1. Haberler
  2. Gündem
  3. Osman Kavala’nın tutuklu yargılandığı davada ara karar açıklandı

Osman Kavala’nın tutuklu yargılandığı davada ara karar açıklandı

featured

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin ‘Anayasayı ihlal’ ve ‘siyasal veya askeri casusluk’ suçlarından yargılanan Osman Kavala ve eski CIA danışmanı Henri Jak Barkey’in yargılandığı dava, Gezi Parkı olayları davasıyla birleştirilmişti. Birleştirilmiş davasın ilk duruşmasında Osman Kavala’nın tutukluğunun devamına karar verildi.

Yeniden görülmeye başlanan Gezi Parkı davasında Osman Kavala, Can Dündar’ın da olduğu 17 sanık ile Çarşı taraftar grubundan 35 sanığın bulunduğu davanın birleştirilmesi sonrasındaki ilk duruşma bugün başladı.

Birleştirilmiş Gezi davasının ilk duruşmasında davadaki tek tutuklu sanık Osman Kavala’nın tutukluğunun devamına ve bir sonraki duruşmanın 26 Kasım 2021’de görülmesine karar verildi. Karar oy çokluğuyla alındı. 

DURUŞMADA NE OLDU?

2017’den bu yana tutuklu bulunan Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 16 kişi ile Beşiktaş futbol takımı taraftar grubu çArşı’nın 35 üyesi bugün ilk defa birlikte hakim karşısına çıkıyor. CIA danışmanı Henri Barkey’nin de dahil olduğu dava kapsamında toplamda 52 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması gerçekleşti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek dava salonun dar olması nedeniyle 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı. Davayı İngiltere, Hollanda, Danimarka, Fransa, İsviçre, Almanya konsolosluklarından temsilciler, Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve bazı STK temsilcileri izledi.

AVUKATLARDAN USUL İTİRAZI

Duruşma, mahkeme başkanının usule yönelik itirazları sormasıyla başladı. Avukat Ali Rıza Dizdar, Çarşı ve Gezi davalarının birleştirilmesinin usul yönünden hukuka aykırı olduğunu savundu. Dizdar, “Biz Çarşı davası olarak bilinen ve bilhassa kadın, çocuk ve insan hakları konusunda duyarlı olan müvekkilerimizi temsil ediyoruz. Dosyaların birleştirilmesi usul hukukuna aykırıdır. Sizin olmadığınız bir günde, adli tatilde, bizim yazılı beyanlarımız yokken ve bu dosya ile birleştirilmesi istenen dosyadaki deliller de bilinmeden birleştirildi. Biz Çarşı’yı mı anlatacağız, onlar ne anlatacak? Sonra Çarşı her şeye karşı” dedi.

Çarşı’nın avukatlarından Ömer Kavili ise, bir önceki mahkemenin dosyaları istemediğini belirterek, “Bu doğrudan doğruya siyasi bir müdahale olduğu izlenimi veriyor” ifadelerini kullandı.

Duruşma, Osman Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar, Kavala’nın dosyasının ayrılmasını talep ederek, “Müvekkilim için 51 kişinin yargılanacağı birbirinden farklı üç olayla yargılamaya gidiliyor. Bu hem hukuksuzdur hem de işkencedir” dedi.

SAVCILIK TALEPLERİ REDDETTİ

Avukatların beyanlarının ardından taleplere ilişkin görüşü sorulan duruşma savcısı Edip Şahiner, dosyaların ayrılması yönündeki taleplerin reddine karar verilmesini istedi. Heyet, duruşmaya saat 13.45’e kadar ara verdi.

Duruşma, verilen aranın ardından Avukat Ömer Kavili’nin beyanlarıyla devam etti. Kavili, “Bu dosyada davaya çökme yapılmıştır. Bu konularda savcının gerekçe göstermesi gerekirken bunu bile yapamadı. Öyleyse savcıdan yeniden görüş istemenizi, bunu yapmayacak olursa başsavcının salona çağrılarak ondan mütalaa alınmasını istiyorum.Çünkü böyle yapan kamu görevlileri nedeniyle Türkiye AİHM’de sürekli mahkum ediliyor ve tazminat ödemek zorunda kalıyor” dedi.

Avukat Kavili’nin talebini müzakere eden heyet, bozma ilamlarının içeriği, bozma ilamına uyulmaya karar verilmiş olması, celse arasında birleşmeye onay verilmiş olması nedeniyle dosyaların ayrılmamasına karar verdi.
Heyetin kararının ardından Çarşı avukatları salonu terk etti.

KAVALA SAVUNMA YAPTI

Bin 438 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala duruşmaya Silivri Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

“Benimle ilgili suçlamaların çarpıcı yanı, sadece herhangi bir delile dayanmıyor olmaları değildir. Bunlar mantık sınırlarını aşan komplo teorilerine dayandırılan fantastik nitelikte iddialardır” diyen Kavala, şunları kaydetti:

“AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın karşı oy yazısında ifade ettiği ve AİHM kararında da hükme bağlandığı gibi, bu malzemenin suç işlendiğine dair delil olma vasfı taşımadığı açıktır. Çarşı davasında suçlananlarla tanışıklığım, irtibatım olmadı. Onların da beni tanımıyor olmaları hayatın doğal akışına uygundur.

