI ENVANTERİNE KATTI
– Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu ise SGK’nın prim borçlarına karşılık devraldığı bazı taşınmazların ruhsatsız yapılar içermesi oldu.
Bursa’da yer alan ve eski sahiplerinden alınan bazı taşınmazlarda bina, fabrika, depo gibi yapılar olmasına rağmen ruhsatlarının bulunmadığı tespit edildi. SGK kayıtlarında “arsa” olarak görünen bu taşınmazların, resmi tapu sisteminde “tarla” olarak geçtiği, kamuya açık sistemlerde ise yapılaşmış alanlar olarak görüntülendiği belirtildi. SGK, ruhsatsız yapılara ilişkin yaklaşık 5,5 milyon TL tutarında yapı kayıt belgesi bedeli ödenmesi gerektiğini belirlemesine rağmen, bu bedelin yüksekliğini gerekçe göstererek başvuru yapmadı.
Sayıştay, SGK’nın yalnızca görev alanına giren hizmetler için taşınmaz edinmesi gerektiğini vurguladı. Raporda; SGK’nın, kendi hizmet alanına uymayan ve satılamayacak taşınmazları devralmaması, mevcut trampa farklarının mahsubunu hızlıca tamamlaması ve taşınmazların ruhsatlandırılması yönünde işlem yapması gerektiği belirtildi.
BAKANLIKTAN ALACAĞI 170 MİLYON TL’Yİ DEFTERE BİLE YAZMADI
– Sayıştay’ın 2022 yılı denetim raporuna göre, SGK’nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına devrettiği dört dinlenme ve bakımevinin 170 milyon TL’yi aşkın bedeli tahsil edilmedi ve bu tutar SGK’nın muhasebe kayıtlarında alacak olarak da gösterilmedi.
Ankara 75. Yıl, İstanbul Etiler, İzmir Narlıdere Dinlenme ve Bakımevleri ile Manisa Salihli Huzurevi, 2012 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na devredildi. Devir işlemleri kapsamında kurulan kıymet takdir komisyonları, bu taşınmazlara ve ekipmanlara toplam 170 milyon 443 bin 355 TL değer biçti. Ancak, bu bedel üzerinden herhangi bir tahsilat gerçekleşmedi. SGK’nın bu tutarı alacak olarak da kayıt altına almadığını tespit edildi.
SGK, 17 Ekim 2022 tarihinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bir yazı göndererek söz konusu bedelin tahsilini talep etti. Ancak rapora göre, bu tarihe kadar hiçbir ödeme yapılmadı ve kayıtlarda da herhangi bir düzeltme yapılmadı. Bu bulgular, kamu kurumları arasındaki mal ve değer devrinde yaşanan bürokratik gecikmelerin, kamu mali yönetiminde şeffaflık ve doğruluk ilkelerini zedelediğini ortaya koydu.
TAŞINMAZ TAKASINDA 39 MİLYONLUK FARK
– Ayrıca SGK’nın; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile yaptığı taşınmaz trampa (takas) işlemleri, kurum lehine oluşan farkların mahsup edilmemesi nedeniyle hâlâ sonuçlandırılamadı.
2014 ile 2022 yılları arasında SGK, mülkiyetindeki 46 taşınmazı Milli Emlak’a devretti ve karşılığında 220 taşınmaz aldı. SGK’nın verdiği taşınmazların toplam değeri 871 milyon 509 bin 808 TL, aldığı taşınmazlarınki 832 milyon 459 bin 447 TL oldu. Bu işlemler sonucu SGK lehine 39 milyon 50 bin 361 TL’lik bir fark oluştu. Ancak bu fark ne tahsil edildi ne de mahsup işlemleri tamamlandı.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta, son yıllarda SGK’nın aldığı bazı taşınmazların kurumun hizmet alanıyla uyumlu olup olmadığının belirsiz olması. Sayıştay, bu taşınmazların sanayi, depolama ya da turizm alanı olarak planlandığını ve alım gerekçelerinin yönetim kurulu kararlarında yer almadığını ifade etti.
BELEDİYELER VE ŞİRKETLERİNİN SGK’YA BORCU: 72,6 MİLYAR TL
– Sayıştay’ın 2023 yılı denetim raporu, SGK’nın belediyeler, bağlı kuruluşlar ve belediye şirketlerinden alacaklarında ciddi birikmeler olduğunu ortaya koydu.
Rapora göre; 2023 yılı sonu itibarıyla SGK’ya belediyelerin 15 milyar 294 milyon 245 bin 232 TL, bağlı kuruluşların 690 milyon 380 bin 144 TL, belediye şirketlerinin ise 56 milyar 621 milyon 70 bin 659 TL prim borcu bulunduğu belirlendi.
Belediye şirketleri, SGK’ya olan en yüksek borcu taşıyan grup olurken, bu şirketlerin borçlarına karşılık herhangi bir doğrudan kesinti mekanizmasının bulunmadığı vurgulandı. Raporda, belediye şirketlerinden kesinti yapılacak bir yöntem geliştirilmesi gerektiği kaydedildi.