Odatv Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve muhabiri Hülya Kılınç Odatv’de yayınlanan MİT mensubunun cenaze haberi nedeniyle çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Gazeteci Barış Terkoğlu hakkında Odatv haber sitesinde yapılan MİT mensubunun cenaze haberi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltı kararı verilmişti.
Barış Terkoğlu, dün sabah erken saatlerde gözaltına alınarak Vatan Caddesi’ndeki Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Terkoğlu’nun ardından haberi yapan ve Manisa’da yaşadığı öğrenilen muhabir Hülya Kılınç da gözaltına alındı.
Manisa’dan uçakla getirilen Hülya Kılınç ve emniyetteki işlemleri tamamlanan Barış Terkoğlu dün akşam saatlerinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na getirildi. Savcılıkça ifadesi alınan Kılınç ve Terkoğlu savcılık tarafından tutuklanma talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
TUTUKLANDILAR
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinde sorguları yapılan Terkoğlu ve Kılınç, “MİT mensuplarına ait bilgileri iletişim araçları aracılığıyla yaydıkları” iddiasıyla tutuklandı.
BARIŞ TERKOĞLU’NA İSNAT EDİLEN SUÇLAMALAR ŞÖYLE:
– İstihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri elde etmek (2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu 27/1)
– İstihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgelerin ele geçirilmesine sebebiyet vermek (2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu 27/2)
– İstihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek (2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu 27/3-1)
Barış Terkoğlu, mahkemede yaptığı savunmada şunları söyledi:
“Bahse konu haber içeriği ile ilgili üzerime atılı suçu kabul etmiyorum burada hukuki bir yargılama olduğunu varsayarak savcılık aşamasında bir savunma yaptım. Ben bu soruşturmada evimden alındığım andan çok daha öncesinde burada sanık olarak bulanacağımı biliyordum. Bunu avukatıma da önceden haber verdim. Üstelik burada şüpheli olmamın bu haber ile ilgisi olduğunu da düşünmüyorum, bu haber beni burada bu mahkemelerde sanık yapabilmek için üretilmiş bir bahanedir. Ben 9 yıl öncesinde bu zamanlarda bu mahkemelerde savunma yaptım ve tutuklandım, yıllar sonra o yargılama bizim karşımıza kumpas olarak çıktı, bugünse sadece adı değişmiş bir zihniyet eli ile bana ve bize tezgah kurulmuştur, bunu söylememdeki amacım 9 yıl öncesinde daha hakkımda soruşturma bile açılmamışken bugünkü iktidarın desteklediği Fethullahçı yapılanma beni günlerce hedef gösterdi. Hakkımda daha soruşturma bile yokken iddianameleri yırtıp bu salonlardan çıktım.
Dün nasıl bir çete yargıyı kendi önünde engel gördüğü bizleri üstünde sopa olarak kullandıysa bugün de yargıya baskı kuranlar aynı sopayı bizim üzerimizde kullanıyorlar, herkes şunu bilmelidir ki bir ülkede benim gibi sade bir yurttaşın hukuk güvenliği yoksa hiç kimsenin hukuk güvenliği yoktur. Benim bu mahkemeye çıkarılma nedenim bir tane haberdir. Burada savunma yapmaya zorlanmamın nedeni bir gazetecinin hassasiyet ile hazırladığı haberi yayınlayan kurumun haber müdürü olmamdır. Ben gazeteciliği sorgulamaları bu hale dönüştüren kimselerden öğrenmedim. Nasıl gazetecilik yapılacağını bu iddianame gibi taleplerden mahkeme kararı gibi sevk yazılarından öğrenecek değilim. Bugün bu talebe konu olan MİT kanunu bu adliye salonundaki bazı yargı mensuplarının bilmediğine eminim. Bundan 9 sene öncesinde ben bu salonlarda bir MİT yöneticisi ile sanık oldum. O MİT yöneticisinin adını vermiyorum. O MİT yöneticisi daha mahkeme önüne bile çıkarılmadan cezaevinde katledildi. O katliamın hesabını sözüm ona bugünkü hukuk adamları gelip sormadı. Ama ben sordum. O gün benim de yargılandığım MİT mensubunun adı soyadı, ailesinin adı adresi kimlik numarası fotoğrafı, kitaplığındaki kitaplar, müzik kasetleri, iddianamelere konuldu, medyaya servis edildi. Bunun yanlış olduğunu ben savundum.

Terkoğlu’nun savcılık ifadesinin tamamı şöyle…



GÜN İÇİNDE YAŞANANLAR
Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince sabah erken saatlerde gözaltına alındı.
