TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İşte TBMM Başkanı Kurtulmuş’un açıklamalarından satır başları:
“Burası anayasa hazırlayacak komisyon değil. Burada yasa, anayasa hazırlanmayacak. Neler yapılabileceği TBMM’ye hazırlanıp gönderilecek. Komisyonun büyük temsil gücü var. Komisyonda kararların 5’te 3 çoğunlukla alınması gerekiyor. Gönül arzu eder ki herkesi dinleyelim.
‘KOMİSYONDA MAĞDURLARI DİNLEDİK’
Bu sürece şehit aileleriyle başladık. Mağdur olmuş isimleri burada dinledik. Önümüzdeki dönemde iş dünyasından, sendikalardan temsilciler katılacak. Komisyonun önemli çoğunluğunun teklif etmiş olduğu isimleri buraya davet edeceğiz. Burada herkes kendi düşüncesini dile getiriyor. Her konuşmacı kendi kişisel görüşünü söylüyor, bunlar en sonunda değerlendirilecek. Komisyonun hemen kuruluşunda aldığımız karar, 31 Aralık 2025’te komisyon çalışmalarını sonlandırması. Eğer gerekirse ikişer ay süreyle uzatılabilir. Mümkün olan en kısa zaman içerisinde bunun tamamlanması. Süreçte provokasyona izin yok.
Şehit ailelerin ve gazilerin katıldığı oturumda çok duygulandık. Gazi bir arkadaşımız takma gözünü çıkardı ve eline aldı. ‘Ben bu kadar bedel ödemiş birisiyim, hiçbir anne ağlamasın’ dedi. Aynı oturumda barış annelerini temsilen konuşan anne dedi ki; ‘biz artık çocuklarımızı değil silahları toprağa gömmeliyiz’ dedi. Bizim için anlamlı oturumlardan birisiydi.
Burada herkes komisyonun üyesi, teklifler geliyor, teklifler olgunlaşacak. Ama kararı verecek olan TBMM Genel Kurulu’dur. Komisyon üyeleri parti öncelikleriyle hareket etmiyor. Herkes kendi teklifini ortaya koyacak.
PKK gerçekten kendisini feshetti mi? Devletin güvenlik birimleri sahada tüm gözlemlerini yaparlar. MGK sonunda der ki bu örgüt kendini feshetmiştir. İmralı’nın açıklamasını değerli buluyorum. Sembolik bir törenle silahlar yakıldı. Aslolan terörün arkasındaki bütün unsurların ortadan kaldırılması, terörü oluşturan o bataklığın kurutulmasıdır. Bu iş hayırlı bir iştir. Bu işin bir an evvel tamamlanması, bunun için de örgütün süratle silah bırakma ve kendisini feshetme sürecini hızlandırması lazım.
‘MECLİS ÖNÜNDE BEYAZ TOROS YAKILMASI HERHALDE TESADÜF DEĞİLDİR’
Komisyon çalışmalarında hiçbir şekilde özerklik, bağımsızlık, ayrı bir bölge, Kürtçenin resmi dil olması gibi en ufak bir talep gündeme gelmedi. O kadar açık provokasyon oldu ki; Bir vekil arkadaşımız komisyonda konuşulmamış konuları madde madde konuşuldu diyerek bir paylaşımda bulundu. Bu kabul edilemez. Bu süreci baltalamaya çalışmaktır.
Sıradan bir adli olay gibi görünüyorsa da komisyonun toplanacağı, ilk dinlemeye başlayacağı gün Meclisin önünde bir beyaz Toros’un yakılması herhalde tesadüf değildir.
İsrail, bölgedeki tüm ülkeleri tehdit ediyor.
Şara ile Mazlum Abdi arasında 8 maddelik bir anlaşma imzalandı. Biz bu anlaşmaya bir an önce uyulmasını istiyoruz.
İsrail bu bölge haklarının hepsinden nefret eder, hiçbirini insan olarak görmez. Bizim bizden başka dostumuz yoktur.
Terörsüz Türkiye için de çırpınıyoruz. Terörsüz Türkiye’yi kurmayı başarırsak, hiç şüphesiz hemen o gün, ertesi güne kalmadan Terörsüz Türkiye, Terörsüz bir Suriye’nin de kapılarını açacak. Terörsüz bir Türkiye, inşallah terörün tamamen ortadan kalktığı Irak’ın ve diğer bölge ülkelerinin kapılarını açacak.
Bu barış ortamının tesis edilmesiyle ekonomik, kültürel ve hatta siyasi ilişkilerin çok daha kuvvetli hale geleceğini görüyorum. Yasa önerisini komisyon titiz bir çalışmayla rapor haline getirir ve TBMM’ye sunar.
‘BU MESELE SİYASİ MAGAZİN OLARAK GÖRÜLMESİN’
Komisyonun varoluş sebebi, örgütün feshini ilan etmesidir. Bu sürecin tamamlandığının görülmesi, bunun tespiti ve tescili şarttır ki geri kalan adımlar atılabilsin.
Bütün siyasete şu tavsiyede bulunmak isterim; Bu işin siyasi PR’ı üzerinde kimse durmasın, arkadaşlarımız yüz düşünüp bir konuşsun, herkesin siyasi sorumlulukları çerçevesinde hareket etmeli. Medyaya çok iş düşüyor. Medyanın bu meseleyi siyasi magazin olarak görmesin. Ortak nokta şu, herkes burada kardeşlik kazansın diye çaba sarf ediyor. Sonuçta herkesi üzerine sorumluluk düşüyor. Bu, Türkiye’nin milli ve tarihi bir meselesidir. Bunu yerine getirebilirsek gelecek nesillere karşı yerine getirdiğimiz büyük bir sorumluluk olur. Ben şahsen ümitvarım. İyi niyet de tek başına yetmiyor, çaba gerekiyor.
MECLİS’TE OLAĞANÜSTÜ GAZZE TOPLANTISI
Saat 14.00’te Genel Kurul’u olağanüstü toplantıya çağırdık. Bütün uluslararası toplantılarda, her yerde Türkiye’nin görüşlerini, tezlerini ve Filistin davasına verdiği desteği ortaya koymaya çalışıyoruz. Yeni bir durum ortaya çıktı. İsrail yeni kararlar aldı. Saldırganlığını en üst seviyeye çıkardı. Bu toplantıda Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan bey bilgilendirme yapacak.”