Organik'te üç vurgun

Tüketicilerin güvenilir gıda hassasiyeti arttıkça, yıllardır gelişen organik ürün pazarı da yaklaşık 10 milyar liralık büyüklüğe ulaştı. Ancak iştah kabartan bu pazarda da usulsüzlükler çoğaldı. Samanlı yumurta, tatlandırıcılı bal, yağı alınmış süt ürünleri organik diye satılıyor. Vatandaş "güvenilir" diye yüksek bedel ödüyor. Kayıt dışı yapılan ticaretten devlet de gelir kaybı yaşıyor.

Organik'te üç vurgun

Sağlıklı ve temiz ürünlere ulaşmanın giderek zorlaştığı günümüzde, tüketiciler de gıdanın güvenilirliğini sorgulama konusunda daha hassas davranıyor. Bu arayış neticesinde pazarlarda, dükkanlarda, çiftliklerin e-Ticaret sitelerinde, sosyal medyada ya da kırsalda yol kenarlarında; "doğal ürün, köy ürünü, hormonsuz ürün, yüzde 100 natürel" gibi ifadelerle satılan gıdalarla sıkça karşılaşır olduk. Genel anlamda "organik ürün" olarak satılan bu gıdalar arasında; herhangi bir standarda, yönetmeliğe ve belgeye dayanmayan ürünler de mevcut. Gelinen noktada "oraganik ürün", bazı üreticiler ve satıcılar tarafından maalesef sadece "pazarlama yönteminin bir parçası" olarak kullanılıyor. Yani gerçekte organik olmayan ürünler, bu perde arkasında piyasada yer alıyor. Normal şartlar altında organik ürünlerin fiyatı pahalı oluyor. Eğer tüketicinin aldığı bir ürün gerçekten organik değilse, bu sefer çifte fatura ödenmiş oluyor.

PANDEMİ FIRSATÇILARI

Türkiye gazetesinden Ömer Faruk Bingöl’ün haberine göre, konuyla ilgili açıklamada bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, sosyal medyada ve bazı e-Ticaret sitelerinde "organik", "yöresel", "hakiki" gibi tanımlarla sahte ürünlerin piyasaya sürülmesinin sıklıkla karşılaşılan bir problem olduğunu dile getirdi. Palandöken, koronavirüs salgınıyla bağışıklık sistemini güçlendirmenin önemli bir konu haline geldiğini, bu durumun, bazılarının krizi fırsata çevirmesine yol açtığını bildirdi. Merdiven altı tezgahlarda "bağışıklık güçlendirmeye yardımcı" iddiasıyla ürünler satıldığına dikkati çeken Palandöken "Organik, doğal ya da yöresel yazılarak; saman yapıştırılmış yumurta, tatlandırıcı kullanılmış bal, reçel gibi birçok gıda ürünü satılıyor. Özellikle sosyal medyada ve e-Ticaret sitelerinde reklamlar yapılarak, müşteri kazanmaya çalışıyorlar. Kelime oyunu yaparak hileli ürünleri piyasaya sürenler son dönemde arttı" uyarısında bulundu.

SERTİFİKAYA DİKKAT!

Bugün Türkiye'de organik gıda pazarı yaklaşık 10 milyar TL'lik büyüklüğe ulaşmış durumda. Önceden organik ürünler küçük reyonlarda satılırken, artık yüzlerce çeşit organik ürün satan yerler hayatımıza girdi. Talep fazla ve pazar da büyük olunca, usulsüzlükler çoğalmaya başladı. Bu ürünlerde kayıt dışı satış da yükselmiş durumda. Devletin yıllık vergi kaybının da 1 milyar TL civarında olduğu tahmin ediliyor. Ama yine de işini düzgün yapan üreticiler çoğunlukta... Bu pazarın standartları, devlet tarafından "Organik Tarım Ürünleri Kontrol Sertifikasyon Hizmetleri" adı altında belirlenmiş durumda. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, gıdalara gerekli sertifikaları vererek, güvenli üretimi sağlıyorlar. TESK Başkanı Başkanı Palandöken de, "Doğal, yöresel veya organik ürün birbirinden tamamen farklı sistem ya da üretim aşamasından geçerek, birçok sertifika, izin ve denetimle vatandaşa ulaştırılır. Bu ürünler aynı zamanda fiyatından ve bir satıcıda çok sayıda bulunmamasından da zaten belli olur" diyerek, merdiven altı yerlerden uzak durulmasını, bilinen ve sertifikalı üreticilerden ya da tanınan esnaftan alışveriş yapılması gerektiğini söyledi.

EV TİPİ ÜRETİMDE SIKINTI YOK

Organik ürün pazarı ile Anadolu'da yaygın olan "ev tipi üretim" modelinin karıştırılmaması gerekiyor. Bugün Anadolu'da tabiattan toplanan, zirai ilaca ve işleme maruz kalmamış, hormonsuz, katkı maddesiz ürünlerle hazırlanan ev tipi gıdalar da yaygın. Bunlar arasında salça, tarhana, reçel gibi kışlıklar çokça bulunuyor. Yakın çevre ve bilinen, güvenilen kişilerle bu ürünlerin ticareti yapılabiliyor. Bu alan, oraganik ürün ticaretinin dışında, farklı bir alan. Ve kırsal kalkınmada aslında Tarım Bakanlığı tarafından da "kooperatifleşme" ile desteklenen bir iş modeli... Dolayısıyla tartışmalı ürünler arasında, bu kapsamdaki gıdalar yer almıyor. Hatta kooperatif ürünleri de sağlıklı gıdalar sunuyor.