Terkoğlu hakkında Odatv’de yayınlanan bir haberde, şehit olan MİT mensubunun kimliğinin deşifre edildiği öne sürülerek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltı kararı alındığı öğrenildi. Terkoğlu, sabah erken saatlerde gözaltına alınarak Vatan Caddesi’ndeki Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.
Ardından gün içinde Odatv’den ikinci gözaltı haberi geldi. Söz konusu haberi yapan Oda TV muhabiri Hülya Kılınç için de gözaltı kararı verildiği öğrenildi. Kılınç’ın yaşadığı Manisa’da gözaltına alındığı ve İstanbul’a götürüldüğü bildirildi.
Odatv, sabah saatlerinde yaşanan gözaltı haberini böyle duyurmuştu: “FETÖ’nün içyüzünü Türkiye’de ilk ortaya çıkaran yayın organlarından Odatv’ye, FETÖ’nün 2011’de yaptığı gibi sabaha karşı gözaltı kararı çıkarılması dikkat çekti.”
Odatv haber müdürüne yönelik gözaltına gerekçe olan o haber:
KHK İLE MİT KANUNU DEĞİŞTİ
Anayasa değişikliğinin ardından Cumhurbaşkanlığı’na bağlanan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) için 2017 yılında çıkan Kanun Hükmünde Kararname ile kurumun yapısı yeniden düzenlenmişti.
694 Sayılı KHK’nin 75. maddesi ile MİT Kanunu’nun 27 maddesinin ikinci fıkrasına “ailelerinin kimliklerini” ibaresinden sonra gelmek üzere “makam, görev ve faaliyetlerini” ibaresi eklenmişti.
KHK’da MİT personelinin kimliğinin gizlenmesiyle ilgili maddeler de yer alıyor. MİT mensuplarının sadece kimliklerini değil, makam, görev ve faaliyetlerini ifşa etmek de yedi yıla kadar hapis cezasına tabi oldu.
Madde şöyleydi:
“MİT mensupları ve ailelerinin kimliklerini herhangi bir yolla ifşa edenler ile MİT mensuplarının kimliklerini sahte olarak düzenleyen veya değiştiren ya da bu sahte belgeleri kullananlara üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir.”


“Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var” günlerine geldik. Altanlar ılıcaklar için yırtınan yoklama yapan zat-lar nerede.? Adaleti adliyelerde değil de yollarda arayanların ana muhalefet olduğu ülkede hukuk bu kadar olur. Olur da; kaybolan hukuk en çok hukuku yok edenlere lazım olur.
oyle ya da boyle gazetecılık her ıstedıgını yayınlama ozgurlugune sahıp olmak degıldır. su ıktıdar veya bu ıktıdar olsun devletın ıstıhbarat orgutlerıne mensub kısılerın hele aılelerın ortada carsaf gıbı sergılenmesı hos degıldır. dogru da degıldır. dıkkat edelım canak tutmayalım.
FETÖS yorumlara odaklanmis yine
Arkadaşlar Odatv’ye belirli bir noktaya kadar elbette sahip çıkalım fakat olayı ‘bir haber’ ifadesiyle de geçiştirmeye çalışarak insanların aklıyla alay etmeyelim. Duruma tarafsız bir yerden baktığımızda ifşa edilen Mit mensubunun ailesini ve sivil hayatta iletişim içerisinde olduğu meslektaşlarının da hedef alınabilir hale gelmesinin önü açılıyor.
Barış Terkoğlu ve Hülya Kılınç’a zulmedenlere bir sözüm var; Allah zulmünüzü artırsın! Allah zulmümüzü artırsın ki ettiğiniz zulümlerin altında kalasınız!
Kanunu çiğnemizsin cezanı çek, boşa ağlama.
ülkeye kurulmş en büyük kumpasın adı belli.
Tuğrul Türkeş ne diyor ” Vallahi de billahi de o silahlar Türkmenlere gitmiyordu.” Devlet sırrını ifşa/ ya da yalan beyandan sonra ne oluyor…
https://www.youtube.com/watch?v=hihY1aQ4dMk
Başbakan yardımcısı oluyor.
Kanunlar, iktidarın keyfine göre işliyor.
Rasim Özkan’ın yorumuna katılıyorum.
Barışın yazdıklarını bilmesem fetöcü olduğun şahitlik ederim, garip bir vaziyet bakalım neler olacak şu an için desteklenmesi gereken bir şahıs.