12 Temmuz’daki duruşma zaptından okudum, avukat Volkan Bahadır sanıklardan Y.D.’ye ‘Osman Kavala’yı tanıyor musun?’ diye sormuş, ‘Hangi takımda oynuyor?’ şeklinde cevap almış.

Bana yöneltilmiş olan 15 Temmuz darbe girişimine katılmak suçlaması da daha sonra kurgulanmış olan casusluk suçlaması gibi delilden tamamen yoksun, çirkin bir iftiradır, haysiyetime yönelik bir suikasttir. Savcının azınlıklarla yapılan faaliyetleri casusluk suçunun delilleri olarak göstermesi, halkın ırk temelli tanımlandığı ve azınlıkların potansiyel suçlu olarak görüldüğü Nazi Almanyası’nda vatana ihanet yasasına dayandırılan keyfi casusluk suçlamalarını hatırlatmaktadır.

Umarım, davaların birleştirilmesi, Türk yargısının karşı karşıya olduğu tehditlerin daha iyi anlaşılmasına vesile olur. Umarım ülkemizde bir daha böyle bir iddianame hazırlanmaz, böyle şey bir daha yaşanmaz.”

SAVCI, KAVALA’NIN TUTUKLULUĞUNUN DEVAMINI TALEP ETTİ

Duruşma savcısı Edip Şahiner, Kavala’nın suçun vasıf ve mahiyeti nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Duruşmaya verilen aranın ardından Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 657 sayfalık iddianamede, Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora, Ayşe Mücella Yapıcı ve Can Dündar’ın da aralarında bulunduğu 16 sanık ve 746 müşteki bulunuyor.

İddianamede, sanıkların, 2011’den itibaren yönlendirme yaptıkları, 2013’te meydana gelen olayların ve eylemlerin finansmanıyla koordinasyonu sağladıkları iddia edilerek, sanıklar hakkında “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.

Bazı sanıkların da “mala zarar verme”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması”, “ibadethane ve mezarlıklara zarar verme”, “Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet”, “nitelikli yağma” ve “nitelikli yaralama” gibi suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Osman Kavala’nın ayrıca “mala zarar verme, nitelikli mala zarar verme, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet ve nitelikli yağma” suçlarından 612 yıldan 3 bin 158 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

İddianameyi kabul ederek yargılama yapan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Şubat 2020 tarihli duruşmada, Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı ve Şerafettin Can Atalay’ın da olduğu 9 sanığın, yüklenen suçların işlendiğine dair mahkumiyete yeter derecede hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine yönelik hüküm kurmuştu.

Heyet, Can Dündar, Mehmet Ali Alabora ve Ayşe Pınar Alabora’nın bulunduğu 7 firari sanık hakkındaki dosyanın ise ayrılarak başka bir esasa kaydına karar vermişti.

Kararın temyiz edildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi (istinaf), Osman Kavala’nın da arasında bulunduğu 9 sanık hakkında verilen beraat kararlarını bozmuş, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermişti.

BARKEY İLE KAVALA’NIN DARBE GİRİŞİMİ DAVASI

Tutuklu sanık Osman Kavala ve eski CIA danışmanı Henri Jak Barkey’in, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimine ilişkin “Anayasa’yı ihlal” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davanın 5 Şubat 2021’deki duruşmasında, mahkeme heyeti, dava dosyasının Gezi Parkı olaylarına ilişkin İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine, dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmişti.

Firari sanık Barkey hakkındaki tutuklamaya yönelik yakalama kararının infazının beklenmesine ve Kavala’nın tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, Kavala’nın avukatlarının, yalan beyanda bulunduğu gerekçesiyle tanık Cem Fadıl Bozkurt hakkındaki suç duyurusu taleplerinin ise dosyanın birleştirildiği İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmesine karar vermişti.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince 28 Nisan 2021’deki duruşmada, ana dava dosyasında 9 sanık yönünden verilen beraat kararlarının istinaf mahkemesi tarafından bozulduğu ve karar veren bu mahkemeye gönderildiği hatırlatılarak, o kararla birlikte firari 7 sanık yönünden dosyanın ayrıldığına işaret edilmişti.

Mahkeme heyeti, 7 firari sanık yönünden ayrılan bu dosyanın, istinaf mahkemesince bozulan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki Osman Kavala ve Henri Barkey ile birlikte yargılandığı “darbe girişimi” davası ile Kavala’nın da 9 sanık ile birlikte yargılandığı “Gezi olayları” dava dosyasıyla birleştirilmesine hükmetmişti. Böylece birleşen 3 dava dosyasındaki sanık sayısı 17’ye ulaşmıştı.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Yabanciların kuklası olup Türkiye’yi tepe tepe sömürme konusunda Kavala sadece küçük bir örnek. Bunun gibi kaç işadamı var ve büyük (?) soyisimleri nedeniyle kimse gidemiyor üzerlerine. Sadece Cem Uzan’a gidilebildi bugüne kadar. Ne Koç ailesine ne Suzan Sabancı ve kocasına kimse dokunmayı bile düşünemiyor. Ama hel şu Kavala’yı bir yutup hazmedelim, sıra Koç’a Sabancı’ya da gelecek inşallah

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!