VERYANSIN TV
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın “örgütü feshetme” çağrısına yanıt veren PKK’ya ilişkin bir açıklama yayımladı.
PKK’nın Öcalan için af istediği açıklamasını “Memnuniyet verici” olarak niteleyen Bahçeli, “Kandil’den yapılan açıklamalar bu çağrıyı destekleyici ve tamamlayıcı özelliktedir, nitekim memnuniyet vericidir. PKK terör örgütünün Kandil’deki elebaşları İmralı’nın etrafında kenetlenerek 27 Şubat çağrısına sahip çıkmaları geldiğimiz bu aşamada örgütsel tutarlılık olup herkesin yararınadır.” dedi.
TEPKİ GÖSTERENLERİ HEDEF ALDI!
Öcalan’ın açıklamasına tepki gösterenleri hedef alan Bahçeli, “Medyaya yuvalanmış bazı art niyetlilerin 27 Şubat çağrısını karalamaya, barış ve huzur adımlarını baltalamaya çalışmaları sinsi bir tertiptir.” dedi.
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye özlemini sulandırmaya, ihtiyatlı iyimserlik ortamını bulandırmaya çaba harcayanlar bilinmesini isterim ki, bölücülüğün değirmenine su taşıyan, terörün kanlı saldırılarının devamından çıkar ikmali yapan taşeronlaşmış gayri milli zihniyetlerdir. “Ne verildi? Ne alındı” sorularını gündeme taşıyarak yüzlerini buruşturanların, pozitif iklimi karıştıranların masumiyetinden ve makuliyetinden bahsetmek mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
İŞTE AÇIKLAMASI
Devlet Bahçeli, açıklamasında şunları ifade etti:
“Siyasi çalkantıların, silahlı çatışmaların, sistemik çatlakların ve sivrilen diğer pek çok çarpıklığın insanlığın barış, huzur ve güvenlik atmosferini zehirlediği herkesin malumudur.
İstikrarı zedelenmiş, iradesi zincirlenmiş bir dünya tablosu tüm risk ve belirsizlikleriyle karşımızdadır.
Çok bilinmeyenli küresel siyaset denkleminin hangi vasıtalarla çözüleceği, çözülse bile sonunun ve sonuçlarının nasıl olacağı meçhuldür, ayrıca üzerinde kafa yorulması gereken de karmaşık bir muammadır.
Ahlaki, manevi ve hukuki krizlerin yükselen çıtasına eşzamanlı olarak yaygınlaşan jeopolitik çekişmeler, ekonomik restleşmeler ve stratejik cepheleşmeler devamlı yeni mevziler elde edip farklı boyutlar kazanmaktadır.
Böylesi kaotik ortam ve şartlarda Türkiye için tarihi bir fırsat kapısı aralanmıştır.
Bölgesel ve küresel tehditlere karşı varisi olduğumuz medeniyet müktesebatı ve muazzez millet varlığı yegane güvencemizdir.
Türk milleti bin yıldır Anadolu coğrafyasını yurt tutmuştur.
Elbette bu bin yıllık süreçte ağır bedeller ödenmiştir.
Mukadderatımızın şerefi, mukaddesatımızın simgesi olan aziz vatan aynı zamanda üzerinde yaşayan beşeri cevherin birlik ve kardeşliğiyle gerçek mana ve muhtevasını bulmuştur.
Anadolu coğrafyasında gelip geçici, konargöçer, dönemsel kiracı ve ziyaretçi olmadığımız asırların müşahitliğiyle tescil ve tevsik edilmiştir.
Türk milleti devasa mahiyetli ve kökleri derinlere tutunan muazzam bir kardeşlik şuurunun mecmuu ve medarı iftiharıdır.
Bugüne kadar yaşanan nice acı birlikte yaşama inancına ve isteğine gölge düşürememiştir.
Küresel emperyalizmin şirret oyunları milli dayanışmanın emsalsiz azmiyle berhava edilmiştir.
Türk milletine kan, renk, ruh ve vücut veren her insanımız kısmi nitelikli yöresel, dilsel ve kültürel farklılıkların çok üstünde temerküz eden soylu bir kucaklaşmanın neferleri olmuşlardır.
Türkiye Cumhuriyeti 1984 yılından buyana bölücü terör örgütü PKK’yla mücadele etmiştir.
Bu mücadele haklıdır, meşrudur, hukukidir, elbette takdir ve tazime en üst seviyede layıktır.
Nihayet yeni yüzyılda terörsüz Türkiye’nin seher vaktine gelinmiş ve bu suretle milli huzur ve sükûnetin gün doğumuna ramak kalmıştır.