Perry ANDERSON’un 19. sayfa tezini benimseyen herkes, bu tezin yılmaz müdâfiileri ALTAN familyası ve Osman KAVALA ile aynı kaderi paylaşır. Adnan OKTAR’ın bildirdiğine göre 19 “Atatürk Sayısı” oluyor [bkz: Perry Anderson, “Batı Marksizmi Üzerine Düşünceler”, Birikim Yayınları 32, © 1976 New Left Books, ISBN-13 978-975-516-030-6, 5. Baskı 2016 Ayhan Matbaası Mahmutbey Mahallesi Deve Kaldırım Caddesi Gelincik Sokak Güven İş Merkezi No.6 Bağcılar İstanbul, s.19].
Fetö yine isbasi yapti.AKP-FETÖve Isid birlikte calisiyorlar.Suriye’de Isid ve El Nusra AKP destegiyle Suriyerejimini yikmak icin mücadele veriyor.Ülke icinde Fetöcü savcilar yine vatansever avina ciktilar.Savasa Hayir yasak,Baris yasak,ne isimiz var Suriye’de demek yasak yani ellerinden gelsebeyinlerimizi cikarip düsünmemizi bile yasaklacaklar.Fasizm budur.Iste Nasyonal Sosyalizimde de böyleydi düsünmek yasakti.Bu mikrop Cumhuriyetin kurulmasi ile önce kuluckaya yatti.Sapkaya hayir,Alfabeye hayir sloganlari arkasinda vatana yani Cumhuriyete ihanet süreci baslatildi.Kimdi bunlar,Tarikat veya cemaat dedigimiz deve sidigi ile beslenenler.Yani yanmayan kefenciler.Yani Corona virusa karsi muska yazanlar.Dün AKP +FETÖ isbirligi icersinde tüm vatanseverleri Atatürkcüleri zindanlara attilar.Generallerimiz bu ahlaksiz ihanetin kurbani oldular.Peki ne oldu?Koltuk kapma savasi basladi,AKP’nin hirsizliklari ortaya sacildi,para sayma kasalari,ayakkabi kutularinda milyar dolarlar,vesonra Kumpas denilerek sözümona bir tiyatro baslattilar.Ve sözümona Fetöcüler temizlendi(mi)?hayir Fetöcüler temizlenmedi bugün Suriyede Libyada olusumuzun perde arkasinda Feto vardir.Libya’da bir Albay sehit olmus.Bu, milletten saklaniyor,DEVLET SIRRI’ymis.Gizlice defnediliyor acaba sehitler tepesinin hangi kösesine defnedildi bilinmiyor.Bu Albayimizin devre arkadaslari bun ögreniyor ve acikliyorlar,bu aciklama üzerine birtakim medya kuruluslari ve Meclis bu konu ile ilgili yazilar yaziyor ve mecliste konusmalar yapiliyor.Baris Terkogluda bir haber yapiyor yani gizli olmayan bir haber ve Albayin soyadinida sadece bas harf olarak veriyor.Simdi Fetö yargisi hemen faaliyete geciyor.Aynen Ergenekongünlerindeoldugu gibi yine sabahin kör saatlerinde polis baskinlari ile insanlar gözaltina aliniyorlar.Ortada bir suc yok ancak BASKI var,Gözdagi var.Kime karsi Vatanseverlere karsi bir baski ve gözdagi.Halbuki dün AKIT denilenahlaksiz Türk düsmani siyonist usagi gazetenin manseti söyleydi:SARAP KOKAN PASALARDAN BARUT KOKAN PASALARAevet aynen böyleydi manset:Bu manset VERYANSINDA yayinlanmadi sansürlendi demek ki bir bildikleri vardi.Bu manset tüm Silahli kuvvetlere ve sehitlerimize bir hakaretti.Ama sabahin köründe AKIT Gazetesine baskin yapilmadi.Kimse gözaltina alinmadi,iste fasizm budur.Vatanseverler, fasistler icin birer düsmandir hainler ise iktidar yandasi olduklari icin dosttur.Akit gazetesine gücü yetmeyen fetöcü hainler oda tv’ye baskin yapabiliyorlar.
Anayasa çiğneniyor …kanunlar tanınmıyor her türlü hukuksuzluk yapılıyor..adalet yok haksızlık-suç çok… yargı mensupları Fetö yü koruyor ..yasalar kimileri için var kimileri için yok ..
kanun neyse o
https://www.youtube.com/watch?v=D1DZenCSVXk
Türkiye’nin Bir tek sorunu var oda Mezhepçi Muaviye İSLAM Anlayışı – Menduh Bayraktaroğlu!!!
Mezhepçi dinciler Allah’ın kelimelerine kendilerince bir anlam vermişlar ve bunda inanmayanları Kafir ilan ediyorlar !!
Allah’ın kelimelerine verikleri anlamlar ne arapça ile ne hayatın akışı ile nede bilim ile uyumlu !! Ben bu dinden değilim! Mustafa İislamoğlu.