1. Haberler
  2. Gündem
  3. ‘Öcalan, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’e hakaret etti’ iddiası: ‘Ahmak, küstah, alçak sen kimsin?’

‘Öcalan, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’e hakaret etti’ iddiası: ‘Ahmak, küstah, alçak sen kimsin?’

İmralı'daki görüşmelere ait olduğu iddia edilen bir metin daha yayımlandı. Metinde, teröristbaşı Öcalan'ın AKP Sözcüsü Ömer Çelik'e hakaret ettiği ileri sürüldü.

featured

Bir internet sitesi, İmralı’daki görüşmelerin ses kaydına ait olduğu iddia edilen yeni bir metin yayımladı.

1-2 Şubat’ta yapıldığı iddia edilen ve üç bölümden oluşan görüşmede terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in PKK’nın Irak’taki varlığına yönelik “çözmemiz gerekiyor” mesajına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu ileri sürüldü.

İddiaya göre Öcalan, Çelik hakkında şu ifadeleri kullandı:

“…Bahçeli kendi dilinden konuşmuş kilimi alırken. (Kilim haberinin olduğu kupürü aldı eline) Diyor ki refahın yolu buradan geçiyor. AKP için de söyleyeyim tüccar oyunlarına gelmem ben. Daha dün sözcüsü konuşmuş. Ağır konuşacağım ama saygıdan dolayı yapmayacağım. Diyor ki Irak’ta bazı kalıntılar var onları da çözmemiz gerekir. Be hey ahmak adam, be hey ciddiyetsiz. Gizli ajandaları var ve devletin çözümünü zora sokuyorlar bunlar. Türk milliyetçiliğinin arkasına sığınıyorlar ve koca cumhuriyeti bu çarpık hale getirdiler. Güya milliyetçiliği maske yaparak Türkün düşmanı sayılacak olanlara hizmet ediyor. Oysa Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz bunu biliyorlar. Bunu bozmaya çalışıyorlar.

‘SAVAŞ İLAN EDİYORUM’

Bahçeli refahın yolu buradan geçiyor diyor. Küstah, alçak sen kimsin? Kendi haddini bileceksin! Bu dili terk edecekler ben de sözümün gereklerini yerine getireceğim. Bundan sonra bunlara karşı savaş ilan ediyorum. Sen böyle konuşamazsın. Siz bunları durduracaksınız. Sayısız kripto ve prof çılgınca bana saldırıyorlar. Bu olmaz, hiçbir kitapta bunun yeri ve etiği yok. Ben İran, Suriye ve Irak’ta da çağrımın gereğini yapacağım. Bunun uzatılacak bir tarafı yok.

Bahçeli’nin çağrısı ile başlayan sürece devam ediyorum, etmek durumundayım. Ama buna imkân ve olanak verilecek. Yoksa hep saldıracaklar hakaret edecekler. Olmaz böyle. Bu sabah bir alçak diyor ki hepsini yani Irak’takileri de yok etmemiz gerekir. Bunlar devleti ele geçirmiş diyebilirler, bu doğru değil. Kabul etmiyorum. Ben çağrımı yaptım mı, yaptım. Ateşkes ve mesafe koyduk mu, koyduk. Arkadaşlar beni dinleyip bir kurşun atmadılar mı, atmadılar. Bunun karşısında siz de gereğini yapmalısınız.

‘TERÖRİSTBAŞI’ LAFINA BOZULMUŞ: ‘SAYGILI BİR DİL KULLANACAKSINIZ’

Bunlar nasıl bozarız diye bir kampanya başlatmışlar. Bana saldırılar yapılıyor. Durdurmalısınız. Bence uzatmayayım. Bazen sözünü kesiyorum, yanlış anlaşılabilir diye. Ama kısaca yönteme dair bunları aktarmak istedim. Beni deli Dumrul veya hırbo yerine koyup benim üzerimden kavga edemezsiniz. Sayın diyen ilk kişi Bahçeli ve idamımı istiyordu o kişi. Şimdi diğerleri bana ‘terörist başı’ diyorlar. Terbiyeli olacaksın. İktidarmış, muhalefetmiş bunları yapma hakkınız yoktur. Saygın bir dil kullanacaksınız.

