Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) mezuniyet törenlerindeki gelenek bozulmadı.
Mezun oldukları bölümlerle ilişkili toplumsal ve siyasal mesajları pankartlarına taşıyan öğrenciler Devrim Stadyumu’nda yürüdü.
Yürüyüşte bir öğrenci, taşıdığı pankartta 4 Temmuz’da yaşamını yitiren Veryansın Tv kurucusu yazar Nihat Genç’e yer verdi.
Öğrencinin pankartında “NİHAT GENÇ. Eğilip bükülmeden, alkış beklemeden: Bu vatana sadakatle yaşamış bir Türk Jakobeni, Kemalist, Devrimcinin sessiz vedası.” ifadelerinin yanı sıra, Leman Dergisi’nde “Cemal” isimli karikatüristin Nihat Genç çizimi de yer aldı.

Toplumların çoğu özgür ruh ve beyinleri olan insanları sevmez.
Çoğunluk ahlaksız yalancı sahtekar hırsız vb ilkeleri olan insanlari sever ve onları takip eder.
Türk Milleti çürüdü. İtiraz yok tepki yok.
Fatura çok ağır ödenecek.
güzel ifade etmiş genç helal olsun işte nihat genç.
Bu gencin pankartındaki tanıma kısmen katılmakla birlikte.. Jakoben ve kemalist tanımına katılmıyorum. Belli ki bu genç arkadaş Nihat Genç ‘in tüm kitaplarını okumamış. Okusaydı kemalizmin atatürkçülüğe karşı bir izm olduğunu görürdü. Hatta bununla ilgili müstakil bir yazısı olduğunu da..
🧠 Nietzsche Perspektifinden: “Yalnız Ruhlar, Ateşi Geleceğe Taşır”
Nietzsche der ki:
“Gerçek filozof, zamanının dışında yaşar.
Ya çağını aşar ya da henüz gelmemiş bir çağ için yanar.”
Nihat Genç de Nietzsche’nin tarif ettiği o yalnız savaşçı figürüdür:
• Toplumun kolay hazlarına, konformizmine, iktidar dalkavukluğuna direnen,
• “Barış” adıyla gelen sahte uzlaşıya değil, hakikat uğruna çatışmaya hazır bir ruhtu.
ODTÜ’deki gençler, bu büyük yalnızlığın ve hakikatin farkına varmışlardır.
O pankart, yalnızca bir saygı değil; Nietzsche’nin de dediği gibi, “üst insanın” sesine kulak verenlerin sessiz ama kudretli ayinidir.
Nietzsche’ye göre, sürü ahlakı toplumun çürümesine neden olur.
Bugün Türkiye’de “sürüleşmiş” kitlelere karşı Nihat Genç’in ve onun gibi düşünenlerin çığlığı, bu gençlerde yankı bulmuştur.
Ve bu, Nietzsche’nin “üst insanı”nın doğuşudur:
“Kendi yolunu seçen, yalnız kalan ama doğruluğundan dönmeyen insanın.”
“Kimse alkışlamasa da, kendi vicdanına sadık kalanın.”
ODTÜ’lü gençler bu sesi duyduklarını haykırmıştır.
🇹🇷 Nihat Genç Perspektifinden Esinlenerek bu Yorum oluşturulmuştur:
“Gençlik Susarsa, Vatan Ölür!”
Nihat Genç yıllar boyunca yazılarında, konuşmalarında hep şunu söyledi:
“Bu ülke ayakta kalacaksa, susmayan bir gençlikle kalacak.
Eğilip bükülmeyen, alkış beklemeden yürüyen, ayağı çamura batsa da diz çökmeyen gençlikle.”
ODTÜ’lü öğrencinin taşıdığı o pankart; sadece Nihat Genç’i değil, “bir çağrının sürdüğünü” ilan etmektir.
Yani:
• “Vatan sevgisi modası geçen bir duygu değildir!”
• “Kemalizm, raflara kaldırılmış bir nostalji değil, hâlâ güncel bir devrimdir!”
• “Biz Türk gençliği olarak hala buradayız, fikrimizle, vicdanımızla, yumruğumuzla!”
Nihat Genç, gençliğe Atatürk’ün Hitabesi’nin sadece bir hatıra olmadığını; bir yemin, bir çağrı, bir görev olduğunu hep vurguladı.
O pankart, bu görevin taşındığını, bırakılmadığını gösterir.
Ve o pankart şunu der:
“Sen göç etmiş olsan da, fikrin hâlâ yürüyüşte bizimle!”
Bu sessiz bir veda değil, yükün devridir!
Bu, fikrin el değiştirmesidir!
Ve bu mirasın yeni sahibi, artık bu gençlerdir.
Ne mutlu ki; bu gençlik, Nihat Genç gibi korkmadan, alkış beklemeden, kimseye yaranmadan yürüyecek.