Öğretmenler MEB’e seslendi: Tasarrufu bizden yapmayın!

Millî Eğitim Bakanlığı eğitim çalışanlarına ödenecek ek derslerle ilgili 23 Eylül 2020 tarihli yeni bir yazı yayınladı. Canlı derslerinin öncelikle maaş karşılığına sayılmasını öngören yazıya öğretmenler ‘mağduriyet’ yarattığı gerekçesiyle tepki gösterdi. Yeni kararlarla ek ders ücretlerini hak etmenin zorlaştırılması, eğitim çalışanları ve sendikalar tarafından eleştirildi.

Öğretmenler MEB’e seslendi: Tasarrufu bizden yapmayın!

Veryansın TV

Bilindiği üzere öğretmenlerin ek ders ödemeleri mücbir sebepler dışında kesintiye uğramıyordu. Haziran ayına kadar da ek ders ödemeleri yapıldığı bilinen öğretmenlerin ise Eylül ayında maaşları 1000-1500 TL kayba uğradı. Bugüne kadar öğretmenlerin haftalık girdiği ders saatinin 15 saati maaş, kalanı ise ek ders olarak ücretlendiriliyordu. Yeni kararlara göre öğretmenlerin 15 saati ders ücreti, kalan her ek ders için ek maaş ödeneceği bildirildi. Fakat Eba'dan kaynaklanan sistemsel tıkanıklar yüzünden ek ders için saatlerini dolduramayan öğretmenler durumun mağduriyet yarattığını söyleyerek tepki gösterdi.

Bunun yanı sıra girilen her 10 saate karşılık 1 saat öğrenciye 'kişilik hizmetleri' adı altında verilen "rehberlik, öğrenciye özel program hazırlama" gibi uygulamalarda bulunan öğretmenlerin aldığı ücretler de yeni sistemle hak edilemeyecek gibi gözüküyor. Sisteme giremeyen, sistemden düşen öğretmenler ek ders ücretini elde edemezken 'öğrenci kişilik hizmetleri' ödemesini de alamayacaklarını belirtiyor.

İlkokullarda 6 saat öğrenciyi ekran başında tutmanın zorluğunun ve pedogojik olarak sakıncasının yanı sıra teknik yetersizlikler( bilgisayara sahip olmama, interneti olmama) yüzünden ilkokullarda canlı derslere katılım oranının da %20 düzeyinde olması ise bir diğer eleştirilen konu olarak belirtiliyor.

Konu hakkında Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nda örgütlü HEPİMİZİN SENDİKASI grubu açıklanan yeni kararlara dair görüşlerini açıkladı:

"Millî Eğitim Bakanlığı eğitim çalışanlarına ödenecek ek derslerle ilgili 23 Eylül 2020 tarihli  yeni bir yazı yayınladı. Yayınlanan yazı 4 Eylül tarihli yazının devamı yönündedir.

Buna göre, öğretmenlerin canlı dersleri öncelikle maaş karşılığına sayılacak, canlı derste birleştirilen şubeler tek ders sayılacak, hafta sonu müfredatın devamı niteliğindeki çalışmalar ve canlı dersler de öncelikle maaş karşılığına sayılacak.

Bakanlık salgın döneminde her duruma uygun senaryosu olduğunu ifade ediyordu, oysa hiçbir çalışmanın olmadığı görülüyor. MEB, kendi ihmalini ve hazırlıksızlığını eğitim çalışanlarına fatura edemez, eğitim çalışanlarının haklarını gasp edemez. Bunun karşısındayız. Millî Eğitim Bakanlığı 6 aydır kuramadığı alt yapıyı kurana kadar canlı derslerin tamamını planlama ve öğrenci kişilik hizmetlerini dahil ederek ek ders olarak ücretlendirmelidir. 

Hepimizin Sendikası grubu olarak başta Eğitim İş olmak üzere iş kolundaki genel yetkili sendika Eğitim Bir Sen'i, Türk Eğitim Sen'i ve diğer sendikaları ortak tavır almaya, birlikte mücadeleye davet ediyoruz. Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un eğitim çalışanlarını yük olarak ifade etmesinin yansımaları uygulamalarda görülmektedir.

Bakanlık özel okullara her türlü maddî destekte bulunmakta, cemaat, tarikat uzantılı vakıflarla eğitim protokolü imzalayarak yargı kararlarına rağmen para aktarmakta, MEB bürokrasisinde israf ve savurganlık sürmekte, Sayın Bakan eğitim çalışanlarını yük olarak görmektedir. Bakanlık eğitim çalışanlarının alın terinden tasarruf edemez!  Millî Eğitim Bakanlığı okullara dezenfektan, maske, temizlik malzemesi gibi salgınla ilgili en temel gereksinimleri sağlayamamaktadır. Uzaktan eğitimin eksiklikleri giderilememiştir. Hükümete ve Millî Eğitim Bakanlığına eğitimden ve eğitimciden tasarruf edilemeyeceğini hatırlatıyoruz. Bakanlık özel okullara teşvikleri, cemaat, tarikat uzantılı vakıf ve derneklere desteği bırakmalı, uzaktan eğitime erişimi olmayan öğrencilerin ihtiyaçlarına çözüm bulmalıdır. Eğitim çalışanlarının ek derslerini tırpanlamamalıdır.  

Eğitim çalışanları üzerlerine düşen fedakârlığı yapmaktadır, yapacaklardır; Bakanlık da sorumlu davranmalıdır. Mevcut uygulamadan vazgeçilip canlı derslerin ek ders olarak ücretlendirilmesi daha hakkaniyetli olacağı gibi eğitim çalışanlarının çalışma motivasyonu ve azmi de kaybolmayacaktır.  Hepimizin Sendikası grubu olarak bir kez daha bu haksızlığa hayır diyor, tüm eğitim sendikalarını bu haksızlığa karşı ortak mücadeleye Millî Eğitim Bakanlığını sağduyuya davet ediyoruz."