Geceden beri yöntem ve çözüm için düşünüyorum. Şöyle bir terslik getiriyorlar. Sabah onu anladım. Apo üzerinden değil de başka yollar üzerinden yapalım deniyor. Bir kere yetenek ve yeterlilik konusunda bir yıldır çalışıyoruz. Yeterli gücüm var. Bu grup geldi. Eleştirilerim oldu. Bu arkadaşlar benden çekinerek kabul edecek halleri yok. Hayatlarını feda etmişler. O yüzden bu tamamlama ve karar verme toplantısı olacak. Soracağız kararlılık var mı yok mu? Gücüm var mı? Göreceğiz.

‘YARIN ÖBÜR GÜN MAZLUM ABDİ GELİR’

Yarın öbür gün Şahin Cilolar (Mazlum Abdi) gelir. Yeterli gücümüz var mı yok mu gözlemlersiniz. Bir buçuk yıldır bunu test ediyoruz. Tamamlama toplantısıdır. Silahlı çatışma örgütüne son verme tartışmamızın karar toplantısı oluyor. Bu gücümü arkadaşlar şahsında göreceksiniz. Siyaseti ikna sizin işiniz. Yarın Irak ve PJAK için de yapacağım. Mektubum vardı. Göndermediler. Yöntem hatam yoktur. Meclise ve devlete gideceksiniz ‘Öcalan yeterli ve yeteneklidir, Öcalan’ın karar gücü tam olarak oluşmuştur’ diyeceksiniz. Siyaseti ve devleti ikna edeceksiniz.

‘HERKESE BEBEK KATİLİ DENİR BANA DENEMEZ’

Öcalan’ı paravan olarak kullanmaya çalışmak kavatlıktır. Benim yeteneğim, benim gücümdür. Bu yetenek ve yeterlilik bana aittir. Çarpıtmayacaklar. 40 yıllık savaş istediğim gibi olmadı. Bir isyan denemesi oldu elinize gözünüze bulaştırdınız. Eleştirdim. Benim gücüm var. Ama olmazsa köşeme çekilirim ve siz de kendi savaş tarzınız ile yürüyeceksiniz. Ama benim adıma değil. Savaştan kaçmıyorum ama Öcalan tarzını uygulayamadım diyeceksin. Buradayım yeni bir Önderlik ve savaş tarzı geliştiriyorum ama bunu Öcalan adına yapmıyorum diye ilan edeceksin. 40 yıldır katlandım bu tarzınıza. Ama bana sorun nasıl katlandım. Bebek katili tanımlaması yaptılar. Herkese bebek katili denir bana denemez…

‘İCRANIN BAŞINDA OLMAM ZORUNLU’

…Devletle diyalog önemli ve değerlidir. Hatta buna özlü bir gelişim diyebiliriz. Şiddete dayalı bir örgütün devletle diyaloğu kendi başına bir gelişmedir. Bunu hafifsemeye, küçümsemeye hiç gerek yoktur. Bu ittifak sosyalizmin ruhuna da uygundur. Türk devlet aygıtına bu kadar kripto yerleşmişken, bu arayışın sahiplerinin çabası daha da değerlidir. Ancak stratejik hatanın da aşılması, yani benim icranın başına geçmem de zorunludur…

‘KÜRTLER HUKUK DIŞI… HUKUKİ DÜZENLEME GEREKİR’

…Sekizinci madde, 27 Şubat Barış ve Demokratik Çözüm Bildirgesi eşittir Demokratik Cumhuriyet demokratik toplumu esas alır. Devletçi çözümden, demokratik toplum çözümüne. Demokratik toplum yasalarla demokratik cumhuriyete bağlanacaktır. Bağlanacağımız cumhuriyet demokratik olmak durumundadır. Çünkü Kürtler hukuk dışıdır. Bunun için hukuki düzenleme gerekir. Bu, Kürtleri demokratik cumhuriyetle bütünleştirecektir. Dokuzuncu madde, pratik çözümün temel omurgası, (şimdiye kadar anlatılan teorik çözümdür) yasaların oluşturulmasıdır. Yasalar demokratik toplum siyasetinin temelidir…”

AKP YA DA SARAY’DAN YALANLAMA YOK

Tutanaklara ilişkin sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, hükümet yetkililerince bir yalanlama yapılmadığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Tutanaklarla ilgili ne AKP’den ne Saray’dan tek bir yalanlama yok. Dem Parti “ekleme-çıkarma” var diyor. Ama hangi tutanağı kastettiği net değil. 20 Temmuz mu, 2 Ağustos mu, 1-2 Şubat notları mı? Ayrıca madem ekleme-çıkarma varsa ham tutanakları açıklayın da bilelim! Dem’den gelecek açıklamaları ciddiye alacak değiliz!”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!