‘AÇIKLAMA DEĞERLİDİR VE ÖNEMLİDİR’
27 Şubat 2025 tarihinde DEM heyeti tarafından kamuoyuna okunan ve İmralı’da kaleme alınan açıklama baştan sona değerli ve önemlidir.
27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır’ın Lice İlçesi Fis Köyü’nde birinci kongresini yaparak Marksist-Leninist çerçevede büyük Kürdistan’ın kurulmasını hedefleyen PKK terör örgütü, 47 yıl sonra kurucu lideri tarafından örgütsel yapısını lağvetmeye çağrılmıştır.
‘KANDİL’DEN YAPILAN AÇIKLAMALAR MEMNUNİYET VERİCİDİR’
Kandil’den yapılan açıklamalar bu çağrıyı destekleyici ve tamamlayıcı özelliktedir, nitekim memnuniyet vericidir.
PKK terör örgütünün Kandil’deki elebaşları İmralı’nın etrafında kenetlenerek 27 Şubat çağrısına sahip çıkmaları geldiğimiz bu aşamada örgütsel tutarlılık olup herkesin yararınadır.
Terörle sonuç alınması ham bir hayaldir.
Türk-Kürt kardeşliğinin kundaklanmasına ve kurcalanmasına müsamaha gösterilmesi bundan sonra hem imkansız hem de böylesi bir yanlışın peşine düşmek beyhude bir düşüncedir.
‘ÇAĞRI TÜRKİYE’NİN GÜCÜNE GÜÇ KATACAK’
Çağrı bölücü örgütün bütün bileşenlerine yapılmıştır, riayet ve muvaffakiyeti yeni yüzyılda Türkiye’nin gücüne güç katacak, bin yıllık kardeşliği bir yanda çevikleştirip diğer yanda çelikleştirecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi terörsüz Türkiye amacına samimi katkı sağlayan, demokratikleşme sürecine önşartsız omuz veren kim olursa aziz Türk milleti namına müteşekkirdir.
Medyaya yuvalanmış bazı art niyetlilerin 27 Şubat çağrısını karalamaya, barış ve huzur adımlarını baltalamaya çalışmaları sinsi bir tertiptir.
Terörsüz Türkiye özlemini sulandırmaya, ihtiyatlı iyimserlik ortamını bulandırmaya çaba harcayanlar bilinmesini isterim ki, bölücülüğün değirmenine su taşıyan, terörün kanlı saldırılarının devamından çıkar ikmali yapan taşeronlaşmış gayri milli zihniyetlerdir.
“Ne verildi? Ne alındı” sorularını gündeme taşıyarak yüzlerini buruşturanların, pozitif iklimi karıştıranların masumiyetinden ve makuliyetinden bahsetmek mümkün değildir.
PKK’nın kendini feshedecek olmasından dolayı korkuya kapılanların istismar kaynağı kuruyacak, Türkiye yeni yüzyılın rotasında muhteşem bir uyanışa geçecektir.
Provokasyonlara azami dikkat ederek, marjinalleşmiş grupların tahriklerine karşı uyanık durarak, mücavir bölgelerimizde gözü ve hedefi olan ülkelerin senaryolarına zamanında ve hazırlık içinde müdahalede bulunarak şiddet ve ihanetle ihata edilmiş bir dönemin kapıları bir daha açılmamak üzere kapatılacaktır.
Terörle mücadeleden de ödün verilmemesi asıldır.
Devletin pazarlık yapmayacağını bilmeyecek kadar fikren, kalben, aklen ve vicdanen kurumuş ve kokuşmuş çevrelerin absürt hamaset tuzaklarına düşmeden Türk ve Türkiye Yüzyılı elbirliğiyle, güç birliğiyle tesis ve temin edilecektir.
Türk milleti yeni bir tarih yazmaktadır.
Bu tarih sayfalarında da vatan ve millet muhaliflerine asla yer olmayacaktır.
Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin mübarek Ramazan ayını bir kez daha kutluyor, Rabbim’den birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi her daim muhafaza buyurmasını niyaz ediyorum.
Terörsüz Türkiye, huzurlu Türkiye, süper güç Türkiye yarın değil, hemen ulaşılacak bir hedeftir ve bizim de siyasi şerefimize emanettir.”
— MHP (@MHP_Bilgi) March 1, 2025
NE OLMUŞTU?
Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’de MHP TBMM Grubu Toplantısı’nda terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a hitaben “Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın” demesi ve bu koşulla “umut hakkı”ndan yararlanma çağrısı yapmasıyla başlayan süreç sonunda 27 Şubat’ta terörist başı Öcalan açıklamasını yaptı.
Öcalan, süreçte yaşanan son gelişmede kendisiyle görüşme yapan İmralı heyeti aracılığıyla terör örgütüne ”silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısı yapmıştı.
Öcalan çağrısında, “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” demişti.
Öcalan’ın çağrısına ek olarak, “Bu perspektifi ortaya koyarken, şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nın kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir” notunu düştüğü belirtilmişti.
PKK’DAN ÇAĞRIYA YANIT
Terör örgütü PKK’nın Yürütme Komitesi, Abdullah Öcalan’ın ”silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Terör örgütü, silah bırakma için Öcalan’ın serbest bırakılmasını şart koşmuştu.
Terör örgütünden yapılan açıklamada, Öcalan’ın istediği gibi parti kongresini toplamak için hazır olduklarını, ancak bunun gerçekleşmesinin “uygun güvenlikli ortamın oluşması ve kongre başarısının” Öcalan’ın “bizzat yönlendirmesi ve yürütmesi” şartına bağlandı.
Terör örgütü, “şimdiye kadar ki savaş yönetiminin tüm hata ve yetersizliklerini birlikte yaptıklarını, ancak barış ve demokratik toplum döneminin yönetimini sadece Öcalan’ın yapabileceğini” ileri sürdü.
ÖCALAN İÇİN ‘ÖZGÜRLÜK’ İSTEDİLER
Öcalan’ın çağrısının başarıyla hayata geçmesi için ”fiziki özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşması, arkadaşları dahil istediği herkesle engelsiz ilişki kurabilmesi gerektiği” kaydedilen açıklamada, ”Bunun gereklerinin devletin ilgili kurumları tarafından yerine getirileceğini umut ediyoruz” ifadesi kullanıldı.
Terör örgütünden yapılan açıklamada, Öcalan’ın çağrısının “kesinlikle bir son olmadığı tersine yepyeni bir başlangıç olduğu, çağrının içeriğine büyük bir sorumluluk ve ciddiyetle yaklaşıp her alanda başarıyla hayata geçirmenin tarihi öneme sahip olduğu” kaydedildi.


PKK’nın kendini feshetmek nasıl olacak? İran İsrail ABD destekli SDG YPG’Yİde mi kapsayacak? Bilmiyoruz . Ama İran düşünce kuruluşları bundan endişeli ve Türkiye’yi dengelemek ve zora sokmak için yeni yöntemlere başvurmak peşindeler ve bunun içinde ABD ile normalleşmek ve ABD/Arap ülkeler ile Türkiye aleyhine hareket etmek peşindeler.
Ben kaç yıldır size söylüyorum İran ve Rusya, batı emperyalizmin aleyhine değiller , belki bir parçasıdırlar. Eğer durum tam tersine olsaydı ve İran NATO üyesi batı ve Avrupa ekseninde bir ülke olsaydı ve Türkiye Ortadoğu’da yanlız ve yaptırımlara maruz kalmış olsaydı ve birde üstüne Türkiye’de değil 40 milyon sadece 1 milyon Pers yaşasaydı, buna emin olun İran Türkiye’yi parçalamak ve Persleri iktidar yapmak için ABD ab israil ve her şeytan ile işbirliği yapardı.
Siz İran rahatsız olmasın diye İran’daki Türkleri görmüyorsunuz bile, oysaki İran güney Azerbaycan Türklerin korktuğu için Türkiyeye karşı direk düşmanlık yapmaktan çekiniyor ve dolaylı yollardan düşmanlık yapıyor.
İran’ın SDGye PKK’ya yardımları ortada, bir çok Türkiye’de terörlara desteği ortada, camilerinize ve dini kuruluşlara sızması ortada ama siz İran ve Rusya’nın kalleşliğni hiç söylemiyorsunuz. Rusya’nın da Türkiye aleyhine bir teröre destek verdi ve Suriye’de 33 askerimize direk hava saldırısı yaptı bunları hiç konuşmuyorsunuz. Konu Filistin olunca ABD İsraile etmediğiniz laf küfür kalmıyor ama konu Türkiye Anadolu olunca herkes suspus, liberaller ABD ab ve Yunanistan’ın kelleşliğine sessiz kalıyor ve mavi vatandan vazgeçiyor ve solcu Rusçu persçilerde İran Rus kalleşliğine sessiz kalıyor. Bunun adı milliyetçilik değil vatanseverlik değil. Maalesef Erdoğan tüm hataları ile mevcut türk siyasetindeki en iyi siyasetçi.